Telefon aşkı ölümle bitti

Memet Yüzgün, bir gün bir numara çevirdi ve Zade Yavuz'la sohbete girişti. Bir yıl telefonlaştılar, hiç görüşmeden evlenme kararı verdiler. Zade, Memet'e kaçtı. Nikâh 28 Kasım'daydı. 22 Kasım'da sobadan zehirlenip öldüler.
Haber: TİMUR SOYKAN / Arşivi

İSTANBUL - Her yıl olduğu gibi kışla birlikte Türkiye'nin dört bir yanından soba zehirlenmesi haberleri geliyor. Kimi zaman bütün bir aile, kimi zaman çocuklar, sobadan sızan sinsi gazla boğuluyor. Bu kış ilk kurbanlar arasında, evlilik hazırlığı yapan iki genç vardı. İmam nikâhıyla dünya evine girmişlerdi, resmi nikâha hazırlanıyorlardı. Baş başa kaldıkları ilk gece, sobaya doldurdukları kömürle ısındılar. Uyurken söndürmedikleri sobadan yayılan duman, sonları oldu. Oysa yeni kurulacak bir yuvanın ve beraber geçirecekleri geleceğin planlarını yapıyorlardı.
Rastgele bir numara
25 yaşındaki Memet Yüzgün, Maltepe'de Gülsuyu Mahallesi'nde doğmuş, büyümüştü. Çocuk yaşlardan itibaren babasının mesleğini yapıyordu. Kumkapı Balık Hali'ndeki akrabalarından balık satın alıyor, semt pazarlarında tezgâh açıyordu. Yıllarca çalışarak biriktirdiği para ile Maltepe ve Kartal'daki semt pazarlarında yerler kiralamıştı. Ağabeyi Ahmet ile birlikte çalışıyordu. Yazın tezgâh açamadığı zamanlarda inşaatlarda çalışarak annesi, babası ve üç kardeşi ile birlikte yaşadıkları eve para getiriyordu. Kazancının bir kısmını annesine veriyor, saklamasını istiyordu.
Kendisini yalnız hissettiği bir gün, cep telefonundan rastgele bir numara çevirdi. Telefonu açan kadını zorlukla konuşmaya ikna etti. Sadece konuşacak birini aradığını, sorunlarını paylaşmak istediğini söyledi. Telefonun diğer ucundaki kişi, 21 yaşındaki Zade Yavuz, Bursa'nın Kemalpaşa ilçesindeydi. Babasının bir lokantası vardı ve ona yardım ediyordu. Bir de erkek kardeşi vardı. O da kendisini yalnız hissediyordu. Telefondaki ses ile yaşadıklarını paylaştı.
Görmeden sevdiler
Birbirlerini görmeden düşüncelerinden, kişiliklerinden etkilendiler. Arkadaşlıkları, birbirlerinin yüzünü bilmeden sevgiye dönüştü. Telefonda birbirlerine dair hayallerini anlatıyorlardı. Telefon sohbetleri birinci yılını doldururken, evlenmekten bahsediyorlardı.
Aileler ikna edildi
Memet, evlilik için gerekli parayı biriktirmek hedefiyle her zamankinden fazla çalışıyordu. Geçen yaz, Bodrum'a giderek çalışmış, para biriktirmişti. Bir hafta önce Zade'yi arayarak, "Benimle kaçar mısın?" diye sordu. 'Evet' yanıtını alınca, bir arkadaşının arabasını aldı. Annesine Zade'yi sevdiğini, onu kaçırıp getireceğini söyledi. Ailesi, henüz hiç görmediği kadına duyduğu sevgiyi önce anlamadı. Ama kararlılığını görünce onayladılar. Kemalpaşa'daki buluşma noktasında, ilk kez bir sesten fazlasıydılar. Birbirlerini beğendiler. Emanet arabayla evlenecekleri İstanbul'un yolunu tuttular. Beklemek istemiyorlardı. Memet'in ailesinin beklediği eve birlikte girdiler. Artık evin geliniydi. Ertesi gün düğün alışverişine çıktılar. Sınırlı bütçeleri ile birkaç parça eşya aldılar. Bir gün sonra resmi nikâh için evrakları hazırladılar, nikâh günü aldılar. 28 Kasım gününün artık evlilik yıldönümleri olacağını öğrendiler. Gelinlik siparişini verdiler. Bu sırada Zade'nin ailesini ikna etmeye çalışıyorlardı. Sonunda babası Halil Yavuz, kızı ile konuştu. "Sen seviyorsan yapacak bir şey yok. Çeyizini getiriyoruz" dedi. 22 Kasım 2004 günü imam nikâhı kıyıldı. Artık aileydiler. O gece Memet'in eniştesinin evinde baş başa bırakıldılar. O gün soğuktu. Sobaya kömür atıp, tutuşturdular. Onlar uykuya dalarken, sobanın içinden fark etmedikleri gaz, odanın içine yayılmaya başlamıştı.
Kahvaltıya geleceklerdi
Sabah Yüzgün ailesinin evinde kahvaltıya bekleniyorlardı. Ama gelmediler. Yeni evlileri rahatsız etmemek için herkes bekledi. Ancak öğle saatlerinde Memet'in ağabeyi Ahmet, kapılarını çaldı. Ama açan yoktu. Giriş katındaki evin camını kırınca duman çıktı. Memet ve Zade ölmüştü. Gelinlik tamamlanmıştı. Zade'nin ailesi ve evlilik hayaliyle hazırladığı çeyizi, düğünü için yoldaydı. Düğün için beklenen akrabalar, cenaze evine gidiyordu.