Televizyonlarda sansüre yargı freni

Hükümetin, Hakkâri'nin Dağlıca bölgesinde yaşanan PKK saldırısıyla ilgili radyo ve televizyon yayınlarının durdurulmasına ilişkin kararı yargıdan döndü.

ANKARA - Hükümetin, Hakkâri'nin Dağlıca bölgesinde yaşanan PKK saldırısıyla ilgili radyo ve televizyon yayınlarının durdurulmasına ilişkin kararı yargıdan döndü. Danıştay, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek imzalı sansür kararının yürürlüğünü jet hızıyla durdurdu. Oybirliğiyle alınan kararda yayın yasağının sınırlarının belli olmadığına ve bunun da yasağa uyma konusunda tereddütlere yol açacağına dikkat çekildi.
Cemil Çiçek istemişti
Çiçek, 23 Ekim'de Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'na (RTÜK) bir yazı göndererek Dağlıca bölgesindeki saldırılarla ilgili 'kamu düzenini ve halkın moral değerini bozan, güvenlik güçlerine dönük zaaf imajı yayan, toplumsal psikolojiyi olumsuz etkileyen' radyo ve TV yayınlarının durdurulmasını istemişti. RTÜK de kararın gereği yapılmak üzere aynı gün tüm yayın kuruluşlarına tebliğ etmiş, kararn uyulmadığı takdirde 'yayından men' yaptırımıyla karşılaşılabileceği uyarısı yapılmıştı.
Basın meslek örgütleri ve kimi yayın kuruluşları, yayın yasağını sansür olarak niteleyerek eleştirmişti. Kanaltürk Televizyonu ise kararın iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştay'da dava açmıştı.
'Açık ve somut değil'
Danıştay 13. Dairesi dava konusu işlemin güncelliği ve aciliyetini dikkate alarak başvuruyu jet hızıyla sonuçlandırdı ve Çiçek imzalı yayın durdurmayı içeren kararın yürürlüğünü durdurdu. Danıştay kararında söz konusu kararın 'kapsam ve sınırlarının açık ve somut olmadığını' belirtildi. Danıştay, yayın özgürlüğünün demokratik rejimlerin önemli unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Danıştay 13. Dairesi'nin kararını saygıyla karşıladıklarını söyledi. Çiçek, söz konusu karara itiraz etmeyeceklerini de belirtti.