Temizöz'de 'ölüm' raporu

Temizöz'de 'ölüm' raporu
Temizöz'de 'ölüm' raporu
Cizre'de bir mezardan alınan kemikler, 1994'te gözaltında kaybolan Elçi'ye ait çıktı. Rapor, Temizöz davasına bakan mahkemeye gönderildi.

Eski Kayseri Jandarma Alay Komutanı emekli Albay Cemal Temizöz’ün de aralarında bulunduğu 5’i tutuklu 8 sanığın yargılandığı davada, mahkeme kararıyla geçen yıl Cizre’de açılan mezardan alınan kemik örneklerinin 1994 yılında gözaltında öldürüldüğü iddia edilen Ramazan Elçi’ye ait olduğu ortaya çıktı.
Bölgede 1990’lı yıllardaki faili meçhul cinayetlere ilişkin Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada maktullerden Ramazan Elçi ile ilgili Cizre Kimsesizler Mezarlığı’nda açtırılan bir mezardan alınan kemik parçaları, oğulları Mehmet Elçi ve Mesut Elçi’nin DNA’sı ile karşılaştırılmıştı. Adli Tıp Kurumu’nun mahkemeye gönderdiği raporda, “Şahsın Mehmet ve Mesut Elçi’nin yüzde 99.99 ihtimalle biyolojik babası olabileceği tespit edilmiştir” denildi.
Raporda, nüfus kaydında ölüm sebebi kalp krizi olarak yer alan Ramazan Elçi’nin “Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kırıkları ile birlikte kafa içi değişimler sonucu meydana gelmiş olduğu” ifadesi yer aldı.
Müdahil avukatı Tahir Elçi, Adli Tıp raporunun, Cemal Temizöz ve diğer sanıkların savunmalarını çürüttüğünü söyledi. Elçi’nin öldürülme şeklinin, aynı zamanda gizli tanığın (Abdulhakim Güven) beyanlarıyla örtüştüğünü belirten Elçi şöyle konuştu: “Gizli tanık, ‘Örgüte yardım ettiği iddiasıyla Yavuz, Tuna ve ben Ramazan Elçi’yi araçla aldık. 10 kilometre gittik. Tuna araçtan inip Ramazan’ı aşağıya indirdi. Duvarın arka kısmından bir el silah sesi geldi, sonra Tuna tek başına elinde silahla döndü. Sonra Yavuz, İlçe Jandarma Komutanı Cemal Temizöz’ün yanına çıktı, giderken kimlik de elindeydi’ demişti.” Maktulün ailesinin, cenazenin defnedildiği yeri tesadüfen öğrendiğini anlatan Elçi, “Uzun bir süre sonra aile yeşil kart için başvuruda bulunduğunda, görevliler ölüm sebebini kayıtlara ‘kalp krizi’ diyerek geçirmiş. Ama, gerçek olan müvekkilimin kalp kriziyle değil, silahla öldürülmesidir. Bu rapor, tanık beyanlarıyla örtüşüyor. Maktulün öldürüldüğü iddialarını doğrulayan tıbbi ve bilimsel bir belgedir” diye konuştu.