'Terör' için delil isteyen mahkeme Dink iddianamesini iade etti

İddianame reddedildi

14. Ağır Ceza Mahkemesi, Hrant Dink cinayetiyle ilgili hazırlanan iddianameyi reddetti. Mahkeme, "Sanıkların terör örgütü kurduklarına dair dosyada yeterli delil yok" dedi. İddianameyi hazırlayan iki savcının karara itiraz edeceği öğrenildi.

İSTANBUL - AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in 19 Ocak'ta gazetesinin önünde uğradığı silahlı saldırıda öldürülmesiyle ilgili üç aydır süren soruşturmadan sonra hazırlanan iddianame, mahkeme tarafından reddedildi. 14. Ağır Ceza Mahkemesi, kararına gerekçe olarak, suçun terör kapsamında değerlendirildiğini, ancak şüphelilerin terör örgütü kurduklarına ve bu örgüte üye olduklarına dair yeterli delillendirmenin yapılmamasını gösterdi. İddianameyi hazırlayan savcıların bu karara itiraz edeceği öğrenildi. Bu durumda 14. Ağır Ceza Mahkemesi kararının yerinde olup olmadığını İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi değerlendirecek ve dosyayı inceledikten sonra karar verecek.
İddianamede istenen cezalar
Savcı Altay ve Seçen, iddianamede zanılarlarla ilgili şu cezaları talep etmişti:
Erhan Tuncel: 'Dink'in öldürülmesine azmettirmek'ten müebbet hapis, 'silahlı terör örgütünün yöneticisi olmak, patlayıcı madde imal etmek, patlayıcı madde atmak, mala zarar vermek, altı kişinin yaralanmasına neden olmak'tan da ayrıca 22.5 ile 48 yıl arasında hapis cezası.
Yasin Hayal: 'Azmettirici' olmaktan müebbet, 'silahlı terör örgütünün yöneticisi olmak, Orhan Pamuk'u tehdit etmek ve ruhsatsız silah bulundurmak'tan 18 ile 30 yıl arasında hapis.
Cinayet zanlısı O.S.: Yaşı 18'den küçük olduğu dikkate alınarak 18 ile 24 yıl arasında hapis cezası.
İddianamede aralarında BBP yöneticileri Yaşar Cihan ve Halis Egemen'in de bulunduğu diğer sanıklar hakında da 'terör örgütü üyesi olmak, yardım etmek, suçu gizlemek' gibi suçlardan çeşitli hapis cezalarına çarptırılması istenmişti.
Cinmen: Dava topal bırakılıyor
Adliyyeye gelerek savcılardan bilgi alan Hrant Dink'in ailesinin avukatı Ergin Cinmen, iddianamede 'suçun hukuki nitelendirmesiyle ilgili bazı sorunlar ve bazı maddi hatalar' olduğu yönünde bilgi edindiğini söyledi. Cinmen, "Davanın asıl ayağı, devletin ilgili kurumları içerisinde bulunan bazı insanların kasıt veya ihmalleri olması. Bunlardan bir tanesi İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'tır. Zaten İstanbul Emniyeti, İstihbarat Daire Başkanlığı ve Trabzon Emniyeti'nin sorumlulukları yargı aşamasına gelmedikçe bu dava mutlaka ve mutlaka topal kalacaktır."