'Terör' suçuyla yargılanıyorlar

Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili dün yargı önüne çıkanlar Terörle Mücadele Kanunu'nda yapılan son değişikliklere göre 'terör' suçlusu olarak hâkim karşısına çıktı. Soruşturma savcıları sanıkların suçtan maddi kazanç sağlamadığını...

İSTANBUL - Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili dün yargı önüne çıkanlar Terörle Mücadele Kanunu'nda yapılan son değişikliklere göre 'terör' suçlusu olarak hâkim karşısına çıktı. Soruşturma savcıları sanıkların suçtan maddi kazanç sağlamadığını, anayasal düzeni değiştirmeyi hedeflemediklerini belirtirken, neden terör örgütü olduklarını şöyle açıkladı: "Tüm şüphelilerin ortak siyasal ve sosyal görüşleri doğrultusunda ideolojik amaçla hareket ettikleri anlaşılmaktadır.
Türkiye'nin imajı ve karşı karşıya bırakıldığı sorunlar dikkate alındığında eylemler sonrası kamu düzeninin ciddi biçimde bozulduğu ve bir iç güvenlik tehdidinin ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Şüpheliler tarafından oluşturulan topluluğun bir terör örgütü olarak yorumlanması yasaya uygun olacaktır."
Dink'in 19 Ocak'ta gazetesinin önünde öldürülmesinden yaklaşık üç ay sonra soruşturma savcıları Selim Berna Altay ve Fikret Seçen iddianame hazırladı. İddianamede sanıkların eylemleri Trabzon'daki Santa Maria Katolik Kilisesi rahibine yapılan saldırıdan başlayarak, 2004'te McDonald's'ın bombalanması ve Dink'in öldürülmesine kadar
uzanan bir süreç içerisinde anlatıldı. Sanıklar tutuklandıklarında savcılık 'silahlı suç örgütü' saptaması yapmıştı. Ancak iddianamede sanıklar 'terör örgütü kurmak, örgüte üye olmak, örgüte yardım ve yataklık'la suçlandı. Bunun nedeni olarak da Türk Ceza Kanunu'nun değişmesi gösterildi.
Yeni TCK'da kapsam değişti
Savcıların değerlendirmesine göre, eski TCK'da silahlı çete oluşturmak suçu tanımı yapılırken, silahlı çetenin mutlaka devletin şahsiyetine ya da devletin kuvvetlerine yönelik suçlardan bir kısmını işlemek amacıyla oluşturulması gerekiyordu. Yeni TCK'da da benzer düzenleme getirildi ancak kapsam genişletildi. Yeni kanun, silahlı çete tanımı yaparken devletin güvenliğine karşı suçlarla, anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçları da kapsadı. Savcılar iddianamede, sanıkların fikir birliği altında ve zamana yayılan biçimde gerçekleştirdikleri eylemlerin yasal anlamda nasıl bir örgütlenme tanımına uyacağının tartışılması gerektiğini vurguladı.