Terörle mücadelede demokrasiden taviz yok

Dışişleri Bakanı Gül: Demokrasi, terörü izole eder

PKK'lı sayısı
Dışişleri Bakanı Gül, Demokrasi ve Küresel Güvenlik Konferansı'nda, PKK'nın eylemlerinin artışını değerlendirdi: "Saldırıların, terör örgütünün Kuzey Irak'ta yuvalanması ve hiçbir engelle karşılaşmadan hareket etmesinden kaynaklandığı verilerle sabit. 3 bin 500'le 3 bin 800 arası PKK'lı
orada."
Irak'a suçlama
"Irak makamları, topraklarındaki PKK faaliyetlerini önlemek için çaba göstermiyor" diyen Gül, iktidarın, güvenlik için her türtedbiri almaya kararlı olduğunu söyledi. Gül, uluslararası işbirliğine vurgu yaparken, Fehriye Erdal nedeniyle Belçika'yı, Roj TV nedeniyle Danimarka'yı eleştirdi.
Arınç aynı fikirde
Gül, şöyle dedi: "Güvenlik ve demokrasi birbirini tamamlar. Demokrasi terörizmi durdurmaz, ama izole eder. Demokrasiden taviz vermek, düşülmemesi gereken bir tuzak." Meclis Başkanı Arınç: "Hamasetle karar vermek kısa vadede duyguları tatmin etse de demokrasi ve özgürlüğü yaralar."

İSTANBUL - Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, "Demokrasi ve demokratikleşme terörizmi tek başına durdurmaya yetmez ancak onları izole eder. Terörle mücadele ederken demokrasiden taviz vermek, düşülmemesi gereken bir tuzaktır" dedi.
Son günlerde patlak veren terör olaylarının gölgesinde İstanbul'da Emniyet Genel Müdürlüğü'nce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın himayesinde '2. Demokrasi ve Küresel Güvenlik Konferansı' düzenleniyor. 80 ülkeden 1000 kişinin katılacağı konferansın açılış töreni dün Maslak'taki Türker İnanoğlu Show Center'da (TİM) yapıldı. Konferansa 'Geceyarısı Ekspresi' filminde hikayesi anlatılan William Billy Hayes de Emniyet'in davetlisi olarak katıldı.
'Kapımızı açmıştık'
Buradaki törende konuşan Bakan Gül, Türkiye'nin 1970'li yıllardan bu yana terör olgusuyla karşı karşıya olduğunu ve bilhassa PKK'ya yönelik sürdürülen 23 yıllık mücadelede 35 bin vatandaşın, askerin ve güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiğini belirtti.
PKK'nın gerek metropoller gerekse kırsaldaki eylemlerini son günlerde artış gösterdiğine dikkat çeken Gül, şunları söyledi: "Bu saldırıların Irak'ın kuzeyinde yuvalanmasından ve hiçbir engellemeye maruz kalmadan hareket edebilmesinden kaynaklandığı verilerle sabittir. 2006'da PKK'ya karşı yürütülen orerasyonlarda ele geçirilen Irak menşeili plastik patlayıcı miktarı iki tona ulaştı. Verilere göre halen 3 bin 500 ila 3 bin 800 arasında PKK'lı Irak'ın kuzeyindeki kamplarda barınıyor. Üzücü olan nokta Türkiye Irak'ın güvenliği refah ve istirarına katkı yapmak için tüm insanlarını seferber etmesine rağmen Irak makamları kendi topraklarındaki PKK faaliyetlerini önlemek için hiçbir çaba içinde olmuyor. Saddam rejimine karşı Irak'ın kuzeyindeki insanların karşı karşıya kaldığı saldırılarda, Türkiye'nin bu insanlara kucak açtığını hatırlatmak isterim. Türkiye'nin beklentisi Irak'ın kendi sınırlarını kontrol etmesi bunu yapamaz ise koalisyon güçlerinin bunu gerçekleştirmesi, bunun da olmaması halinde sorunu halledebilecek olanlarla işbirliği haline girmesidir. Türkiye'nin hiçbir ülkenin toprağında gözü ve komşumuz Irak'la sınır sorunu yoktur. Hükümetimiz, vatandaşlarımızın güvenliği konusunda her türlü önlemi almaya kararlıdır."
Gül, terörizme karşı uluslararası işbirliğinin önemine değinirken, Sabancı süikastının zanlılarını Türkiye'ye iade etmeyen Belçika'yı ve Roj TV'nin yayın yaptığı Danimarka'yı eleştirdi. Gül, "İyi terörist, kötü terörist ayrımı yapılmamalı, seçici uygulamalar terörizmle mücadelede küresel başarıyı engeller. Ülkeler 'Bana dokunmayan bin yaşasın' zihniyetini terk etmeli. 'Yargıla ya da iade et' ilkesini gözetmeli.
İfade özgürlüğü mutlak olmakla birlikte terör örgütlerin ya da paravan kuruluşlarınının ifade özgürlüğü masumların yaşam hakkını engelleme bahanesi olarak kullanılmamalı" dedi. Kimi terör örgütlerinin din adına hareket ettiğini belirten Gül, şöyle konuştu: "Bunun tuzağına düşmemeliyiz. Terörizmin dini, dili, ırkı ve bölgesi yoktur. Hiçbir kültür ya da dil terörizmle ilişkilendirilmemeli. Bu, onların işlerini kolaylaştır."
Güvenlik ve demokrasi arasında çatışma değil tamamlayıcılık olduğunu söyleyen Dışişleri Bakanı Gül, "Demokrasi ve demokratikleşme terörizmi tek başına durdurmaya yetmez ancak onları izole eder. Terörle mücadele ederken demokrasiden taviz vermek düşülmemesi gereken bir tuzaktır" dedi.



Arınç: Hamasetle karar almamalıyız
80 ayrı ülkeden 1000 katılımcının yer aldığı '2. Demokrasi ve Küresel Güvenlik Konferansı'nda TBMM Başkanı Bülent Arınç, İçişleri Bakanı Osman Güneş, Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kaan Köksal ve İstanbul Valisi Muhammer Güler birer konuşma yaptı.
TBMM Başkanı Arınç temel sorunun demokrasiyi zedelemeden terörle mücadeleyi yürütmek olduğunu belirtti. Her iki kavramın birbirlerinin gelişmesini sağladığını vurgulayan Arınç, güvenliğin olmadığı, insanların hayat kaygısı taşıdığı ülkelerde demokrasinin gelişmesi ve güçlenmesinin mümkün olmadığını söyledi. Arınç, Türkiye yıllardan beri BM 'nin ortak bir terör tanımı yapması ve ortak tavır geliştirmesi için uğraş verdiğini ancak bu konuda ciddi bir ilerleme sağlanamadığını kaydetti. "İnsanların güvenliği için demokrasiden taviz verilemez" diyen Arınç şöyle devam etti:
"Acının yakıcılığına rağmen alınacak önlemleri tartışırken hem demokrasiyi hem de uluslararası hukuk kurallarına bağlı kalmayı da öncelemekteyiz. Hamasetle insanların duygularını tatmin edecek demokrasiyi ve özgürlüğü hiçe sayabilecek önlemler alabilirdik ancak böylesi bir adım kısa vadede kişilerin duygularını tatmin etmese de, demokrasi ve özgürlükleri yaralayacak bir tutum olacaktır. Bu yüzden soğukkanlı, sağduyulu ve hukuk kuralları içinde kalarak uzun vadeli adımlar atmalıyız."
'Avrupa dayanışma göstermiyor'
'Büyükşehirlerde Terörizmle Mücadele Stratejileri' konulu oturumda konuşan İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah da Türkiye olarak teröre uluslararası dayanışma içerisinde olduğunu belirterek, "Kanlı eylem düzenleyen terör örgütü PKK'ya karşı mücadelede benzer dayanışma örneğini diğer ülkelerden göremiyoruz. Bazı Avrupa ülkelerinde teröristler barınıyor. Ülkemizde önemli bir işadamı öldürüldü. Cinayetinin faali olan terörist Avrupa ülkesinde elini kolunu sallaya sallaya dolaşıyor. Aynı durum ülkenizde olsa ne hissedersiniz" diye konuştu.