'Terör'lü yolsuzluk

Genelkurmay Askeri Savcılığı, Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) Kışlası inşaatında, terörün arkasına sığınılarak lüks harcamalar ve yolsuzluk yapıldığı, sahte evrak düzenlendiği ve...
Haber: TOLGA AKINER / Arşivi

ANKARA - Genelkurmay Askeri Savcılığı, Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) Kışlası inşaatında, terörün arkasına sığınılarak lüks harcamalar ve yolsuzluk yapıldığı, sahte evrak düzenlendiği ve yüklenici-bürokrat işbirliğiyle paravan şirketler aracılığıyla zincirleme soygun gerçekleştirildiği sonucuna ulaştı.
Hâkim binbaşı Zekeriya Duran tarafından hazırlanan ve 39 sanığın, devleti 132 trilyon lira zarara uğratmakla suçlandığı davanın iddianamesinde, inşaata yeni eklemelerin ve buna bağlı yeni imalatların hiçbirinin söz konusu ihale kapsamındaki keşif artışını 'zorunlu' kılmadığı, ancak yeni bir ihalenin konusu olabileceği belirtildi. Düşünülmeyen ya da çeşitli ilave işlerin, tamamlanma ihalesine konu olmasının 'düşünülemeyeceğini' belirten askeri savcı, iddianamede, "Mukayeseli keşif artışıyla aynı sözleşme hükümleriyle aynı müteahhide yaptırılması, haksız rekabet ve ihalesiz iş verme niteliğindedir" dedi.
Alakasız fatura tasdiki
İddianamede, Oğulbey ihalelerinde yüklenici Ali Osman Özmen A.Ş.'nin ile hiç alakası olmayan Kırıkkale Ticaret ve Sanayi Odası'na fatura tastiki yaptırdığı ve bu durumun idarece kabul gördüğü belirtilerek, 'Oğulbey'de yönerge ve kanunlara hiçbir şekilde riayet edilmeden keyfi malzeme ve fiyat uygulaması yapılmasına olanak tanındığı' savunuldu.
Lüks ithal malzeme kullanma eğilimi ve buna onay verilmesinin 1998'deki 3. ihaleyle başladığına dikkat çekildi. İddianamede, 'o dönemde yoğun teröre karşı mücadele eden ÖKK'nın önemi ve birliği yeniden teşkilatlandırma göz önüne alınarak prestijli ve modern bir tesis yaratma düşüncesinin doğduğu, bu düşüncenin, kâr etmeyi düşünen yüklenici ve bazı bürokratların işbirliğiyle lüks ithal malzemelere yönelinmesine, üstelik ederinden çok pahalıya sürekli artan imalatlar yapılmasına yol açtığı' belirtildi.
Zincirleme soygun
İddianamede, Oğulbey Kışlası inşaatında kullanılan ithal suni granitlere ilişkin yolsuzluğun zincirleme yapıldığı saptamasına yer verildi. Zincire göre, DOVEKO Kanada firmasına muvafakat eden müteahhit, yurtdışındaki (İrlanda-Dublin) Consulting isimli şirket aracılığıyla Kanada'dan (bazen İtalya'dan) granitleri Mersin/POLİNOM'a ithal ediyor. Fiyatı, giriş fiyatından üç-dört kat pahalıya çıkarıp şişiriyor ve DOVEKO'ya şişirdiği fatura üzerinden fatura kesiyor. DOVEKO da, öyle olmadığı halde bu faturayı giriş-çıkış yaparak malı Ankara/Oğulbey şantiyesine kâğıt üzerinden sevk ediyor. DOVEKO, mümessili olduğu malı kendisi aldığında her şey dahil 14 milyon liraya alıp satıyorsa, POLİNOM devreye girince 70 milyon liraya fatura ediyor. Bundan kazancı da, hiçbir şeye karışmadan (imalat, ithalat, vergi, nakliye vb.) Ali Osman Özmen A.Ş.'den faturaların yüzde 1-1.5 oranında komisyon almak oluyor. İddianamede bu komisyonun, sözleşmelerde arama sonucu ele geçirilerek dosyaya konulduğu belirtiliyor.
Beş kat yüksek fiyat
Kanada-Granirex firmasının suni granit malzemesinin fiyat politikasında 1998-2001 yılları arasında dolar bazında hiçbir değişiklik olmadığı, Türkiye'deki tek distribütör olan DOVEKO'nun farklı firmalara kestiği faturalardan fiyatın 40-45 dolar civarında olduğu belirtilen iddianamede, Ali Osman Özmen A.Ş.'nin devreye soktuğu POLİNOM şirketinin idareye 115-205 dolar aralığındaki fiyatlarla fatura ettiği granitin, idarece de kabul gördüğü belirtiliyor. Askeri savcılık, ithal suni granit fiyatının halihazırda 40-65 dolar civarında olduğu bilgisine de yer verdi.