Teziç: Sıfırlara dikkat

YÖK Başkanı Teziç, ÖSS'deki 32 bin 'sıfır puan'ın, ortaöğretimdeki ihmali gösterdiğini söyledi. Teziç, "Ders programlarının tekrar gözden geçirilmesi lazım. Bu kadar ağır ders yüküyle ortaöğretim olmaz" dedi.
Teziç, imam-hatipler için öneri de getirdi: "Sınavla öğrenci alınsın, büyükşehirlerde kızlar kabul edilmesin." MEB raporu: Meslek liseliler ve 'Ya tutarsa' diyen eski mezunlar, 'sıfırcı'ların çoğunu oluşturuyor.

ANKARA - Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, üniversite sınavında 32 bin kişiyi aşkın kişinin sıfır almasını, ortaöğretimin ihmal edilmesine bağladı. Ortaöğretimde ders yükünün çok ağır olduğunu dile getiren Teziç, imam-hatip liseleri (İHL) konusunda da yeni model önerdi.
YÖK Başkanı Teziç, dün eğitim muhabirlerinin sorularını yanıtlarken 2004-ÖSS'de 32 binin üzerinde öğrencinin sıfır puan almasını şöyle değerlendirdi: "Bu ortaöğretimin yoruma gerek bırakmayacak kadar nasıl ihmal edildiğini ortaya koyuyor. Ben lise müdürlüğü yaptığım dönemde de ortaöğretimdeki sorunları yaşamış bir yöneticiyim. Ders programlarının tekrar gözden geçirilmesi lazım. Bu kadar ağır ders yüküyle ortaöğretim olmaz."
Batı'dan iki örnek
Teziç, "Fransa'da, Almanya'da meslek liselerinden mezun olan çocuk, eğer üniversiteye gitmek istiyorsa bakalorya sınavı için hazırlanma sürecine girer. Türkiye'de bu konu, meslek liseleri ve imam-hatibe bağlandı. Bence bu isimleri telaffuz etmeden sistemin özünü ortaya koymak gerekirdi. İmam-hatip liseleri meslek liseleriyse, o meslek liselerinin tabi olduğu sisteme bağlı olmalı. Ama kanımca imam-hatip liselerinin tekrar gözden geçirilmesi gerekir" diye konuştu.
Prof. Teziç, imam-hatipler konusunda da önerilerde bulundu. "Belki imam-hatipler için özel bir düzenleme yapılabilir" diyen Teziç, şöyle konuştu:
İHL'de rekabet ortamı
"Ben bu okullara çok iyi bir sınavla ve sınırlı sayıda öğrenci alınmasından
yanayım. Ankara, İzmir, İstanbul gibi yerlerde erkek öğrencilerle sınırlı olarak, bu okullara öyle bir ders programı konur ki, Arapça, Farsça,
İbranice, Latince, bir-iki Batı dili öğretilir. O yaştaki çocuk bunları alacak, hele hele iyi bir sınavla alınmış, yetenekli bir çocuksa... O zaman uluslararası planda da imam- hatip mezunları Batı'daki üniversitelerde okuyup gelişmelerini sağlayabilirler. Böyle olursa
oraya gitmek isteyecekler rekabet ortamına girer. Böyle bir program yapıldığında o çocuklar başarılarıyla yalnız Türk toplumunda değil, Batı'da da önemli mevkilere gelecek çocuklar olurlar."
İHL'lerin üniversiteye girişini kolaylaştıran 'katsayı düzenlemesi'nin bu yıl çıkarılmamasını, "Türkiye büyük bir badireden kurtuldu" diyerek anlatan Teziç, YÖK taslağı hazırlama çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Teziç, takvim belirlemediklerini belirterek, "Biz hükümet istediği
için değil, ihtiyacımız olan değişiklikler için çalışıyoruz. Üniversitelerin sıkıntısını siyasilerin değil, üniversitelerin kendilerinin belirlemesi lazım" dedi.
Gerginlik bıktırmış
Çalışmaları sürdürürken Millli Eğitim Bakanlığı (ile bir araya gelip gelmeyeceklerine yönelik sorulara ise Teziç, "Ortak çalışma bir süre sonra gerek Bakanlık'tan olsun, gerekse üniversitelerden öğretim üyelerinin verdikleri demeçlerle, birdenbire gergin bir aşamaya dönüşüyor. Hiçbirimiz bu gerginliği bir daha yaşamak istemiyoruz" yanıtını verdi.
İletişime 'eşit ağırlık'
Teziç ayrıca, iletişim fakültelerinin 'sözel' puan türünün 'eşit ağırlıklı' olarak değiştirilmesi için çalışma başlattıklarını belirti.
İlahiyat fakültesi kontenjanı artırmanın 'işsizler ordusu'nu artıracağına dikkat çeken Teziç, "Bana mimar, mühendis, tabip odaları geliyor 'Aman artırmayın' diyor. Çünkü işsizlik artmaya başlıyor" diye konuştu.