'Tıp örgütü' davası yarın

'Tıp örgütü' davası yarın
'Tıp örgütü' davası yarın
KCK kapsamında 7 aydır tutuklu 13 tıp öğrencisinin davası yarın başlıyor. Öğrenciler, 'sağlıkta memnuniyet algısını kırmaya çalışmakla' suçlanıyor.
Haber: MESUT HASAN BENLİ - hasan.benli@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “Takipçisi olacağım” dediği tıp fakültesi öğrencilerinin davası yarın ‘TMK 10. Madde ile görevli Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayacak. 13 öğrenci ‘Terör örgütü üyeliği ve örgüte yardım etmek’ suçlamasıyla yaklaşık 7 aydır cezaevinde. İddianamede öğrencilere yöneltilen suçlamalar arasında, ‘Sağlık hizmetlerinde memnuniyet algısının kırılmasını hedeflemek’ de bulunuyor.
6 Haziran 2012’de yapılan operasyonda Tıp, Diş Hekimliği, Sağlık Bilimleri fakülteleri öğrencisi 47 kişi gözaltına alınmış, 13’ü tutuklanırken, diğerleri tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Savcılık hazırladığı iddianamede 22 öğrenciyi ‘terör örgütü üyeliği’, 21 öğrenciyi de ‘Hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmekle’ suçladı.

Rektörlüğün bilgisi var
İddianameye göre, öğrenciler PKK /KCK’nın talimatıyla kurulan ‘Özgür Sağlık Öğrencileri’ isimli bir yapıya üye. İddanamede, öğrencilerin, bu yasadışı oluşuma, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde, rektörlüğün bilgisi dahilinde kurulan Halk Sağlığı Topluluğu (HASAT) içinde ‘legallik’ kazandırmaya çalıştığı anlatıldı. ‘Özgür Sağlık Öğrencileri’ oluşumunu ilk kez sorguda duyduklarını belirten öğrenciler, HASAT topluluğunun film gösterimi ve sağlık konulu bazı toplantılarına katıldıklarını kabul ederek, örgüt üyeliği suçlamasını reddetti.

Hernepeş de delil
Savcılığın delilleri de dikkat çekici. İddianamede delil olarak sunulan eylemler şöyle sıralandı: “20-25 Eylül 2011 tarihinde Diyarbakır’da düzenlenen ‘2. Mezopotamya Sosyal Formu’ isimli toplantı... 13 Mart 2011’de Türk Tabipleri Birliği’nin organize ettiği Ankara mitingi... ‘Savaş Değil Müzakere’ adıyla İstanbul ’da yapılan açlık grevi... Ve 20 Mayıs 2012’de Ankara Yenimahalle’de yapılan ‘Sağlık algı taraması’... İddianame öğrencilerin okudukları çok sayıda kitap , dinledikleri müzik ve marşlar ile Sağlık ve Sosyal Emekçileri Sendikası’nda yapılan toplantılarda katılmaları suçlamaya delil olarak gösteriliyor. TTB mitinginde söylenen ‘Hernepeş’ isimli Kürtçe türkü, iddianamede PKK marşı olarak yer alırken, öğrencilerin halay çekmesi de suçlama konusu yapılıyor. İddianamenin en dikkat çeken bölümü ise öğrencilerin yaptığı ‘Sağlık Algı Taramasına’ ilişkin çalışmayla ilgili. Savcılığın söz konusu çalışmayla ilgili değerlendirmesi şöyle: “Mahalle çalışması adı altında yapılan faaliyetlerde Kürt kökenli vatandaşlarımıza, ulaşım, anadil, ücret ödemeleri, randevu alma ya da etnik dini cinsel ayrımcılığa uğrayıp uğramadığı şeklindeki sorularla vatandaşlar arasında sağlık hizmetlerinde memnuniyet algısının kırılmasın hedeflemişlerdir.“

Terör tanımında değişiklik
Tıp öğrencileriyle ilgili iddianamede, savcılığın, terörün tanımına ilişkin kritik bir değişikliğe gittiği belirlendi. İddianameyi hazırlayan savcı, terörün tanımını yaparken 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanu’un 1. maddesinde yer alan tanımı hatırlattı. Ancak bu tanım iddianameye geçirilirken, maddede yer alan ‘Suç teşkil eden eylemler’ ibaresi çıkarıldı. Böylece savcılık terörün tanımını “… kişiler tarafından girişilecek her türlü eylemler” olarak yaptı. Savcı, yaptığı bu kritik değişiklikli, suç teşkil etmeyen eylemlerin de iddianamede suç olarak yer almasının yolunu açtı.