Topal cinayeti de faili meçhul

'Susurluk' skandalının en
önemli ayağı Topal cinayeti davasında idamla yargılanan dördü özel timci sekiz sanık, 'delil yetersizliği'nden beraat etti.

İSTANBUL - Susurluk skandalı zincirinin en önemli halkası olarak kabul edilen kumarhaneler kralı Ömer Lütfü Topal'ın öldürülmesiyle ilgili dava, beraatle sonuçlandı. Mahkeme, idamla yargılanan dördü özel timci sekiz sanığın, 'delil yetersizliğinden' beraatine karar verdi. Beş dakika süren duruşmadan memnun ayrılan sanıklar, kararı, 'zaten bekliyorduk' diye yorumladı.
Ömer Lütfü Topal'ın 28 Temmuz 1996'da, Yeniköy'deki evine giderken öldürülmesiyle ilgili Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde beş yıldır süren dava, dün Susurluk sanıklarının lehine sonuçlandı.
Savcı 'Delil yok' dedi
Duruşmaya eski özel timci polislerden Ayhan Çarkın, Oğuz Yorulmaz, Ercan Ersoy, Mustafa Altunok ile Topal'ın iş ortakları Ali Fevzi Bir ve Sami Hoştan katıldı. Diğer sanıklar Bahçelievler Katliamı'nın idam hükümlü sanığı Haluk Kırcı ile sigortacı Serdar Özdağ mahkemeye gelmedi.
Karar aşamasına gelen davada son sözleri sorulan sanıklar, beraat istedi. Savcı Özkan Süzmez, bir önceki celsede beraat yönünde verdiği mütalaasını tekrar etti. Duruşma öncesinde adliye bahçesinde avukatlarıyla sohbet eden sanıkların duruşmada da neşeli olduğu, aralarında fısıldaşarak konuştuğu gözlendi. Bu arada duruşma başlamadan önce Hoştan gazetecilere, "Artık bugün son. Siz bizden, biz de sizden kurtuluyoruz" dedi.
Tek tek beraat
Sanık yoklaması ardından mahkeme heyeti başkanı İskender Tepebaşılı "Sanıkların üzerine atılı suçu işlediği hakkında mahkûmiyetine yeterli deliller ele geçirilmediğinden, ayrı ayrı beraatine" karar verildiğini açıkladı.
Biliyorduk biz...
Adliyeden koşar adım çıkan sanıklar, gazetecilerin 'Kararı nasıl yorumluyorsunuz' sorularına 'Bekliyorduk' diye ortak yanıt verdi. Özel timci Yorulmaz, davanın başından beri beraat edeceklerini bildiklerini belirterek, "Zaten bekliyorduk, suçumuz yoktu" dedi. Hoştan ise "İşlemediğimiz bir suçtan dolayı beş yıldır sizinle dostluk yaptık. Bugün vedalaşıyoruz. Karar savcının takdiri, savcı halkın sesini dinledi" dedi. Hoştan, Yargıtay'ın Susurluk davasındaki bozma kararıyla da ilgili olarak, "Ona da saygı duyuyorum. Ankara'daki savcının da kendi görüşü. Birlikte onu da bekleyeceğiz" dedi. Sanıklar daha sonra son model Mercedes'lerine binerek adliyeyi terk etti.
Hiçbiri delil değil
Davanın 11 Ekim 2001 tarihli duruşmasında savcı Özkan Süzmez, yargılama sırasında elde edilen delillerin sanıkların mahkûmiyeti için yeterli olmadığını söylemişti.
Özkan Süzmez, olay günü sanıklar arasında yoğun bir cep telefonu trafiği yaşandığını, ancak konuşmanın, içeriği belli olmadığı için davada delil kabul edilemeyeceğini belirtmişti. Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun hazırladığı Susurluk Raporu'nu da delil kabul etmeyen Süzmez, olay tarihinde
İstanbul Emniyeti'nde görevli memurların da olay yerinde bulunan şarjör üzerindeki parmak izlerinin sanıklara ait olmadığı yönünde ifade verdiğini belirtmişti.
***
Susurluk'u etkileyebilir
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Susurluk davasında, İstanbul DGM'nin verdiği hapis kararını sanıkların kayıp silahlarla ilgili gizli duruşma talebini reddetmesi nedeniyle bozmuştu. Kararın ikinci gerekçesi ise Topal'ın öldürülmesiyle ilgili dava dosyasının, görüldüğü Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nden istenip belgelerin göz önünde buludurulmaması olarak gösterilmişti. Bu durumda İstanbul DGM'nin bu davayı incelemesine gerek kalmıyor. Ancak sanıklar aklandığı için bu durum Susurluk davasını da sanıklar lehine çevirebilir yorumları yapılıyor.