'Topluma kazandırılayım' derken bebeğiyle hapsedildi

'Topluma kazandırılayım' derken bebeğiyle hapsedildi
'Topluma kazandırılayım' derken bebeğiyle hapsedildi

Semahat Uzun, 9 yıldır küçük bir mahallede yaşıyordu ama mahkeme ?topluma kazandırılamayacağına? hükmetti.

İddia: Pişmanlık yasasından yararlanmak talebiyle teslim olan kadın için emniyet 'Biz yakaladık' deyince hapsedildi

İSTANBUL - Örgüt üyesi olmaktan hapis cezasına çarptırılan Semahat Uzun yıllarca firari olarak yaşadı, kendine bir yuva kurup çocuk sahibi oldu. 2004’te ‘Topluma Kazandırma Yasası’ çıktığında normal hayatına dönebilmek için umutlandı ve teslim olarak yasadan yararlanmak istedi. Yasa şiddet eylemine katılmayanların ve kendileri teslim olanların hapsedilmeyeceğini öngörüyordu. Ancak emniyetten mahkemeye gönderilen bir yazıda iki çocuk annesi Semahat Uzun’nın silahlı mukavemet göstermesine karşın yakalandığı anlatılınca henüz altı aylık olan kızıyla birlikte cezaevine konuldu. Semahat Uzun’nun eşi şimdi: “Pişmanlık yasasına başvurduğumuza pişman olduk. Eşimin teslim olmasının belgeleri var” diyor.
Semahat Uzun, 1993 yılında 21 yaşında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisiydi. Üniversitede katıldığı bir öğrenci grubunda sol bir örgütün üyesi gençler vardı. Hiçbir şiddet eylemine katılmadı. Ancak örgüte yapılan operasyonda gözaltına alındı ve 16 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye oldu. Okula devam ederken örgüt üyeliğinden 12.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Cezası kesinleştiğinde yanında çocukluk arkadaşı ve İstanbul’da çalışan Mehmet Ali Uzun vardı. Birlikte geçirdikleri günlerin sonunda birbirlerine yakınlaştılar.  Birlikte kaçmaya karar verdiler. Mehmet Ali Uzun’un memleketi Rize’ye giderek kendilerine burada bir yuva kurdular. Ancak Semahat Uzun arandığı için resmi nikâh kıyamadılar, sürekli tedirgindiler. 1999 yılında ilk çocukları dünyaya geldi. Küçük bir mahallede yaşayan Semahat Uzun, çocuğunu büyüten bir evhanımıydı, evinin bahçesinde çiçek, sebze yetiştiriyordu. 

‘Başvurdu tutuklandı’
2004’te çıkan 4959 sayılı Topluma Kazandırma Yasası onlar için umut oldu. Başvurdukları bütün hukukçular, Semahat Uzun’un başvurması halinde yasadan yararlanacağını ifade ediyordu. Semahat Uzun kendi anlatımlarına göre hiç bir şiddet eylemine katılmamıştı. Yasanın 4 a maddesine göre ‘Şiddet eylemine katılmayan ve kendi teslim olanların serbest bırakılması öngörülüyordu. Mukavemet ederek yakalananların örgüt hakkında bilgi vermesi halinde cezalarında indirime gidilecekti.
Semahat Uzun yıllar sonra İstanbul’a geldi ve Topluma Kazandırma Yasası’na başvurmak için savcılığa gitti, ancak iki ay sonra gelmesi söylendi. Tekrar geldiğinde tutuklanarak cezaevine konuldu ve 8.5 ay cezaevinde kaldı. Hâkim karşısına çıktığında savcı mütaalasında Uzun’un kendisinin teslim olduğunu, hiç bir şiddet eylemine karışmadığını belirterek başvurduğu ‘Topluma Kazandırma Yasası’ndan yararlanmasının önünde bir engel bulunmadığını belirtti.
Semahat Uzun serbest bırakıldı. Artık yakalanma korkusu olmadan çocuklarını büyütmek istiyorlardı. Başvurudan iki yıl sonra mahkeme kararını verdi: “Yasadan faydalanamaz.”

Polisten gelen belge
Dava dosyasında gördükleri bir belge onları şoke etti. Uzun’un eşi Mehmet Ali Uzun şunları söylüyor: “Eşimin teslim olduğuna dair dilekçe, hâkim kararı, duruşma tutanakları olmasına karşın Emniyet Müdürlüğü’nden mahkemeye gelen yazıda, polis tarafından silahlı mukavemet göstererek yakalanmış gibi gösteriliyordu. Emniyetin yazısında üstelik örgütün merkez komitesinde olduğu öne sürülüyordu. Hiçbir şiddet eylemine katılmadı, dokuz yıldır ev kadını, küçük bir mahallede yaşıyoruz.”
İddialara göre: Emniyetten gönderilen yazı üzerine İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi Topluma Kazandırma Yasası’nın ‘Silahlı mukavemet göstererek yakalananlar için öngörülen’ 4c maddesini uyguladı. Yani cezasında indirim yapılması için örgüt hakkında önemli bilgi vermesi isteniyordu. Mehmet Ali Uzun bu karar karşısında “Dokuz yıldır örgütle en ufak bir ilgisi olmayan bir kişi örgüt hakkında ne bilgi verebilir ki?” diye soruyor.

2.5 yıl daha yatacak
Yargıtay kararı onayladığında artık kaçmaktan yorulmuşlardı. Evlendiler. Polisler geldiğinde Semahat Uzun beş aylık hamileydi. Uzun’un infazı doğum ve sonrasındaki altı ay ertelendi. Küçük kızları altı aylık olduğunda yaptıkları erteleme başvurusu ise kabul edilmedi ve Semahat Uzun, 2.5 yıl yatmak üzere cezaevine konuldu, şimdi yanındaki küçük kızını cezaevinde büyütmeye çalışıyor. 10 yaşındaki oğlunu haftada bir gün cezaevinde görebiliyor. (Radikal)