'Toprak altındaki katil'e dokunan yok

Ahmet ve Mehmet Taş ikiz kardeşti. Sekiz yaşındaydılar. Hakkâri'nin Çukurca ilçesine bağlı Köprülü Köyü'nde yaşıyorlardı. Bir gün beraber oyun oynamaya dışarıya çıktılar. Birden bir patlama oldu.
Haber: TOLGA AKINER / Arşivi

ANKARA - Ahmet ve Mehmet Taş ikiz kardeşti. Sekiz yaşındaydılar. Hakkâri'nin Çukurca ilçesine bağlı Köprülü Köyü'nde yaşıyorlardı. Bir gün beraber oyun oynamaya dışarıya çıktılar. Birden bir patlama oldu. Ahmet gözlerini açtığında sadece her anını birlikte geçirdiği ikizini kaybetmemişti artık sağ bacağı va sağ kolu da yoktu. 1997 yılında yaşamı kökünden değişen Ahmet mayın kurbanlarından sadece biriydi.
Birleşmiş Milletler'in (BM) verilerine göre mayınlar yılda 15 bin kişinin ölümüne veya sakat kalmasına neden oluyor. 1996'da başta Kanada, Avusturya ve Almanya olmak üzere birçok ülkenin ve sivil toplum örgütlerinin girişimleriyle kara mayınlarının yasaklanmasını içeren uluslararası çalışma başlatıldı. Bir yıl gibi kısa sürede müzakeresi ve hazırlıkları tamamlanan Ottowa Sözleşmesi, 1 Mart 1999 tarihinde yürürlüğe girdi. Sözleşmeyi, 2004 yılı itibariyle 146 ülke imzalarken, 134 ülke de sözleşmeyi parlamentolarında onaylayarak taraf oldu. BM'de her yılın 4 Nisanı'nı 'Dünya Mayın Bilinci Günü' olarak kabul etti.
Türkiye, 1952'de güvenliğini sağlamak ve kaçakçılığı önlemek amacıyla, Suriye sınırındaki yaklaşık 3,5 milyon dönümlük şeridi kamulaştırıp mayınladı. O tarihten bu yana ekmek parasını kaçakçılıktan kazanan çok sayıda kişi ya yaşamını kaybetti ya da sakat kaldı. Güneydoğu'daki mayın dehşeti PKK terörüyle büyüdü. Çünkü her ne kadar aradan geçen zaman diliminde mayınlar, yağmur ve toprak kayması gibi doğa olayları nedeniyle yer değiştirmiş olsa da, TSK'nın yerleştirdiği mayınların yerleri bölgesel olarak biliniyor. Ancak PKK'nın döşediği anti personel mayınların adedi ve yerleri konusunda hiçbir netlik yok.
İhale açıldı ama...
Türkiye, 15 Mart 2003'te imzaladığı Ottowa Sözleşmesi'ne göre stoklarındaki 2 milyon 973 bin 481 kara mayınını 2008 yılına kadar imha edecek. Sınırlarda gömülü 920 bin 80 adet mayınıysa 2014 yılına kadar etkisizleştirecek. Suriye sırındaki mayınların temizlenmesi için Milli Savunma Bakanlığı, 2005'te uluslararası ihale açtı. Ancak ihalede yalnızca Suriye sınırının mayınlardan arındırılması için, beklenenin çok üzerinde, 700 milyon ile l milyar dolar arasında değişen teklifler verildi. Böyle olunca bakanlık ihale işini Maliye Bakanlığı'na devretti. Bu arada, firmaya ilişkin güvenlik ve yeterlilik kriterlerinde de değiştirildi. Firmaya, Genelkurmay onayının yanı sıra NATO'nun alt birimi olan bakım, muhafaza ve destekten sorumlu lojistik ajansı NAMSA'nın onayından da geçmesi şartı koşuldu. İhale yöntemi de 'yap-işlet-devret' yerine 'temizle-kullan' olarak değiştirildi.
Maliye ilk ihaleyi Mardin-Suriye sınırı için düzenledi. İhaleye iki Türk firması Kavideniz ve Sarsılmaz ile bir İsveç firması (Countermıze Operatıon) başvurdu. Ancak ihale 'güvenlik' ve 'yetersizlik' gerekçeleri öne sürülerek iptal edildi. Sonuçta Türkiye'nin önünde altı yıldan az bir zaman kalmasına karşın atılmış bir somut adım yok.
Türkiye'de PKK terörünün başladığı 1984 yılından bu yana sadece kara mayınlarının patlaması sonucu 500'e yakın asker şehit düşerken, 1500'e yakın asker de yaralandı. Bu tarihler arasında mayın olaylarında yaşamını yitiren veya yaralanan sivil sayısına ilişkin sağlıklı bir bilgi bulunmazken, 1993-2003 tarihleri arasında kara mayınları nedeniyle 289 vatandaşın yaşamını kaybettiği 1524'ünün de yaralandığı biliniyor. Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği'ne 2005 yılında verdiği raporda, 194 mayın olayında 39 ölüm, 155 yaralanmanın gerçekleştiği belirtildi. Bu süreden 2006 Haziranı'na kadar süredeyse 11 patlama, yedi ölüm olayı yaşandı.
Protez bacak takıldı
Mayınsız Bir Türkiye Girişimi üyelerince Diyarbakır'a getirilen Ahmet Taş'a, Dicle Üniversitesi Ortez ve Protez Uygulama Ünitesi'nde ücretsiz olarak 2006 yılında protez takıldı. Ahmet, dokuz yıl sonra ilk adımlarını protez bacakla attı ama hayatı asla eskisi gibi olmayacak. Mayınlar kaldırılmadıkça Ahmet ve benzerleri çoğalacak.