Trabzonlular niye bu kadar alıngan?

Bir örgüt mü var?
Ses getiren eylemlerin faillerinin hep Trabzon'da olması dikkat çekiyor. TAYAD üyelerinin linç edilmek istenmesi gözleri bu kente çevirmişti. Rahip Santoro'nun da geçen yıl Hrant Dink gibi bir genç tarafından öldürülmesi 'Kentte bir örgüt mü var?' sorusunu akla getiriyor.
'Beynini yıkadılar'
Dink'in katil zanlısı Ogün Samast'ın amcası Salih Samast, "Hrant Dink'in adresini bile bulabileceğine inanmıyorum. Onu kullandılar, beynini yıkadılar" dedi. Samast'ın bir süre futbol oynadığı Pelitlispor'un basın sözcüsü Hüseyin Hacıoğlu da aynı fikirde: Bu çocukları kullanıyorlar.
'Kurumlar ilgisiz'
Rahip cinayetinin faili O.A.'nın terapisti Adem Solak hazırladığı raporda benzer olayların olabileceğinin altını çizmiş: Kentin suçla ilgili farklı yapısı var. Okuldan dışlanan gençlerin neler yaptıkları konusunda aileler, kurumlar, yetersiz kalıyor.
'Şebekeleri bulun'
Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mollamehmetoğlu'nun sözlerini pek çok kişi paylaşıyor: Son iki yılda meydana gelen olaylar ve kişiler arasındaki benzerlikler rastlantı olamaz. Trabzon'a çöreklenen, şebekeler bir an önce açığa çıkarılmalıdır.

TRABZON/İSTANBUL - AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in katilinin Trabzonlu olduğu ortaya çıkınca herkes ağız birliği etmişçesine katil zanlısı Ogün Samast'ın kullanıldığını söylemeye başladı. Onlara göre Samast bu cinayeti tek başına işleyemezdi, kullanılmış olmalıydı. Daha bir buçuk yıl önce tutuklu yakınları kıyasıya dövüldüğünde, rahip Andrea Santaro 16 yaşındaki bir genç tarafından öldürüldüğünde kentten yine aynı ses yükselmişti: "Kullanıldılar".
Peki Trabzonlu gençleri kim kullanıyor? Gündemi sarsan bu olayların kaynağı neden hep Trabzon oluyor? Trabzon Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu, "Son iki yılda meydana gelen olaylar ve kişiler arasındaki benzerlikler rastlantı olamaz. Trabzon'a çöreklenen, hem bu kentin hem de ülkemizin onur ve çıkarını zedeleyen hücreler, şebekeler bir an önce açığa çıkarılmalıdır" diyor.
Şiddetin bilançosu
Mollaoğlu'nun sözünü ettiği 'şiddet olaylarının' derlemesi şöyle: "Dink'in öldürülmesinde de adı geçen Yasin Hayal, 25 Ekim 2004'te Mc Donald's'ın kapısına el yapımı bomba koydu. Bundan bir ay sonra 29 Kasım'da Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Hicabi Cındık, silahla öldürüldü. 7 Ocak 2005'te yine aynı üniversitenin öğretim üyesi Prof. Dr. Sadettin Güner ve üç yaşındaki oğlu Selçukhan Güner çapraz ateşe tutularak öldürüldü. 19 Ocak 2006'daysa Doğulu inşaat işçilerinin gittiği bir kahvehaneye molotofkokteyli atıldı.
Altı gün sonra MHP İl binasına bomba koyuldu. 29 Ocak 2006 Trabzonsporlu futbolcular Fatih Tekke ve Gökdeniz Karadeniz'in eşlerin otomobilleri kurşunlandı. TAYAD üyeleri 6 Nisan 2005'te binlerce kişi tarafından linç edilmek istendi. Bu olayı protesto eden TAYAD'lılar dört gün sonra yine saldırıya uğradı. Hz Muhammed'in karikatürlerinin Danimarka'da yayımlanması tartışmalarının sürdüğü 5 Şubat 2006'da silah sesleri bu kez Santa Maria Kilisesi'nden geldi. 16 yaşındaki lise öğrencisi O.A. Katolik rahibi Andrea Santoro'yu öldürmüştü.
Validen itiraf
Trabzon'dan şiddetin sesleri yükselirken, en yetkili makamdan gelen itiraf aslında her şeyi anlatıyordu. Trabzon Valisi Hüseyin Yavuzdemir, Eylül 2006'da Trabzon'da oynanması planlanan Türkiye-İsrail ümit milli maçını 'bazı olumsuz gelişmeler yaşanabileceği' düşüncesiyle başka ile alınmasını istedi. Maç Ankara'da oynandı."
Bu olaylardan sonra yapılan yorumlarda 'hep birilerinin kullanıldığı' söylendi. Bugün de Hrant Dink'in katil zanlısı Ogün Samast'ın yönlendirildiği söyleniyor. Böyle düşünenlerden biri Ogün Samast 'ın amcası Salih Samast: "İstanbul'u bilmez. Tek başına kaybolur. Onun Hrant Dink'in adresini bulacağına da inanamıyorum. Onu kullandılar. İnternet üzerinden çocuğun beynini yıkadılar. Sonra yeğenime cinayeti işlettiler." Enişte Faik Samast da aynı görüşte: "Esrar kullanıyordu. Son günlerde kent merkezinde vakit geçiriyordu. Bu çocuk Şişli'nin Ş'sini bilmezdi. Politikadan da anlamazdı. Kullanıldığını düşünüyorum."
Milliyetçilik sömürüsü
Samast'ın kullanıldığını düşünen sadece ailesi değil. Samast'ın bir süre futbol oynadığı Pelitlispor'un Basın Sözcüsü Hüseyin Hacıoğlu da Trabzonlu gençlerin milliyetçi duygularının kullanıldığını düşünüyor: "O günü on yıldır tanırım. Hiç eksisi olmayan biriydi. Son üç-dört ayda disiplinsiz hareketleri oldu. Trabzon'da bu çocukları kullanıyorlar diye düşünüyorum. Yasin eylemi nedeniyle çok pişmandı. Trabzon 'da çoğu kesim milliyetçidir. Bunu da bazıları kullanmaya çalışıyor. Trabzon için iyi olmuyor. İnternet büyük darbe vurdu."
Samast ve Hayal 'in antrenörlüğünü yapan Hayri Kuk, arkadaş çevresinden şüpheleniyor: "Futbol oynamayı seven ancak yapısı itibarıyla her an farklı bir eylem yapacak bir çocuktu. Arkadaşlarını etkisi altına alabilecek yapısı vardı. Bize yakınlaşmadı. Arkadaş çevresinin bozukluğundan bu hale geldi."
Kontrol altına alınamıyor
Yerel Karadeniz gazetesinin yazarı Ali Külekçi de dün mahalledeydi. Külekçi, Dink ve rahip Santoro cinayetlerindeki benzerliklere dikkat çekiyor: "İkisinde de internet kullanımını görüyoruz. Aile bağlarının kopukluğu olduğu görülüyor. Trabzon geçliği kontrol altına alınamıyor. Biz rahip cinayetine yeterince eğilmedik. Eğer eğilseydik bu cinayet olmayabilirdi. En belirleyici unsur, işsizlik. Şu halde, kime 20 bin lira verseniz, cinayet işletebilirsiniz. Dikkat edin; ulusal basına yansımayan cinayetler bile bu kuşak tarafından işleniyor." Pelitli Belediye Başkanı Ömer Kayıkçı da Samast'ın 'maşa' olduğunu savunuyor: "Bu çocuk zincirin son halkası. Bu çocuk maşadır. Merak ediyoruz, asıl vurduran kimdir?"
Uyarmıştık
Rahip cinayetinden sonra O.A'nın, tutuklu bulunduğu Trabzon Ceza İnfaz Kurumu'nda terapisti olan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fatih Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Adem Solak'sa daha önce yaptıkları uyarıya dikkat çekiyor ve şunları söylüyor: "Rahip Santoro olayından sonra Trabzon bağlantılı benzer olayların tekrar yaşanabileceğinin altını çizmiştik. Önlem alınmazsa yeni olaylar olabilir. Trabzon'da şahsa yönelik suçlar daha fazla. Gidişatı belli olmayan birçok genç var. Bunlarla ilgili plan, programlarımız yok. Sadece medyatik tarzda bu olaylara bakıp, medyatik tarzda değerlendirmeler yapıyoruz. Sonrasında unutuyoruz. Biz vatandaşlar, bilim adamları olarak bu tarafta kapalı bölgeler olduğunu düşünüyoruz. Medyatik olmanın, meşhur olmanın, kahraman olmanın bu kadar özendirildiği bir bölge, bir kültür ve bir medya etkisini bir arada düşündüğümüzde, 'niye bölgemizde böyle olayların bağlantısı var' sanırım biraz daha iyi anlaşılıyor."
Çekin elinizi
Herkes Trabzon'da neler olduğunu tartışırken gazeteci Mollamehmetoğlu, olaylarda etkisi olduğunu düşündüğü 'şebekelere' karşı ortak bir ses verilmesini öneriyor ve Trabzon'daki yerel basını, 'Çekin elinizi' ortak manşetini atmaya çağırıyor.