Traktörlü nükleer direnişin kalbi

Traktörlü nükleer direnişin kalbi
Traktörlü nükleer direnişin kalbi
Monika Tietke'nin ailesi 449 yıldır Gorlebenli. Gorleben halkı ise 36 yıldır kasabada nükleer atıklara karşı traktörleriyle mücadele ediyor.
Haber: SERKAN OCAK - serkan.ocak@radikal.com.tr / Arşivi

Almanya Lüchow bölgesindeki Gorleben halkı, nükleer atıkların getirildiği trenleri traktörleriyle protesto eden, rayların üzerine yatan çiftçiler olarak biliniyor. Gorlebenliler 36 yıldır nükleer atıklara karşı mücadele veriyor. Evlerin neredeyse tamamında mücadelenin simgesi sarı renkli ‘X’ işareti var. Çiftçiler birer uzman gibi neden evlerinin dibinde nükleer atıkları istemediklerini anlatıyor.
Hava eksi 3 derece. Her yer karla kaplı. Evlerin çoğu en az 50 yıllık. Ama çatılarının çoğu güneş panelleriyle kaplı. Kasabanın girişine kurulu biokütle santralında elektrik üretiliyor. Hammadde mısır. Daha kırsal bölgelerde ise rüzgâr gülleri sonsuza dönüyor. Kasaba tüm enerji ihtiyacını yenilenebilir enerjiden karşılıyor. Ancak bu kasaba 36 yıldır nükleer atıklarla ilgili mücadele veriyor.

Göç etmedik, birlik olduk

Hükümet 1977’de Gorleben’de nükleer atıkların depolanması için karar aldı. Evinin önünde odunlarını baltayla kesen Eckart Krüger, kararın bilimsel değil politik olduğunu söylüyor. Krüger’e göre eski doğu batı sınırındaki Gorleben’de dünyanın en tehlikeli atıklarını depolamak gelecek dış tehlikelere karşı en güvenli yoldu. Tarım ürünlerinin ve çocuklarının geleceğinden endişe ettiklerini söyleyen Krüger, şunları anlatıyor:
“Çernobil kazası bize güç verdi. 1979’da 100 bin insan traktörlerle Hannover’e gittik. Traktörlere yüklediğimiz gübreleri hükümet binasının önüne döktük. Hükümet başaramayacağını anladı. Burada nükleer atıkları işleyemeyeceklerini anlayınca Fransa’ya gönderdiler. Her yıl buraya nükleer atık getiriliyor. Her yıl da direnişimiz sürüyor. Buradan göç eden olmadı. Burada kalıp birlik oluşturuyoruz. Geçici depolama sahasında çalışan kasabalılarla zaman zaman aramızda sürtüşmeler oluyor.”

Akkuyu’ya mesaj var

Gorleben’de önce nükleer atıkların işlenerek yeniden kullanılması amacıyla bir işletme yapılması da öngörüldü ancak hükümet daha sonra bu girişiminden vazgeçti. Heinrich Böll Stiftung Derneği’nin ‘Almanya’da Enerji Dönüşümü’ basın gezisi kapsamında Türkiyeli gazetecileri çiftlik evinde ağırlayan Çiftçiler Birliği Başkanı Monika Tietke kat ettikleri yolu şöyle anlattı:
“Almanya’da 1030 tuz madeni var. Politik bir kararla nükleer atıkları tuz madenine gömmek için Gorleben’i seçtiler. Biz politik bir yer değil, en güvenilir yerin seçilmesini istiyoruz. Bizim ailemiz 449 yıldır burada. Mücadelemize 36 yıldır devam ediyoruz. Nükleer işleme tesisine izin vermedik. Son yaptığımız eylemde 20 bin polis vardı. Hükümete maliyetinin 30 milyon Euro olduğu açıklandı.” Tietke, Mersin Akkuyu’ya yapılmak istenen nükleer santrala karşı olanlara da şu mesajı iletti: “Mücadeleden asla vazgeçmeyin.”

Savunma aleti: Sarı prizma

Nükleer atık yüklü tren Gorleben’e doğru yola çıktığında, kasaba halkı da sarı prizmalarla ‘savunma’ya geçiyor. Kasaba sakinleri prizmanın içinde ellerini birbirine kelepçeleyerek rayları ‘işgal’ediyorlar. Şoför olarak çalışan Gorlebenli Andreas Naylas “Burada büyük kampanyalar yapıyoruz. Tüm kasabalı buna katılıyor. Polis eylem zamanlarında özellikle biber gazı kullanıyor. Basının olmadığı yerde şiddet uyguluyor” diyor.