@ismailsaymaz

Trans E.K. 'telafisi imkansız' risk altında yaşıyor

Trans E.K. 'telafisi imkansız' risk altında yaşıyor
Trans E.K. 'telafisi imkansız' risk altında yaşıyor
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - Ankara ’da E.K. adlı transeksüel, bıçak zoruyla aracına binen Selahattin Güngör adlı kronik şizofreni hastası tarafından kaçırıldı. Konya’nın Kulu ilçesine uzanan dehşet yolculuğu boyunca Güngör, E.K.’yı defalarca bıçakla tehdit etti ve dövdü. Yola bacağına sigara sördürdü, parasını gasp etti, tecavüze kalkıştı. Jandarmanın takibe aldığı ve köylülerin de yakalamaya çalıştığı araç, dağ yolunda jandarma aracına çarparak durdu. Güngör “adli kontrol yetersiz kalacağı” için tutuklandıysa da sadece bir gün içeride kaldı. Üst mahkeme, şizofreni raporu bulunan Güngör’ü “telafisi imkansız sonuçlar doğurur” diyerek tahliye etti. Güngör, bırakıldıktan bir hafta sonra E.K.’yı araçla takip edip öldürmekle tehdit etti. Savcılığa başvuran E.K., “Travma sonucu tedavi görüyorum ve çok yıprandım. Çok korkuyorum. Evimden çıkamıyorum. Yalnız bir şey yapamıyorum. Acilen hayati tehlikemin ortadan kaldırılmasını istiyorum” diye dilekçe verdi.



Konya yolunda dehşet
Ankara’da yaşayan 23 yaşındaki transeksüel E.K., 3 Mart günü saat 05.30’da kiraladığı araçla Hoşdere Caddesi’nde gezerken daha önceden kendisini taciz eden Selahattin Güngör tarafından durduruldu. Bıçak zoruyla aracın şoför mahalline oturan 30 yaşındaki Güngör, E.K.’yı yanına geçirtip gaza bastı. E.K.’nin jandarmada alınan ifadesine göre aracı Konya yoluna sürdü. Bıçakla tehdit ettiği E.K.’nın bacaklarını ve göğüslerini elleyerek taciz etti. Dikmen’de sokağa çekip zorla öptü, gırtlağını sıktı çalıştı. E.K. direnince tokat attı. E.K. araçtan inmeye yeltenince bıçakla çenesini kesti. Sonra E.K.’nın, içinde 400 TL bulunan cüzdanını ve cep telefonunu aldı, parmağındaki altın yüzüğü çıkarıp dışarı attı. Gaza basıp Gölbaşı’na sürdü. Bu sırada sigarasını E.K.’nın sol bacağında söndürdü ve tokat attı. Bir ara benzin alıp Konya’ya yöneldi. Yol boyunca elle taciz ve tehditlerine devam etti. İkinci kez benzin için durdu, para vermeden kaçtı. İlerde jandarma ekiplerince durduruldu. Jandarmalar “Kenara çek” deyince hızla kaçtı. Ardından köy yollarına girdi. Aracın plakasını söküp aldı. Bir ara cebinden esrar çıkarıp yaktı. İkinci bir jandarma ekibi görününce dağ yoluna girdi. Bir sapakta aracı durdurup E.K.’ya tecavüze çalıştı. Jandarma tekrar görününce E.K. çıplak halde araçtan indi. Fakat Güngör kolundan tutup çekti, devam etti. Jandarmanın takibine köylü gençler de katıldı. Dehşet yolculuğu, Güngör’ün bir araca çarpmasıyla son buldu. E.K. ve Güngör jandarma karakoluna götürüldü. Güngör’ün üzerinden altı gramlık uyuşturucu çıktı.


Bir günde tahliye
Güngör 4 Mart’ta, “basit cinsel saldırı; cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, silahlı yağma” suçlarından Kulu Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi. Göngör, yaptığı savunmada, “E.K.’nın kendisini aracına davet ettiğini, Konya yolunda önlerinin tanımadığı kişilerce çevrildiğini, dövüldüklerini, E.K.’nın darp eden kişileri tanıyor olabileceğini, üzerinden çıkan uyuşturucuyu E.K.’nın ikram ettiğini” iddia etti. Göngör daha sonra “Askerliğimi yaptığım sırada Güneydoğu’da psikolojik olarak rahatsızlandım” dedi.

Hakim Seyda Hoşkür Başyiğit “suçun tutuklamayı gerektirir katalog suçlar arasında olması, kaçma ihtimalinin bulunması, uzun takip sonucu yakalanmış olması, tutuklanmadığı takdirde kaçacağı, müşteki üzerinde baskı kuracağı, şüphelinin tehlikeliliği de dikkate alınarak adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı” için Göngör’ü cezaevine gönderdi. Karara bir gün sonra itiraz edildi.

Kulu Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Burcu Celep Kamiloğlu, Güngör’ün “kronik şizofreni hastası” olduğu yönünde raporunun bulunduğunu ve iyileşme ihtimalinin olmadığını, akıl hastalığı nedeniyle güvenlik tedbiri kapsamında kalabileceğini, bu halde tutukluluğun hem gereken faydayı sağlamayacağını hem de telafisi imkansız sonuçlar doğuracağını” savunarak, Güngör’ü bir gün sonra tahliye etti.

Hakim Kamiloğlu’nun, “tutuklu kalırsa telafisi imkansız sonuçlar doğurur” diye bıraktığı Güngör 12, 13 ve 14 Mart’ta Ankara sokaklarında E.K.’yı aradı. E.K.’nın 14 Mart’ta Ankara Savcılığı’nda alınan ifadesine göre 13 Mart’ta bir ticari taksiyle E.K.’yi takip etti ve “Seni öldüreceğim, yaşatmayacağım” diye tehdit etti. Ayrıca E.K.’nın ev arkadaşı aracılığıyla tehdit mesajı yolladı. E.K., savcılığa sunduğu dilekçede, “Önceki olaydan dolayı yaşadığım travma sonucu tedavi görüyorum ve çok yıprandım. Şüpheliden çok korkuyorum. Evimden çıkamıyorum. Yalnız bir şey yapamıyorum. Acilen şüpheli hakkında tedbir uygulanmasını ve hayati tehlikemin ortadan kaldırılmasını istiyorum” diyor.

E.K.’nın avukatı; Ahmet Toköz, Güngör’ün haftada bir gün karakola imza atması karşılığında serbest bırakıldığını, oysa tam teşekküllü bir hastaneye yatırılması gerektiğini belirterek, “Şimdi hergün müvekkilimi takip ediyor. Bu risk nasıl ortadan kaldırılacak?” diye soruyor.