Travma izlerini siliyorlar

Hayatımız her an fiziksel ya da psikolojik tüm travmalara açık; doğal afetler, terör, trafik kazaları, fiziksel, sözel şiddet. Ama yaşanan travmanın etkisi, duyulan acı, zaman içinde hafifliyor.
Haber: ŞULE ÇİZMECİ / Arşivi

İSTANBUL - Hayatımız her an fiziksel ya da psikolojik tüm travmalara açık; doğal afetler, terör, trafik kazaları, fiziksel, sözel şiddet. Ama yaşanan travmanın etkisi, duyulan acı, zaman içinde hafifliyor. Çünkü beyin, sürekli yaşanan kötü olayları nötralize ediyor.
Aynı travmatik olayı yaşayanlar farklı tepkiler gösterebiliyor. Kimi, yaşadıklarının etkisinden rahatlıkla kurtulurken, kimi, yaşadıklarını takıntı haline getirebiliyor. Eğer, travmadan kısa bir süre sonra erken müdahale edilirse, beynin olayı nötralize etmesi hızlandırılıyor. Ancak, aradan yıllar geçse de travma sonrası stres bozukluğu yaşanabiliyor. İşte böylesi durumlarda travma terapisine başvurmak zorunlu bir hale geliyor.
Yaşananlar yeniden işleniyor
ABD'deki EMDR (Göz hareketleri duyarsızlaştırma ve yeniden işleme) Ensitüsü, travma terapisinde yeni bir yöntem. Türkiyeli terapistler, bu yöntemle Marmara depreminden sonra tanıştı. EMDR, kişinin, yaşadığı travmayla ilgili bir görüntü oluşturarak, bu görüntüyü aklında tutması, görüntüyle düşünceler üretmesi, olayla ilgili duygu ve beden tepkilerini dışa vurması esasına dayanıyor.
Türkiye'de, Davranış Bilimleri Enstitüsü (DBE) bünyesinde, 1999'dan beri EMDR'nin 'İnsani Yardım Programları' eğitmenlerinin (HAP) katılımıyla yılda iki kez travma eğitimi düzenleniyor. Bugüne kadar eğitimlere Türkiye'nin dört bir yanından 280 terapist katılarak 'EMDR Pratisyen' sertifikası aldı.
Terapistleri de eğitecekler
Bir süre önce HAP kadrosuna ilk kez Türkiye'den beş uzman katılmaya hak kazandı. Dünyada sayıları sadece 30 olan HAP eğitmenleri arasına katılan DBE Kurucu Başkanı Emre Konuk, psikolog Hakan Yüksek, İbrahim Eke ve Asena Yurtsever ile İÜ'den Prof. Dr. Ümran Korkmazlar, istenildiğinde dünyanın her yerinde EMDR eğitimi verecek. Türkiyeli HAP'çılar, 2004 Aralık-2005 Ocak arasında İran'a giderek, geçen yıl yaklaşık 40 bin kişinin hayatını kaybettiği Bam depreminin yol açtığı travmatik sorunları tedavi edebilmeleri için 30 İranlı psikoloğu eğitecek.
3-12 seansta çözüm
EMDR, kaygı, suçluluk, kızgınlık, depresyon, korku ve yas gibi travma sonrası semptomları ortadan kaldırmak için kullanılan kısa süreli bir terapi yöntemi, performansı ve özgüveni geliştirmede de yararlanıyor. Uygulamalar, genellikle sorunun karmaşıklığına bağlı olarak 3-12 seans arasında yapılıyor.
Emre Konuk, bu yılki eğitimlere Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı rehberlik ve danışmanlık merkezleriyle üniversitelerdeki uzman psikologların, Donanma Deniz Kuvvetleri terapistlerinin, okul ve hastanelerdeki psikolojik danışmanların katıldığını, dersleri EMDR-HAP kadrosunda bulunan üç Amerikalı, üç İsrailli, bir Danimarkalı ve bir Güney Afrikalı eğitmenin verdiğini söylüyor.
Konuk, "HAP eğitmenleri dünyanın her tarafında bir network üzerinde çalışıyor ve zaman zaman çeşitli ülkelere eğitim veriyor. EMDR Enstitüsü'ne bağlı 400 gönüllü terapist var. Bunlar dünyanın neresinde bir problem olursa oraya gidiyor. Deprem, sel ve savaş bölgelerinde çalışmalar yapıyor" diyor.
Travmatik meslek grupları
Konuk'a göre travmaya maruz kalma riski yüksek meslek grupları şunlar: İlk sırada polisler var. Polis teşkilatında intihar oranı yüksek. Bu, yaşadıkları travmalarla ilintili. Askeriyede de ağır travmalar yaşanıyor. Polis teşkilatında travma tedavisi uygulanmıyor. Orduda daha çok fizyoterapi, ya da psikiyatrik müdahale yapılıyor. İtfaiyeciler ve gazeteciler de tehdit altında. Travmatik olayla bire bir ilgilenen gönüllüler, birinci derecede travmaya maruz kalmış kişilerle çalışanlar da travma etkisi altında. Bilgi için: www.emdrhap.org.
Dört yılda alınan yol
Konuk, EMDR çalışmalarının Türkiye'deki sürecini şöyle anlatıyor: Travma eğitimleri deprem sonrası düzenli yapılmaya başlandı. Çünkü o tarihte travmayla uğraşacak ancak birkaç uzman vardı. Oysa büyük bir travmaya maruz kalmış 700 bin kişiyle karşı karşıyaydık. Psikologlar Derneği olarak, 'Bizden beklenen bu insanlara yardım götürmek' dedik. İsrailli bir ekibi yardıma çağırdık. Onlar meslektaşlarımıza erken müdahale becerilerini öğretti. Eğitime katılan 90 kişiydik. Bunların içinden bir grup terapist bir araya gelerek deprem bölgesine giden gönüllülere eğitim verdik. Sonra ABD'de bu alanda uzman EMDR Enstitüsü'yle anlaştık, onlardan hem erken müdahaleyi, hem de travma sonucu ortaya çıkan stres bozukluğunu tedaviyi öğrendik.
EMDR yöntemi 2002 ortasına kadar deprem bölgesinde uygulandı. Daha sonra her felakete gidildi. Bu eğitimi alanlar bir felaket olduğunda yedi gün eğitime katılma sözü veriyor. Böylece felaketlerde destek alabileceğimiz birkaç yüz kişilik büyük bir gönüllü kadrosu oluştu. Travma konusunda uzmanlaşmayı sağladık. Bu uzmanlar da zaman zaman terapiye ihtiyaç duyuyor. Ciddi travmatize olmuş doktorlar vardı, onlara seans ayarlıyorduk.