Troia'nın son savaşı

Ünlü ozan Ho-meros MÖ 730 yılında İlyada'yı yazmasaydı, Troia'yı (Truva) bugün kimse bilmeyecekti. Troia bugün son
savaşına hazırlanıyor.
Haber: İBRAHİM GÜNEL / Arşivi

ANKARA -Ünlü ozan Ho-meros MÖ 730 yılında İlyada'yı yazmasaydı, Troia'yı (Truva) bugün kimse bilmeyecekti. Troia
bugün son savaşına hazırlanıyor. Bugünkü savaşın kahramanları, ne Paris, ne Helena, ne Akhilleus, ne Hektor, ne de Agamemnon. Troia buluntularının sergileneceği çağdaş bir müze kazandırmak için savaşan ve çevresinin 'barış parkı' olmasını isteyen bilim adamı, bölgede kazıları yöneten, Tübingen Üniversitesi Prehistorya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Manfred Korfmann. Bir başka deyişle, antik kentin bulunduğu Hisarlık köylüleri ile arkeologların deyimiyle 'Osman Hoca'.
Osman Hoca'nın iki büyük düşü var; birincisi 2007 yılında emekli olmadan Troia Müzesi'nin açılması, ikincisi, dünyada 50 müzeye dağılmış Troia yapıtlarının anavatanında
toplanması. Uzmanlar müze kurulursa, yıllık 250-300 bin olan ziyaretçi sayısının milyonlara çıkacağını söylüyor.
28 Mayıs 2001 tarihinde Ankara'da Kültür Bakanlığı Müsteşarı Fikret Üçcan başkanlığında, Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürü Alpay Pasinli, Ankara Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Coşkun Özgünel, Avrupa Konseyi'nden Nuria Sanz, Haluk Şahin ve Özgen Acar'ın katılımıyla toplantı yapıldı ve müze kurulması
için start verildi. Osman Hoca, Radikal'in sorularını yanıtladı.
Troia Müzesi ne aşamada?
Korfmann-1997'de Kültür Bakanı İstemihan Talay Troia'da uluslararası standartlarda bir müze kurulacağını açıklamıştı ama henüz olumlu adım atılmadı. Yalnızca 60 bin metrekarelik bir alan istimlak edildi. Aslında bu açıklama, tüm dünyada yankı bulmuştu. Hatta Stuttgart'a açtığımız 'Troia Düş ve Gerçek' sergisini izleyen herkes,
"Müze konusunda söz verilmişti, gelişmeler ne aşamada" diye soruyor. Deprem ve
ekonomik kriz nedeniyle aksamaları anlayışla karşılıyorum ama en azından temel atılmasını bekliyoruz. Türk yetkililer ile yaptığımız son toplantıda da, planımızdan geri dönülmeyeceği kararını aldık. Temmuz sonunda projenin çerçevesini karara bağlayacağız.
Proje hazırlandı mı?
Korfmann-Alman üniversitelerinde diploma tezi olarak çalışmalar yaptırdık. Birkaç müze maketi de hazırladık. Temmuz sonundaki toplantıda hangisini yapacağımıza dair karar vereceğiz ve proje çalışmaları hızlanacak. Zannederim, Avrupalılar da böyle bir gelişmeyi bekliyor. Çünkü, kökleri Troia'da bulunuyor. Sizler de Tro-ia buluntularını geri istiyorsunuz. Onları yerinde görmek güzel ama yer hazır olmalı. Bunu müzeden sonra daha kolay dile getirebiliriz.
Müzede yalnızca Troia'dan çıkan eserler mi yer alacak?
Korfmann-Yalnızca arkeolojik eserler yer almayacak. Bir kültür tarihi müzesi olacak. Örneğin Troia'da her şey Homeros'un
İlyada'sı ile başladı. İlyada'dan hareketle arkeoloji ve kültür tarihinin bir parçasını sergilemek istiyoruz.
Dünyaya dağılmış olan Troia buluntuları nasıl toplanacak?
Korfmann-Öncelikle sabırlı olmalıyız. Ayrıca, müzenin uluslararası havayı yakalaması lazım. 'Troia herkese açık' diye barışçıl bir mesajı tüm dünyaya yaymanız gerekiyor. Ondan sonra, dünyanın birçok yerine dağılan ve çoğu depolarda saklanan Troia buluntularını belirli periyotlar için sergilenmek üzere davet edebilirsiniz. Bu eserlerin çıkarıldığı yere verileceğini ümit ediyorum. Dönüşümlü olarak da sergilenebilir.
Ya Puşkin Müzesi'ndekiler?
Korfmann-Rusya siyasi açıdan uygun görürse geri verebilir. Sanırım bu müze kurulursa,
eserlerin Rusya'dan önceki sahibi Almanya bir jest yapacak.
Prof. Dr. Korfmann, namı diğer Osman Hoca
Alman bilim adamı Manfred Korfmann, 1970'te 'Güneybatı Asya'da Ok ve Sapan Taşları' konusunda doktorasını yaptı. 1977-1982'de İstanbul Alman Arkeoloji Enstitüsü'nde çalışan Korfmann, 1975-1978 yıllarında Eskişehir Demircihöyük kazılarını yönetti. 1982-1987 yıllarında Troia yakınlarında Beşik Koyu ve Beşik-Yassı Tepe'de kazılar yaptı. 1988 yılından bu yana Troia kazılarını yöneten Korfmann Türkiye, Almanya, İtalya ve Gürcistan'dan birçok ödül aldı. Yılda bir kez Troia kazı sonuçlarının yayımlandığı 'Studia Troica' adlı dergiyi de yönetiyor. Korfmann ayrıca, Troia kazı sonuçlarından elde ettiği bulgularla, antik kentin tarihinin Yunan değil, Hititlere dayandığını da kanıtladı. Onun bulgularıyla, Troia'nın Hitit metinlerinde adı geçen Wilusa'yla aynı yer olduğu ortaya çıktı.