scorecardresearch.com

TSK astsubayların sesini duydu

TSK astsubayların sesini duydu
14/05/2012 18:30
Astsubayların özlük haklarında düzeltme isteğinin, sosyal medyadan sonra basında da yer bulmasının ardından TSK harekete geçti.

Emekli ve muvazzaf astsubayların özlük haklarında iyileştirme isteğine karşılık daha önce sert bir açıklama yapan ve bu derneklerin 'üsluplarını' eleştiren TSK , bu kez daha yumuşak ve yapıcı bir açıklama yaptı.

Türk Silahlı Kuvvetleri, astsubayların özlük haklarıyla ilgili olarak "devletimizin sağladığı imkanları kullanmak suretiyle, ihtiyaç duyulan ve yetkisi dahilindeki düzenlemeleri titizlikle yapmaya devam edecektir" açıklamasında bulundu.

TSK açıklamasında şöyle denildi:

1. Türk Silahlı Kuvvetlerinin ayrılmaz bir parçası olan astsubaylarımızın özlük hakları, eğitim olanakları, sosyal hakları ve sahip oldukları yetkiler konusunda bugüne kadar yapılan çalışmalar aşağıda özetlenmiştir.

-Terörle mücadelede aynı görevi yapan personele ödenen tazminatlar, statü ayrımı yapılmadan eşit miktarda artırılmıştır.

-Mahrumiyet bölgeleri ile patlayıcı madde imhası gibi riskli ve özellikli görevlerde çalışan personele, statü ayrımı yapılmaksızın tazminat verilmiştir.

-Subaylara benzer esaslarla yüksek lisans kıdemi alma hakkı verilmiştir.

-Yurt dışı daimi ve geçici görev kadroları ile yurt içi ve yurt dışı lisan kurslarının kontenjanı artırılmıştır. (Yurt dışı sürekli görev kontenjanı 57’den 111’e çıkarılmıştır.)

-Sicil verme yetkileri artırılmıştır.

-Subaylara verilen üst düzey karargâh eğitimine benzer şekilde, yılda 128 astsubayımıza Üst Karargâh Hizmetleri Eğitimi ve bu eğitimi bitirenlere bir yıl kıdem verilmeye başlanmıştır.

-Astsubaylıktan subaylığa geçişte % 15 olan kontenjan, 2012 yılından itibaren % 25’e çıkarılmıştır.

2. Bunun yanı sıra, yetkili makamlara teklif edilenlerden önemli olanlar aşağıda özetlenmiştir.

-Astsubayların 1’nci derecenin 4’üncü kademesine kadar yükselmesinin sağlanması,

-Yarbay ve daha üst rütbeli subaylara verilen görev tazminatının, birinci dereceye yükselmiş görevdeki ve emekli astsubaylara da verilebilmesi (Aylık yaklaşık 385 TL),

-Hâlen, MİT ve Emniyet Hizmetleri sınıfından emekli olan personele verilen 100 TL ilave ödemenin emekli astsubaylara da verilmesi,

-Mecburi hizmet süresinin 15 yıldan 10 yıla düşürülmesi,

-Astsubaylara verilebilenler de dâhil olmak üzere tüm oda ve göz hapsi cezalarının kaldırılması,

-Sicil veren astsubayların maiyetindeki personele disiplin cezası verebilmesi.

3. Türk Silahlı Kuvvetleri; birbirlerine gönül bağıyla kenetlenmiş fedakâr ve kahraman mensuplarının moral ve motivasyonunu en üst düzeyde tutmak maksadıyla, devletimizin sağladığı imkânları kullanmak suretiyle, ihtiyaç duyulan ve yetkisi dâhilindeki düzenlemeleri titizlikle yapmaya devam edecektir.

http://www.radikal.com.tr/108799210879923

YORUMLAR
(3 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Assubayların talebi imtiyaz ve ayrıcalık değildir - Ersen Gürpınar

Genelkurmayın açıklamalarındaki iyileştirme ifadeleri hizmetin verimliliğini amaçlamaktadır.Elbette yapılan her adaletli çalışma bizi mutlu eder moral ve motivasyonu arttırır Anacak Yıllardır gasp edilen sosyal ve ekonomik haksızlıklarımıza değinilmemiştir. 1/4 tüm yüksek okul mezunu memurlara verilen bir haktı sadece assubaylardan esirgenmişti Bizler 24 saat esasına göre tek kuruş almadan nöbet,tatbikat,gece eğitimi ve özel görevlerle kışlada kalıyoruz ama görev koşulları bizimle kıyaslanamayan birçok memur MYO mezunu ise 9/2 lisans mezunu ise 8nci dereceden göreve başlıyor neden bu hak bizlerden esirgeniyor diğer haklı taleplerimizin karşılanmasını bekliyoruz baskı ile sorunların üzeri örtülemez TSK kendine yakışanı yapmalıdır Saygılarımla

hiyerarşi... - sadoge

Bu ülkenin bütün kurumlarıyla oynanmaktadır. Üniversiteleri ile eğitimi ile sağlığı ile emeği ile ahlakı ile. Bu ülke kendi yurtsever devrimci ülkücü olsun Kürt olsun Türk olsun sağcı solcu İslamcı çocukları susturulmakta etkisizleştirilmekte egemenler tarafından onanmış güven kazanmış birileri aktif etkin yetkin hale getirilmektedir. Bütün kurumları ile kuşatılmış haldedir ülkem. Gelelim öze. Türk silahlı kuvvetlerinde görev tanımları yapılmalıdır. Erinden mareşaline kadar. TSK’nın görevleri belirlenmeli savaştan barışa kadar. Bu görevlere de nitelik niceliği kalitesi eğitimi belirlenmiş personel alınmalıdır. Yoksa personeli alırız görevi sonra düzenleriz demek kuramsallaşamamanın ölçüsüdür. Bunu başbakana sanırım orduyla problemi olan özellikle şura ile atılan personel farklı bilgi vermektedir TSK hakkında. Dolayısı ile ister üniversite mezunu isterse o kadroya uygun eğitimi olan kişi belirlenen görev tanımına uygun olarak atanmalıdır. Lise mezunu olan kadroya üniversite mezunu personel alabilirsiniz. O personel o görevi yapacaktır. İşe göreve alındıktan başladıktan sonra benim subaylarla aramda ne fark var onlarda üniversite mezunu bende üniversite mezunuyum demek nasıl bir yaklaşımdır anlamış değilim. Bunun için bu çelişkiyi göreve yansıtmak TSK ‘ne vurulacak bireysel anlamda darbedir. Görevinizi etkin yetkin yaparsınız sınavlara başvurursunuz. TSK’nin de o kadroda açığı bulunuyorsa haklarınızı alırsınız… Ondan sonra TSK’de bu günkü terfi esasları çağdaş düzeye getirilmelidir. Terfide esas olan dikey yükselmedir. Yani bir üst rütbeye yükselirken sınav esası bulunmalıdır. Askeri okuldan en ast rütbe ile mezun olan TSK personeli rütbede yükselme basamaklarını kolaylıkla aşabilmekte en son rütbesinden günü zamanı geldiğinde emekli olabilmektedir. Temel sorunda buradan kaynaklanmaktadır. TSK ‘de sicil sistemi sübjektif esaslara dayanmaktan çıkarılmalıdır. O zaman yapılması gereken bunu objektif kriterlere bağlamaktır. Buda meslekte sınav, mesleki nicelik atış spor sonra kurumun personel hakkındaki sicili teknik detaylar gelmelidir. TSK’nın görevi kümesel olarak belirlenmiştir. Bu kümesel görevi tümleyecek olan personelinde buna değer eğitimli olması gerekir. Amerikan silahlı kuvvetlerini esas olarak temel olarak yapı olarak örnek alan TSK onun ilkelerini prensiplerini ne yazık ki yaşama geçirememiştir. O zaman TSK’de personel bu kadar orduevi varken bu kadar sosyal tesisi varken kıtada kışlada da askerlikle ilgisi esası olmayan ne kadar görev varsa yapmaktadır. Bunların çoğu askeri görevler değildir. Yıllarca bu kadar askeri görevin dışına çıkan sonra yeniden başka bir askeri kurum kuruluş kışlaya atandığında askeri görevine atanmakta buda personelde olumsuz problemler yaşatmaktadır. Yapılması gereken görev tanımlarının belirlenmesidir. Kişi astsubay çavuştan astsubay kıdemli kademeli başçavuşluğa kadar hangi görevlerde bulunacak belirlenmeli bunun bir kısmı ne kadarı eğitim alanlarında geçecek ne zaman astsubayları eğitim alanından koparıp onları idari kadrolara çekeceksiniz bunun kararı verilmelidir. TSK’nın görevi savaş sanatını en ince detaylarına kadar öğrenmek personeli bu konuda eğitmek ülkesinin onurunu gururunu korumaktır. Yapay personel tartışmalarıyla TSK’ni meşgul etmemelidir. Astlarla üstlerin bütün özlük haklarını eşit düzeye getirmek TSK’ne yapılacak en büyük ihanettir. O zaman insanlar personel neden o kadar çaba göstersin ki yarbay binbaşı olmak kurmay olmak için. İnsanlar bir yerlere geliyorlarsa hak ederek gelmelidirler. Bu hakkın karşılığında da maddi manevi bazı kazançlar varsa bu o kişinin hakkıdır. Hiç çalışanla çalışmayan bir olur mu? Hiç alın teri dökenle dökmeyen bir olur mu? Ama TSK ‘de hiyerarşiyi ortadan kaldıralım diyorsanız o zaman başka. Hiyerarşiyi kaldırırsanız o zaman kim amir olacak kim komutan olacak kim emri yapacak kim savaşacak. O zaman bütün sorumluluğu bir ere yüklersiniz. Karargâhta yazıcıda olur kademede tamirci araçta şoför dağda asker. Lütfen özlük hakları ayrı şeydir. Savaşma sanatı ayrı şeydir. Özlük hakları daha iyi savaşasın diye verilir. Yoksa özlük hakları daha rahat askerlik yapasın diye verilemez.

cok gec oldu ama.. - stoll

Astsubaylarin yillardir üvey evlat muamelesi gördügünü herkes biliyordu.Devlet baba herkese esit davranmalidir.birini kayirirsa,öbür evladini iteklerse olmaz.bu yaklasim karisikliga,kaosa ve huzursuzluga neden olur.Devlet baba evlatlari olan T.C vatandaslarina dili ,dini,kimligi ve mezhebi ne olursa olsun esit davranmalidir.herkesin dinini yasamasina,ana dilini ögenmesine,kendini rahatca ifade edebilmesine olanak saglamalidir.