TTB: Adli Tıp Kurumu lağvedilmelidir

Adli Tıpla ilgili gelişmelerin Cumhurbaşkanlığı Denetleme Kuruluna yansıtılmasıyla ilgili meslek örgütleri bir araya gelerek, basın açıklaması yaptı.


Toplantıya, Türk Tabipler Birliği (TTB), İstanbul Tabip Odası (İTO), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası ( SES ), İnsan Hakları Derneği (İHD), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Adli Tıp Uzmanları Derneği (ATUD) katıldı.

"ADLİ TIP KURUMU LAĞVEDİLMELİDİR"
Toplantıda konuşan TTB Başkanı Gençay Gürsoy, altı meslek örgütünün ortak kanaatinden bahsederek, Adli Tıp Kurumunun toplum nezdinde güvenilirliğini kaybettiğini belirtti. Adli Tıp Kurumunun bağımsız olmadığına işaret eden Gürsoy, Adli Tıp Kurumu'nun resmi bilirkişi olduğunu söyledi. Resmi bilirkişilik kavramının devlet bilirkişisi haline geldiğini söyleyen kurumun bağımsız olmaktan çok devlete bağlı bir yapı olduğuna vurgu yaptı. "Adli Tıp Kurumu lağvedilmelidir " diyen Gürsoy, üniversiteleri temel alan bir yapılanmaya gidilmesi gerektiğini de kaydetti.
Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Selçuk Karaağaçlı ise, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün konuyla ilgili açıklamalarının eleştirdi. Karaağaçlı, "Cumhurbaşkanı yetkisinin sınırlı olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı yanıltılmıştır ya da genel sekreteri tarafından yanıltılmıştır. Bilimsel bir raporla bu yetkisini kullanabilir" dedi. Yaşanan sorunların Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanacak bir tebliğle çözümlenebileceğini söyleyen Karağaçlı, "Derhal bir tebliğ yayınlanmalıdır. Üniversite hastanelerinden alınan raporların Adli Tıp'a gönderilmesi durdururulmalıdır" şeklinde konuştu.

"ADLİ TIP KURUMU ADLİ TIPLIK OLMUŞTUR "
Adli Tıp Uzmanları Derneği adına bir konuşma yapan dernek başkanı Serhat Gürpınar ise, " Bizler üniversiteler olarak yeniden yapılanma ve kanun hazırlama sürecini sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler olarak yapmaya çalışıyoruz. Bu aşamada siyasal iktidar inisiyatifini kullanmalıdır. Bu durumu ağırdan aldıkça Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları mağdur olacaktır " dedi. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Başkanı Bedriye Yorgun ise, " Bizler burada mağdurların çığlığı olmaya devam edeceğiz. Adli Tıp Kurumu Adli Tıp'lık olmuştur" ifadesini kullandı. İnsan Hakları Derneği adına konuşma yapan Rıza Dalkılıç da ilgililerin konuyla ilgili önemli adımlar atması gerektğini kaydetti.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ise, Türkiye'de Adli Tıpla ilgili sorunların çok eskiye dayandığını kaydetti. Fincancı, " Hiçbir zaman geç kalınmış değil. Bu hata için özür dilemek ve olumlu hale çevirmek hepimizin elinde. Siyasi irade yeteri kadar çaba göstermeyebilir; adaletli bir Türkiye için hep beraber çalışabiliriz" dedi. Fincancı bir standardizasyonun geliştirilmesi gerektiğini ifade ederek çelişkilerin giderilmesi gerektiğini belirtti. Fincancı ayrıca, Adli Tıpla ilgili gelişmelerde yargının da etkisi olduğunu hatırlatarak " Bağımsız bir yargı olmadan Adli Tıpta yargının kurulması mümkün olmayacaktır. " diye konuştu. (dha)