TTB'den ve doktor vekillerden 'kelepçeli gözaltılara' tepki

TTB'den ve doktor vekillerden 'kelepçeli gözaltılara' tepki
TTB'den ve doktor vekillerden 'kelepçeli gözaltılara' tepki
İstanbul'da Gezi Parkı eylemleri sırasında yaralananlara yardım eden doktorların gözaltına alınmasına, Türk Tabibler Birliği ve milletvekillerinin tepkisine neden oldu.
Haber: MİRAY ÇİMEN / Arşivi

ANKARA- İstanbul’da Gezi olayları sırasında yaralananlara gönüllü yardım eden TIP fakültesi öğrencileri ve sağlık uzmanların elleri arkadan kelepçeli gözaltına alınması Türk Tabibler Birliği (TTB) ve doktor milletvekillerinin tepkisine neden oldu.

TTB Başkanı Özdemir Aktan Radikal’e yaptığı açıklamada, gözaltına alınan doktor sayısının en az 2 olduğunu bildiklerini ve bilgiye ulaşmakta zorluk çektiklerini belirterek, “Basına yansıyan görüntülere baktığımızda bu bir hekim için değil, insan için bile aşağılayıcı bir takım görüntüler var orada. Beyaz önlüklü sağlık çalışanı, elleri arkasından kelepçeleniyor. Bu tür şeyler savaşta bile olmayacak, olmaması gereken şeyler. Savaşta bile sağlık birimleri korunur, kollanır, sağlık çalışanlarına böyle şeyler yapılmaz. Maalesef müdahale edenlerin şöyle bir yanlışı var: Protestocular zaten suçludur, hekimler de bunlara müdahale etmemeli. Böyle bir nokta kabul edilebilir değil. Hekimler kime, nerede yardıma ihtiyacı varsa bunu yaparlar. Yapmalıdırlar. Hekimlerin gözaltına alınması kabul edilemez” dedi.

'VALİ İLE GÖRÜŞTÜM AMA...'İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ile telefonda görüştüğünü de kaydeden Aktan, “İstanbul Valisi’nden bir an önce bırakılmalarını talep ettik. O da bunun savcılığın yetkisinde olduğu gibi bir takım ortadan cümleler kurmaya çalıştı. Genel konuşmadan çıkan nokta; bunlar zaten suçlu, hekimler de bunlara çok da fazla müdahale etmemeli anlamına gelecek bu kadar net olmamakla birlikte, bir takım cümleler kullanıldı. ‘Suçlulara yardım etmeyin’ çağrısı varsa bile bu kabul edilebilir bir nokta değil. Hekimler suçlu, suçsuz ayrımı gözetmeksizin bu hizmeti verirler. Dün geceden beri revir birçok hastaya hizmet verdi. Rakam 7 bin civarında. Bu 7 bin kilşinin sadece yüzde 2’si devlet hastanelerinde tedavi edildi. Dün akşam bunların hepsi dağıtılmış olduğu için İstanbul başta olmak üzere binlerce kişi herhangi bir sağlık yardımına ulaşamadı. Ambulansla bu işi götürmek çok zor.”

BAKANA ULAŞAMADIM
Vali Mutlu’nun “Gösteri alanları içine girerek onlarla birlikte hareket edenler varsa bununla ilgili işlem yapacağız” açıklamasını da değerlendiren Aktan, ““O eylemcilere yardım etmeyi, eyleme katılmak anlamında algılıyorlar. Büyük yanlış burada çıkıyor. Orada verilen bir sağlık, hekimlik hizmetidir. Hekimler yeri geldiği zaman da protestoculara da, yardıma ihtiyacı olan polise de yardım ediyorlar. Valinin açıklaması maalesef talihsiz. ‘Protestoculara yardım eden suçludur’ noktasından yola çıkarsak tüm tıp kurallarını çiğnemiş oluruz” dedi. Aktan, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nu da aradığını ancak ulaşamadığını sözlerine ekledi.

AKP ’li Fırat: Mesleğini icra ediyorsa yanlış ama CHP ’den istifa ederek AK Parti ’ye geçen Adıyaman Milletvekili Salih Fırat ise, gözaltıların ne amaçla yapıldığını bilmediğini kaydederek, “Hakikaten oraya hastalara yardım için mi gitmişler, yoksa eylem için mi gitmişler bilmiyoruz. Eğer mesleğini icra ediyorsa, hekimlik yapıyorsa tabiki yanlış ama eylem için gitmişse o zaman her vatandaşa nasıl uygulama yapılıyorsa onlara da yapılır. Bu tür olaylar olması hoş değil. Türkiye’de bir kaos ortamı görüntüsü veriyor bu tür şeyler. Eğer normal vatandaşlarımız kendi görevine yönelik bir görev yapıyorsa, görevi niçin yaptın diye cezalandırma olmaz. Ama orada Gezi Parkı’nda protesto amacıyla resmi olmayan izinsiz bir gösteriye katılmışsa o zaman yasaların öngördüğü bir şekilde her vatandaş eşittir” dedi.

CHP: İNSANLARI DAHA ÇOK KIŞKIRTACAKLAR
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı Taksim’de kendisinin de hekimlik yaptığını belirterek, “CHP rozetini çıkardım. 2 tane yaşamın kurtulmasına yardımcı oldum. Hekimliğin siyaseti olmaz. Siyasi görüşü olsa bile hekimlik hayatında hiçbir ayrım yapmadan müdahale etmek üzerine yemin etmiştir. Hekimler yaralanan insanlara yardım etmek için oradalar” dedi. Ambulanslar gelemediği için hekimlerin oraya revir kurduğunu vurgulayan Atıcı, “Revirde insanlara yardımcı oluyorlar. İlk müdahale çok önemlidir. O yüzden biz alanlardayız. Revirin içerisine gaz bombası atan bir Devlet ile karşı karşıyayız. Bunlar olacak şeyler değil” diye konuştu. Devletin insanı insana kırdırma politikası uyguladığını savunan Atıcı, “İç savaş çıkarıp birşeyler yapmak isteyen insanlar var. Maalesef Hükümet güçleri de bunun başında geliyor. İnsanlar bazı yerlere saldırmazlar. Hastanelere ve ibadet yerlerine saldırmazlar. İnsanları kışkırtmak için revirlere saldırıyorlar. Onların hayatını kurtaran doktorlaı kelepçeleyip götürdüklerinde insanlar daha çok kışkıracaklar” dedi.

MHP : TASVİP ETMEK MÜMKÜN DEĞİL
MHP Genel Başkan Yardımcısı Ruhsar Demirel, hekimliğin 24 saat süren bir görev olduğunun altını çizerek, “Hipokrat yemini ayrı birşey ama kendimizin de kişisel yeminleri vardır. Yanınızda bir insan bayılsa veya sendelese, bir hekim refleksiyle zaten yaklaşırsınız. hekimliğin emekliliği de yoktur. Ben bir milletvekiliyim ama hala birinin elini bile sıktığımda ‘Ellerin terli bir baktır. Böbreklerinde bişey mi var?’ derim. Bu bir adanmışlık meselesi. Hem Ankara’da hem İstanbul’da tasvip etsek te etmesek te olağandışı durum var. Bu durum itibariyle arkadaşların tedbir almak adına hekimlik nosyonlarıyla orada bulunmaları kadar doğal birşey olamaz” dedi. Demirel, oradaki doktorların bu yardımı para veya oy karşılığında yapmadıklarının altını çizerek, “Bu insanlar orada bir şiddet uygulamıyor aksine şiddete maruz kalmış insanlara mesleki bilgilerini aktarıyorlar. Şu sorulabilir: Bunlar gerçekten hekim mi? Ama bu o insanları kelepçeleyip, üzerlerinde önlükle götürme hakkını vermez. Türkçe’de güzel bir söz var: ‘Allah hekime ve hakime muhtaç etmesin ama eksik te bırakmasın.’ Bir gün hepimizin hasta olabileceğimizi rezerv olarak bir kenarda tutmakla beraber ilk yardım her insanın sorumluluğudur. Vicdanla alakalı birşeydir. Sağlık çalışanı da olmanız gerekmez. O nedenle bunu hoş karşılamak mümkün değil. Bu da bir şiddet. Toplumda bir gerilim varsa kamu gücüne düşen sorumluluk o gerilimi düşürmektir. Bunu tasvip etmek mümkün değil” dedi.