Tuncay Güney: Manipüle ettim

Tuncay Güney 32. gün programında Ergenekon'un en önemli dayanağı olan ifadelerini nasıl bir işkence altında verdiğini açıkladı. 'Polemik de yapmış olabilirim manipüle de' dedi


İSTANBUL - Kanada’da yaşayan ve verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasının en önemli dayanaklarından biri olan Tuncay Güney, 2001 yılında İstanbul Organize Suçlar Şubesi’nde gördüğü işkenceyi detaylı anlattı ve birçok bilgiyi bu işkence altında yönlendirilerek verdiğini söyledi.
MİT tarafından mahkemeye gönderilen ve daha önce hiç ortaya çıkmayan Tuncay Güney’in 2001 yılındaki ifadesinin ses kayıtlarında polislerin işkence konuşmaları ortaya çıkmıştı. Ergenekon’un tutuklu sanığı gazeteci Ümit Oğuztan MİT’in gönderdiği kayıtlarda işkence yapılan kişinin kendisi olduğunu, bu işkencelerin Güney’e de dinletildiğini belirtmişti.
Güney önceki akşam Mehmet Ali Birand yönetimindeki 32. Gün programına çıktı ve yaşadığı işkenceyi detaylarıyla anlattı. Güney’in ilginç açıklamaları özetle şöyle:

Bayramda işkence: Kurban bayramının arefesiydi. Dokuz gün bayramı emniyette geçirdim.. İlk önce ‘başlarınızı eğin’ dediler. Otoparktan binaya soktular. Başım eğikti. Daha gözlerim bağlı değildi. Siyah bir bezle arkadan gözlerimi bağladılar. Önce kaba dayağa maruz kaltım. Diz kapaklarıma copla vurmak.. Organizenin tuvaletinin arkasındaki odada işkence gördüm. Biliyorum, çünkü diğer günler gözlerim açıktı. Bana işkence sonrası tuvaleti o koridoru paspas yaptırıyorlardı. Yerde yatıyordum. Yatak yoktu. ... Benim cinsel organlarımı sıktılar. Arkadan da Ahmet bey (İhtiyaroğlu) copla taciz ediyordu. Ve küfür ederek. Ve ‘biraz sonra zevk almaya başlarsın’ diyerek de. ...

Video kasetten önce: Geçen izlemiş olduğunuz, televizyonlara dağıtılan video kasetleri o zaman yoktu... Bana sünger yatak getirdiler, akşam sekiz ya da dokuzdu.. beni sünger yatağa yatırdılar, gözlerimi kapattılar, iki tane adam, onlar o şubeden değildi, başka yerden, poşetten cihaz çıkardılar ve benim cinsel organıma taktılar ve ben bunu hissettim ve o zaman ben ağlamaya başladım. Ve dedim ki ‘Roma’yı da ben yaktım, ne istiyorsanız konuşacağım ve ne istiyorsanız imzalayacağm.’ İşte ondan sonra odaya geçtik ve video kasetleri ondan sonraki gün başladı. Ben elektriğin başlamasını istemedim.

Üstünü düzelt: Video kasedinden önce bana dediler ki ‘üstünü düzelteceksin’, zaten gömleği falan verdiler. Dikkat edin benim gömleğim kirli değildir.. Organize Suçlar Şube Müdürü; “Atarız seni burada, intihar etti deriz, kim peşinden koşacak koçum senin’ dedi.

Her şeye ‘evet’ dedim: ‘Gazeteciler Ertuğrul Özkök, Bekir Coşkun, Enis Berberoğlu’nun isimlerinin işkence sırasında mı kendisine sorulduğu yönündeki bir soru üzerine’: Bakın video kasettekilerde.. evet işkencede bana bir sürü şey söyledi. Ben bitmişim ruhi olarak. Kimi söylüyor bilmiyorum. Ben her şeye ‘evet’, ‘olabilir’, ‘öyledir’.. Artık dayanamadım.

İfadeleri kabul etmiyorum: ... ne video kasetlerine konuşmuş olduğum. Ne bu şimdiki işkence kasetleri dahil bir bütün olarak hiçbirini kabul etmiyorum.

Yönlendirdiler: Daha önce de söyledim sizin programınızda, işkencede polemik de yapmış olabilirim, manipüle de yapmış olabilirim. Yani yönlendirmişdir de bazı şeyleri diye söyledim. 100 ismi ilk kez duyuyorum.

Kimse işkenceyi konuşmuyor: Güney işkence görmüş, cinsel tacize uğramış, hiç kimsenin umrunda değil. Siyasiler de sadece bu dosya nasıl düşer diye bakıyorlar. Türkiye’de benim dönemimde sistematik işkence vardı... Anlatamadım bana yaptıklarını, biliyor musunuz? Ben anüsümden ameliyat oldum.

Medyayı mat ettim: .. İnsanlar dikkat ediyorsunuz benim CIA , ajanslık gibi konulara kilitlendiler. Biz de zaten siyasi danışmanım, şu an stüdyoda kendisi, daha önceden Türk yapısını bildiğimiz için bunlar nelere kitlenebilirler, bu konularda tabii ki şah mat yaptık. Bu bir mücadele. Sizin stüdyoda altı gazeteci oturuyor, bana saldırıyor. Ben burada tek başımayım, izin verin de biz konuları kilitleyebilelim. Siz şifreyi çözemiyorsunuz. (Radikal)