Türban stilize olmuş bile



Kuaförler müşterilerinin türbanını bazen bir çiçeğe, bazen bir topuza dönüştürüyor.


Marifetli kuaförler

Hayrünnisa Gül, türbanını nasıl 'stilize' edecek bilmiyoruz ama Türk kuaförler türbanı şekilden şekle sokmaya başladı bile. Türbanlı kadınlar artık özel günlerde türbanlarını kuaförlere bağlatıyor.
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN / Arşivi

İSTANBUL - "Akşama bir davete katılacağım. Şöyle güzel bir model yapabilir misiniz?" Kuaför koltuğuna oturan kadın böyle diyor. Ancak güzel bir model vermesini istediği şey saçı değil, türbanı. Bir zamanlar pardesünün üzerine kocaman üçgen ucuyla düşen, tek aksesuvarı boncuklu bir topluiğne olan türban şimdi kuaföre girip taranıyor, kâh bir çiçeğe kâh bir topuza dönüşüyor. Türbandaki bu değişimin, Abdullah Gül'ün Çankaya yolculuğuyla daha da hızlanması bekleniyor.
İlk işaret eşi Hayrünnisa Gül'ün türbanı Çankaya önünde engel olarak görülen Abdullah Gül'den gelmişti. Gül, 'Türban modernleşecek' demişti. Gül'ün adaylığı henüz kesinleşmemişti, herkes 'Aday olacak mı?' diye merak ederken Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, 'haberi' moda çevrelerinden almıştı. Ünlü modacı Atıl Kutoğlu'na Hayrünnisa Gül için türbanı 'stilize etmesi' yönünde mesaj gittiğini öğrenen Özkök, 11 Ağustos tarihli yazısını 'Gül'ün adaylığı ülkeye hayırlı olsun' diye bitiriyordu.
Modacı Atıl Kutoğlu'nun, Hayrünnisa Gül için 'stilize' etmeye hazırlandığı türban, hangi şekle girecek, henüz belli değil ancak tesettürlü kesim çoktan kendi modasını yarattı. Kuaförlerin saç boyama, röfle, perma, manikür diye uzayan listesine artık 'türban bağlama' da eklendi. Türbanlı kadınlar artık özel günlerde türbanlarını kuaförlerde bağlattırıyor. Türbanlara saç gibi şekiller veriliyor. Eşarptan bukleler, güller yapılıyor, üzerine simler atılıyor ve aksesuvarlarla süsleniyor.
Saç gibi şekil veriliyor
Önce saç taranıyor ardından topuz yapılıyor. Topuz ne kadar kabarık olursa sonuç o kadar güzel oluyor. Topuz desteklendikten sonra saça türbanın kaymaması için penye bir bone, bonenin üzerine ise türban geçiriliyor. Bundan sonrası kuaförün maharetli ellerine ve hayalgücüne kalıyor. Çünkü türban bağlamak saç yapmaktan daha zor. 12 yıllık kuaför Ceylan Yarar, altı yıldır da türban bağlıyor. Yarar, yanımızda bir türbana şekil vermeye başlıyor. Önce türbanın arkasının dalgalandığını görüyoruz. Sonra Yarar mor bir tülü türbanın etrafına sarıyor. Mor tül birkaç hamleden sonra gül şeklini alıyor. Kuaförün işi bittiğinde ortaya mor gülleri ve dalgalarıyla çiçek demetini andıran bir türban tasarımı çıkıyor.
Birbirinden değişik türban tasarımları yapan kuaförlerin ağırlıklı olarak bulunduğu semt Fatih. Bazılarında içeriye 'erkek sinek' bile giremiyor. Bunlardan biri Kardelen Kuaför ve Güzellik Salonu. 'Bayanlara Özeldir. Erkekler Giremez' tabelasının olduğu kapı kadınlar dünyasına açılıyor. Salonun sahibi Nurhan Bingöl son yıllarda kuaförde türban bağlatmaya gelen kadın sayısının arttığını söylüyor: "Eskiden türbanlı kadınların gideceği çok yer yoktu. İkinci sınıf vatandaş olarak görülüyorlardı. Şimdi rahatlıkla dışarı çıkıyorlar. Dışarı çıkarken de türbanlarını özenle bağlamayı tercih ediyorlar. Bir de eskiden bunu yaptırabilecekleri çok yer yoktu. Müşterilerimin yarısı türbanlı."
Kapısında 'Erkek misafir giremez' yazan bir diğer yer ise 'Ayşegül Kuaför'. Salonun sahibi Ayşegül Aksoy, 1980'den beri bu mesleği yapıyor. Son yedi-sekiz yılda türban bağlatanların sayısının artığını anlatan Aksoy, türban tasarımlarının saç yapmaktan daha zor olduğunu ve daha çok vakit aldığını söylüyor. Aksoy müşterilerinin isteklerini şöyle anlatıyor:
"Kimileri abartı seviyor. Türban taşlarla süsleniyor. Sıklıkla abiye kıyafetlerin üzerine türban bağlatmaya geliyorlar."
Hayriye ve Atalay Güzellik Salonu ve Kuaför'de de türban bağlanıyor. Farklı olarak, sadece kadınlara özel değil. İçeride erkek kuaförler de çalışıyor. Türbanlı kadınlar için kuaförün içinde özel odalar bulunuyor, türbanlar burada kadın kuaförler tarafından bağlanıyor. Salonun sahiplerinden Atalay Dereçiceği, talep arttığı için artık Nişantaşı ve Bakırköy'de de türban bağlayan kuaförlerin olduğunu söylüyor:
"Aslında türbanlı kadınlar yıllardır özellikle gelin başı yaptırmak için gelir. Son yıllarda türbanlı kadınlar artık biz de bir şeyler yaptırabiliriz diye düşünüyor. Çok da şık giyiniyorlar. Onlara bakıp, eşime 'Ne güzel şık giyiniyorlar. Sen de türban takabilirsin' diye şaka yapıyorum. Fiyatlar normal saç modelleriyle aynıdır. Topuzu 30 YTL'ye yapıyorsak, türban bağlama da öyledir."
Türban tasarımları, bu kesimde yaşanan değişimin de göstergelerinden. Örtülü kesim artık daha şık. Eşarp satan bir dükkânda çalışan 24 yaşındaki Zehra Kurt da özel günlerde kuaföre türban bağlatıyor. Uzun kot eteğini siyah desenli türbanı ve siyah işlemeli terlikleriyle tamamlamış:
"Kapalı kadınlar daha süslü. Artık günlük başörtüler bile boncuk işlemeli. Normal başörtüsü kalmadı artık. Türbanı tutturmak için topluiğne bile kullanılmıyor. Taşlı, motifli iğneler var."
Açıkları özendiren moda
19 yaşındaki Kevser Kuloğlu da türban içinde şık olmayı seven gençlerden. Çanta dükkanında çalışan Kuloğlu, "Türbanda şıklık o kadar gelişti ki, açık kadınlar bile tesettüre özeniyor" görüşünde: "Türbana özenen kaç kişi kapandı burada. Uzun pardesü ve çok uzun başörtü takan kalmadı artık. Her kıyafet artık hem kapalılar hem açıklar için yapılıyor. Örneğin abiye kıyafetlerin üzerine bolerolar yaptılar. Böylece türbanlı kadınlar da abiye giyebiliyor. Dükkânda sattığımız abiye çantaları türbanlı kadınlar günlük kullanmak için alıyor."

* * * * *
Değişimin öncüsü Emine Erdoğan oldu
Emine Erdoğan, belediye başkanı eşiyken türbanını pardesü üzerine sarkıtıyordu. Yıllar içinde önce bağlama stilini değiştirdi, sonra daha cesur renklere geçti. Emine Erdoğan, kızları ve Hayrünnisa Gül'ün türban modası, diğer kadınları da etkiledi.



* * * * *
'Stilimiz Avrupa'dan'
Tekbir Giyim Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karaduman eskiden tesettür kıyafetlerinde bu kadar canlı renklerin olmadığını söylüyor. Türban bağlama biçimlerinin de değiştiğini söyleyen Karaduman şöyle konuşuyor:
"Türban başörtüsünün üzerine bırakılıyordu. Artık içine sokuluyor. Pardesü yerine de uzun tunikler tercih ediliyor. Gençler artık modaya uyumlu olmak istiyor. Artık daha açık renkler hâkim. Avrupa'daki stilin dışına çıkmıyoruz. Tesettürde forma anlayışı yok, çeşitlilik var. Estetik önde."
Brezilya yeşili, sarısı...
Eşarp firması Aker'in halkla ilişkiler müdürü Emine Işık bu yazın trendinin 'rahat olmak' teması üzerine kurulu olduğunu söylüyor: "Bu yıl her yıl olduğu gibi çiçek desenleri vazgeçilmezler arasında. Retro desenler, stilize edilmiş çiçekler de ön planda. Pastel tonlarda gri, bej, pastel sarı kullanırken canlı renklerde ise Brezilya yeşili, Brezilya sarısı, kırmızı yoğun kullandığımız renkler arasında. Son dönemlerdeki değişik eşarp bağlama stilleri bizim satışımıza direkt bir etki yapmadı. Çünkü neticede bizden eşarbını almış olan bir bayan kendi zevkine göre özellikle özel günlerde bu değişik bağlama stillerini yapan kuaförlerden yararlanabiliyor."