Türban üstünden siyaset yapmayın

Her demokratik ülke gibi Türkiye de, rejime yönelik girişimleri engellemek durumundadır. Bu bağlamda, kimi insan hakları raporlarında Türkiye'ye yöneltilen eleştiriler tamamen haksızdır.
Türkiye'nin önüne çeşitli dönem ve zamanlarda getirilmeye çalışılan türban sorunu, demokrasiye sığınılarak, demokratik atılımların gölgelenmesinden başka hiçbir anlam taşımamaktadır.
Yurttaşlarımız, özel yaşamlarında inançlarının gereklerini hiçbir baskıya uğramaksızın özgür biçimde yerine getirmektedir. Din ve vicdan özgürlüğünün gerçek güvencesi, laiklik ilkesidir.
Belirli siyasal düşüncelerin, din ve vicdan özgürlüğü ile insan haklarını gerekçe göstererek
inançları kullanmasına, demokrasinin korunması ve toplumsal barış adına kesinlikle izin verilemez.
Kadın-erkek eşitliğinin gerçek anlamda olanaklı kılınmasında eğitim kadar, kadını erkeğin arkasında gören sosyokültürel düşünce yapısının kırılması da çok büyük önem taşımaktadır.
Toplumu oluşturan bireylerin zaman içinde bilinçlendirilmesiyle birlikte, kadınlar bağnaz düşüncelerin ve dogmaların etkisinden kurtularak, kendilerini doğru anlatma olanağı bulacaktır.

ANKARA - Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde laiklik ve türban uyarısı yaptı. Sezer, mesajında, "Türkiye'nin önüne çeşitli dönemlerde getirilmeye çalışılan türban sorunu, demokrasiye sığınılarak, demokratik atılımların gölgelenmesinden başka bir anlam taşımamaktadır. Din ve vicdan özgürlüğünün gerçek güvencesi laiklik ilkesidir" dedi.
Her demokratik ülke gibi Türkiye'nin de, rejime yönelik girişimleri önlemek durumunda olduğunu belirten Sezer, kimi insan hakları raporlarında Türkiye'ye yöneltilen eleştirilerin haklılık payı bulunmadığını söyledi. Sezer, Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında şu görüşlere yer verdi:
Türban istismar ediliyor
"Her demokratik ülke gibi Türkiye de yasaları uygulamak ve rejime yönelik girişimleri önlemek durumundadır. Bu bağlamda, kimi insan hakları raporlarında Türkiye'ye yöneltilen eleştirilerin haklılık payı bulunmamaktadır. Türkiye'nin önüne çeşitli dönemlerde getirilmeye çalışılan türban sorunu, demokrasiye sığınılarak, demokratik atılımların gölgelenmesinden başka bir anlam taşımamaktadır. Çünkü yurttaşlarımız, özel yaşamlarında inançlarının gereklerini hiçbir baskıya uğramaksızın özgür biçimde yerine getirmektedir. Dinsel simgelerin, siyasal düşüncelerin
aracı olarak kullanılmasına ve kutsal din duygularının kötüye kullanılmasına hoşgörüyle bakılamaz. Bu, laik demokratik yapının özüne, gerçek inanç özgürlüğüne, ulusal birlik ilkesine de aykırı düşer.
Belirli siyasal düşüncelerin, din ve vicdan özgürlüğü ile insan haklarını gerekçe göstererek inançları kullanmasına, demokrasinin korunması ve toplumsal barış adına izin verilemez. Din ve vicdan özgürlüğünün gerçek güvencesi laiklik ilkesidir."
Devrimler devam ettirilmedi
"Türkiye'yi çağdaş ülkeler düzeyine çıkarmak isteyen yüce Atatürk, kadın-erkek ayrımcılığına son verecek yasal düzenlemeleri yaşama geçirmiş, bu yolda büyük devrimler gerçekleştirmiştir. Bu kazanımlar sonucu, Türk kadını kabuğunu kırarak, yaşamın her alanında önemli roller üstlenmiş, ülkemizin kalkınmasına ve demokrasinin güçlenmesine önemli katkılarda bulunmuştur.
Tüm bu gelişmelere karşın günümüzde, kadın-erkek eşitliğinin tam anlamıyla sağlanabilmiş olduğunu söylemek olanaklı değildir. Hak ve özgürlüklerini kullanamayan birçok kadınımız, aile içi şiddete, ayrımcılığa ve başta dinsel kökenli olmak üzere çeşitli baskılara uğramakta, ekonomik ve toplumsal kaygılar nedeniyle suskun kalmaktadır."
Bağnazlıktan kurtulmak
"Kadın-erkek eşitliğinin gerçek anlamda olanaklı kılınmasında eğitimin rolü büyüktür. Bununla birlikte, kadını erkeğin arkasında gören sosyokültürel düşünce yapısının kırılması da çok büyük önem taşımaktadır. Toplumu oluşturan bireylerin bu konuda bilinçlendirilmesiyle, kadınların sahip oldukları hak ve özgürlükleri özümseyecek, bağnaz düşüncelerin etkisinden kurtularak, kendilerini anlatma olanağını bulacaktır."
Kadınlar üretimin etkin öğesi
"Bugün Türk toplumu, kadını ve erkeğiyle, Cumhuriyet'in getirdiği çağdaş toplum düzeninde, geleceğe güvenle bakabildiğini, barış içinde aydınlık yarınlara hazırlanmaktadır. Kadınlarımız, ekonomik ve sosyal yaşamın ayrılmaz parçaları, üretimin etkin ögeleridir. Ülkemizde, her alanda başarılı çalışmalar yapan kadınlarımızın sayısının artması, övünç kaynağımızdır. Kadınlarımızın siyasette ve diğer alanlarda etkin rol üstlenmeleri, demokratikleşme sürecini hızlandırır. Devletimizin ve sivil toplum örgütlerinin güç durumdaki kadınlara sahip çıkmaları, topluma kazandırılması için gerekli çalışmaların yapılmasının önem taşımaktadır.
Kadın-erkek eşitliğinin gerçekleşmesi için gösterilen çabaları destekliyor,
tüm yurttaşlarımızı üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye çağırıyorum".