scorecardresearch.com

Türbanlı rektör: Önce başkası yapsın diye bekledim ama...

Türbanlı rektör: Önce başkası yapsın diye bekledim ama...
Türkiye'nin ilk türbanlı rektörü olan Diyarbakır Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç, "Hep bir yanım eksikti. Ama artık dinimin bir emri olduğu için bundan daha fazla kaçmak olmadığını düşündüm" dedi.

DİYARBAKIR - Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç, türban takmaya başladıktan sonra dün türbanlı fotoğrafları sosyal medyada yayınlandı. Türkiye 'nin ilk türbanlı rektörü olan Prof. Dr. Saraç, türban takmasının ardından bir çok kesimden olumlu tebrik mesajları aldığını belirterek, ülkenin olgunlaştığını ve normalleştiğini söyledi. Rektör Saraç, şöyle dedi:

'ÖNCE BAŞKASININ BAŞLATMASINI BEKLEDİM'

"Yani ben hep bundan kaçındım aslında, bu çoktan beri düşündüğüm bir şey, ama belki benden önce biri olur da ben bu kadar dikkat çekici olmayayım diye düşünmüştüm. Ama artık dinimin bir emri olduğu için bundan daha fazla kaçmak olmadığını düşündüm. Aslında bu çok büyütülecek bir olay değil, Türkiye için de çok doğal bir olay. O nedenle aslında haber yapılmasına bile gerek yok. Şimdiye kadar birçok telefon aldım herkes tebrik ederek hayırlı olsun diyor. Bu olumlu tebrik mesajları beni çok mutlu etti. Türkiye artık bu olgunluğa erişti. Çok şükür başta Cumhurbaşkanımız, Başbakanımıza, katkısı olan herkese teşekkür ediyorum. Bizler açısından minnet duyulması gerektiğini düşünüyorum. Teşekkür ediyorum tüm emeği geçenlere, bu ortamın oluşmasında. Kanun değişip yasaklar kalktıktan sonra o andan itibaren aklımdaydı benim ama medya ilgisi olmaması açısından başkası olur da ben arada sessiz sedasız olurum diye düşündüm. Artık baktım ki çok gecikmemeli bu , yani insan içinde o eksikliği ezikliği hep hissediyor belki. Dinin gereğini yapamamanın, bunu daha fazla ötelememenin gerektiğini düşündüm. Bana gelen güzel tepkiler artık Türkiye'nin olgunluğa eriştiğinin bir göstergesi bence. Bu ülkemiz adına gerecekten güzel bir gelişme, benimki için demiyorum benden önce yaşanan gelişmelerden dolayı diyorum. Şu an artık herkes herhangi bir engelle karşılaşmadan istediği gibi inancını yaşayabilir hale geldi."

Dicle Üniversitesi Rektörü Saraç başörtüsü taktı

CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKANA TEŞEKKÜR
Prof. Dr. Saraç, Türkiye'nin ilk türbanlı rektörü olmasından sonra hayatında hiç bir değişikliğin olmayacağını ve artık huzurun olacağını söyledi. Rektör Saraç, şöyle dedi:

"Ben inançlı biriyim, hep aklımda olan bir şeydi neticede resmiyette böyle bir uygulama maalesef bildiğiniz gibi mümkün değildi. Uygulayamazdık, yasak kalktığı andan itibaren yasak kalktığı günden beridir istiyordum, düşünüyordum. Fakat işin açıkçası ilk olup ta böyle bir medya ordusuyla karşı karşıya gelmek istemiyordum. Türkiye'nin gündeminde ben olmayı tercih etmiyordum. Şahsi hayatımda gündemde olmak istemiyordum ve bunu çok seven birisi değilim. İcraatlarımızla, üniversite faaliyetlerimizle, yaptıklarımızla gündemde olmayı tabi ki Türkiye açısından, ilimiz, bölgemiz açısından üniversitemiz çok güzel şeyler üretiyor. Bunlarla icraatlarımızla gündemde olmayı seviyoruz. Şahsi hayat ve inançlarımızla gündemde olmayı çokta arzu etmiyoruz. O nedenle bugüne kadar beni biraz engelledi. Baktım bununda sonu yok. Artık bu eksiklik olarak hepimizin inancımızın gereğinin yerine getirmeme konusunda o eksikliği içimizde hep hissederiz biliyorsunuz. Bir tarafımız hep eksiktir. Çok şükür ben buradan sayın Cumhurbaşkanı, Başbakanımız ve Türkiye'de bu normalleşme sürecini bugünlere, bu güzel yasakları kaldırarak gelmesine vesile olan herkese teşekkür ediyorum."

'REKTÖRLER TEBRİK ETTİ'
Türban takma konusunda önceden kimseyle konuşmadığını belirten Rektör Saraç, "Sayın milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız normal formatta şu an bulundular. Belki onlarda beni cesaretlendirdi. Özellikle belediye başkanlarının da olması. Şu ana kadar içinde olan, cesaret edemeyenler için belki örnek olabilir" dedi. Bu kararının ardından siyaset ve bürokrasiden arayan olmadığını; ancak rektörlerin arayıp tebrik ettiğini ifade eden Rektör Saraç, "Şu ana kadar çok şükür olumsuz bir tepki yok. İçimde böyle bir hal vardı zaten, bu halimi daha çok seviyorum" dedi.

'YILLARIN ÖZLEMİYDİ'

Rektör Saraç, türban takmasından sonra kariyeri konusunda herhangi bir değişiklik ihtimalinin bulunup bulunmadığının sorulması üzerine ise, "Şu ana kadar işin açıkçası kariyerimin en üst noktasına gelmiş durumdayım. O nedenle bir yerden sonra artık bir beklentimiz yok. Türkiye'de bu da aşıldı, hiçbir seviyede bunlar inşallah kariyere engel olmayacaktır diye umuyorum. Beni az çok biliyorsunuz hayatımda hiçbir şey fark etmeyecek, ben daha huzurlu olacağım. Bunun eksikliğini hissediyordum o eksikliğimi de tamamlamış olacağım. Yılların özlemiydi bu herkes bilir, o nedenle hep olumlu tebrikler geliyor" dedi. (Canan ALTINTAŞ-Bayram BULUT/DHA)

http://www.radikal.com.tr/1186130118613014

YORUMLAR
(14 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Giyim Tarzi - user397865

Tebrik ederim, Basarilar. Ozgurluk budur iste. Helal olsun.

Sonsuza kadar gider - user32

Başörtüsü mağduriyetinin hala kullanılıyor oluşuna kızan kişiler, bu habere kızmıyorsa eğer, ortada büyük bir samimiyetsizlik söz konusudur. Düşünün ki dünyadaki tüm insan ırkının kel kaldığını... Anlayış ve bakış açısı bu olduğu sürece, sorunun her iki yanındakiler için de eminim ki bu konu sonsuza kadar uzar gider.

Kemal Kılıçdaroğlunu unutma - user390130

Eger buğün türban takarak görev yapıyorsanız bunda CHP'nin ve Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun katkılarını unutmayınız sayın rektör,yoksa günahınız büyük olur sonra.

Rektör hanim - urolog

Niye önce baskasi yapsin diye bekledi ki acaba? Vaa mi bunun izahi?(Demirel)

Ayrı bir bitmeyen türkü! - FreedomSoul

Baş örtüsü ne sadece bu ülkeye ne de İslama aittir. Türbanı kim niye takar beni pek ilgilendirmiyor. Ama biri bana Allah aşkına şunu açıklasın: Adam kadın saçı görüp tahrik oluyorsa, bi psikolağa falan görünmesi gerekmez mi? Ne diye Yaratan bu kadar ataerkil yaratmış? Yoksa mesele erkeğin çapkınlığı baş tacı olurken, kadının adı çıkar kültürü mü? Takmak isteyen 'canım istiyor takıyorum' derse amenna; fakat saçının teli bile görünmeyecek tarzı kendi kanaatini Tanrının sözü yerine koyanın vay haline. Bir de önceki habere de yazmıştım, yineleyim: Eşitlik (göreceli değil ise) ülkenin Hristiyan ve Yahudi (ve elbette tüm diğer dini görüş, inanç ve ateizm de dahildir) vatandaşlarında kendi dini inanışlarına göre giyinme hakkını beraberinde getirir. Getirir de bizim devlet, halk ve kültür izin verir mi? Niyeyse hep birileri daha eşit...

TAKINTILI OLANLAR - ibrahimi

Kafaya türbanı takacak kadar takıntılı arkadaşların, rahatsızlık belirtileri, bu insanların özgür olmadığının ispatıdır. Aynı zamanda hoşgörü diye de bir eser yok. Eski hamam eski tassssssss.

Bilim tesettur iliskisi mi dediniz? - Ayse Sule

Prof. Dr. Aysegul Sarac bilim kadini olarak rustunu coktan ve fazlasiyla ispat etmis biri (bkz: http://www.diclemedj.com/ozgecmis.html). Idare ettigi universitenin bilimle olan iliskisi bugune kadar basortusu takmiyor olusuna mi bagliydi ki bundan sonra sekteye ugrasin? Ayrica, kimsenin turbani hala tartistigi ve bu yuzden bilimsel calismalarini ihmal ettigi falan yok; Islami tesettur dusmanlarinin akla ziyan heyezanlarinin tartisma olarak paketlenmesi var sadece. Ama onun da artik alicisi yok, uzgunum.