@ismailsaymaz

Turgut Kazan: Ergenekon kararı yok hükmünde

Turgut Kazan: Ergenekon kararı yok hükmünde
Turgut Kazan: Ergenekon kararı yok hükmünde
Ergenekon Davası'na bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin iki yedek yargıcının önceki gün Milliyet gazetesine yaptığı açıklamada, karar görüşmesine katıldıklarını beyan etmeleri, yargı çevrelerinde tepkiyle karşılandı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

Ergenekon Davası’na bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin iki yedek yargıcının önceki gün Milliyet gazetesine yaptığı açıklamada, karar görüşmesine katıldıklarını beyan etmeleri, yargı çevrelerinde tepkiyle karşılandı. Yargıçlar Sendikası ve eski İstanbul Baro Başkanı Turgut Kazan, yasalara göre, yedek yargıçların karar görüşmesine katılamayacağını, bunun hukuk dışı ve kararın yok hükmünde olduğunu belirtti. Kazan, darbe dönemlerinde bile böyle bir uygulamanın görülmediğini, gerekçeli karar beklenmeden derhal Yargıtay’a itiraz etmek gerektiğini söyledi.

Yargıçlar Sendikası tarafından yapılan açıklamada, Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 227. maddesi uyarınca, “müzakerede ancak karara ve hükme katılacak hakimler bulunur” denildiği, yedek üyeler dahil, kimsenin karar oturumuna katılamayacağı vurgulandı. Buna karşın, Ergenekon Davası’nda yedek yargıçların karar görüşmesine katıldığının ortaya çıktığı ifade edilerek, kararın yok hükmünde olduğu savunuldu. Açıklamada, şöyle denildi:

“Ceza Muhakemeleri Usul Yasası’nın 308. maddesinde, mahkemenin yasaya aykırı oluşması, mutlak bir hukuka aykırılık hali olup bu durum da hükmün esastan incelenmesini engelleyen usulden mutlak bir bozma nedenidir. Yapılan açıklamalardan, nihai mahkeme hükmünün tartışılıp oylanarak belirlendiği müzakerelere; hükmü veren heyeti oluşturan ve hükmü imzalayan başkan ve iki üye yargıcın dışında, iki yedek üye yargıcın da katıldığı, bu sürece etki ve katkıda bulundukları tartışmasız ortaya çıkmıştır. Müzakerelere katılma yetki ve görevleri olmayan bu iki yedek üyenin müzakereye katılmasıyla, yargı etiğine ilişkin tüm kurallara aykırı hareket edildiği, adil yargılama kurallarının ihlal edildiği, hukuka uygun karar ortamının oluşturulmadığı tartışmasız bir biçimde ortaya çıkmıştır.”

Avukat Turgut Kazan da gerekçeli kararın yazımı dahi beklenmeden Yargıtay’a başvurmak gerektiğini savunarak, şöyle dedi:

“İki yedek yargıç, 45 gün sabahtan akşama delilleri değerlendirdik, hassas terazide tartar gibi kişisel durumları inceledik diyor. Heyet olarak beş altı kişi birlikte karar verdiklerini söylüyor. Bu durum, verilen kararın yok hükmünde olduğunu gösterir. Çünkü mahkeme kurulu, bir başkan ve iki üyeden oluşur. CMK’ya göre, müzakereye kararı verecek bu üç kişi dışında kimse katılamaz. Başkan, sadece stajyerlere hazır bulunma izni verebilir. Başka hiç kimse, kişilerin, delillerin değerlendirmesini yapamaz. Hükmü asıl üçlü veriyorsa, yedeklerin müzakereye katılıp delilleri ve kişileri tartışması mümkün değildir. Dolayısıyla, yedeklerin katıldığı müzakere sonucu verilen karar yok hükmündedir. Sonunda yok sayılacak karar için, gerekçe yazımı ve tebligatların tamamlanması beklenemez. Darbe dönemleri dahil, ilk kez böyle bir örnek yaşıyoruz. Hem Yargıtay bu sorunu çözmeli, hem HSYK beş altı kişilik müzakereciler için soruşturma açıp gereğini yapmalıdır” dedi.