@ismailsaymaz

Turgut Kazan'dan Başbakan'a Dündar ve Gül mektubu

Turgut Kazan'dan Başbakan'a Dündar ve Gül mektubu
Turgut Kazan'dan Başbakan'a Dündar ve Gül mektubu
Eski İstanbul Barosu Başkanı Turgut Kazan, cezaevinde bulunan Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ü ziyaret etti. Kazan, Başbakan Ahmet Davutoğlu'na Dündar ve Gül için mektup yazdığını açıkladı
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - “MİT Tırları” soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’ü Silivri Cezaevi’nde ziyaret eden eski İstanbul Barosu Başkanı Turgut Kazan, Başbakan Ahmet Davutoğlu’na mektup yazdı. Kazan, mektubunda, iki gazetecinin avukat ve zirayetçi dışında kimseyle görüştürülmediklerini, yazı ve haber yazmaları için kendilerine yazı makinesi ya da bilgisayar verilmediğini belirterek, “Dündar ile Gül’e uygulanan tecritin yasaya aykırı ve gayri insani olduğunu vurgulayarak, kendilerine yazıcı verilmesi için Adalet Bakanı kanalıyla Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’nü uyarmanızı diliyor, durumu takdirlerinize sunuyorum” diye yazdı.

Silivri Cezaevine konulan gazeteci Can Dündar ile Erdem Gül’ü bir dost olarak dün ziyaret ettim. Kendilerini gördüm, dinledim. Bu mektubumda, onlara yöneltilen suçlamayı ve tutuklama kararını tartışacak değilim. Ama, bir soruya cevap verirken ‘tutuklama esas olmamalıydı’ demiş olmanızdan ve güvenoyundan sonra yaptığınız konuşmadan cesaret alarak, gazetecilere nasıl bir tecrit uygulandığını doğrudan size duyurmayı görev saydım.

İkisi de A/1 blokta kalıyor. Biri 5 no’lu birime, diğeri 6 no’lu birime konulmuş durumda. Avukat ve ziyaretçi görüşü dışında, hiç insan yüzü görmüyorlar. Hemen belirtmeliyim ki, böyle bir uygulama 5275 sayılı yasanın 113/1 maddesiyle savunulamaz, meşru sayılamaz. Tutukluyu, havalandırma sırasında bile insan yüzü görmeyecek biçimde bir hücreye kapatmak, insanlıkla bağdaşmayacağı gibi, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi cezaevi kurallarına da açıkça aykırıdır. Aynı yasanın 115. maddesindeki koşullar olmadan, ‘tutuklu tek başına, sıkı bir rejim altında’ muhafaza edilmez, edilemez.

Ayrıca Can Dündar ile Erdem Gül gazetecidir. Çalışacaklardır, yazacaklardır. Dolayısıyla, yine 5275 sayılı yasanın 114. maddesine göre, ‘çalışmalarına izin’ verilmesi gerekir. Yazı yazmasını sağlayacak araç verilmezse, gazetecinin çalışması engellenmiş olur. Türkiye’nin en zor günlerinde bile, Nazım Hikmet’e cezaevinde daktilo verildiği düşünülürse, cezaevindeki gazetecilere de internet bağlantısı olmayan bir yazıcı verilmesi gerekir.

Evet, size bu mektubu, tutuklama kararına ilişkin yaklaşımınızdan ve güvenoyu sonrası yaptığınız konuşmadan cesaret alarak yazdığımı tekrarlıyor, Can Dündar ile Erdem Gül’e uygulanan tecritin yasaya aykırı ve gayri insani olduğunu vurgulayarak, mutlaka önlenmesi ve çalışmaları için kendilerine bir yazıcı verilmesi için Adalet Bakanı kanalıyla Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’nü uyarmanızı diliyor, durumu takdirlerinize sunuyorum.”