@ismailsaymaz

Turgut Kazan'dan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga için suç duyurusu

Turgut Kazan'dan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga için suç duyurusu
Turgut Kazan'dan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga için suç duyurusu
Beştepe'deki iftar yemeğinin maliyeti hakkında açıklama yapan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan hakkındaki suç duyurusunun Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga tarafından yapıldığı ortaya çıktı. Candan'ın avukatı Turgut Kazan ise kendisi de eski Adalet Bakanı olan Kasırga hakkında "görevi kötüye kullanma" iddiasıyla karşı suç duyurusunda bulundu.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL – Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda verilen iftar yemeğinin maliyeti hakkında açıklama yapan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan hakkında ‘iftira ve hakaret’ iddiasıyla Adalet Bakanlığı’na yapılan suç duyurusunun Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga tarafından yapıldığı ortaya çıktı. Candan’ın avukatı Turgut Kazan eski Adalet Bakanı olan Kasırga hakkında “görevi kötüye kullanma ve adil yargılama hakkını etkilime” suçundan şikayetçi oldu. Kazan, suç duyurusunda, eski Adalet Bakanı olan Kasırga’nın yetkileri arasında, suç duyurusunda bulunmanın yer almadığını ve bunu Adalet Bakanlığı üzerinden yapamayacağını söyledi. “Cumhurbaşkanına hakaret” suçu yönünden bakanlığın yargılama izni veren makam olduğunu belirten Kazan, “Böylece kovuşturma izni verme yetkisi taşıyan makam devreye sokularak, önce savcılığa, sonra bakanlığın takdir hakkına ve yargılamayı yapacak makama açıkça baskı kurulması amaçlanmıştır” dedi. 

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş, Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Konutu’nda geçen 22 Haziran’da verilen iftarın 240 bin TL’ye mal olduğunu ileri sürmüştü. Bu beyan sonra Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Fahri Kasırga’nın 3 Temmuz’da Adalet Bakanlığı’na başvurarak, Karakuş hakkında “iftira ve hakaret” suçlarından işlem yapılmasını istediği ortaya çıktı. Bunun üzerine Karakuş‘un avukatı Turgut Kazan, dün Fahri Kasırga hakkında suç duyurusunda bulundu. Kazan, dilekçesinde, “cumhurbaşkanına hakaret” suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 299. maddesine göre, yargılama için Adalet Bakanlığı’nın izin şartının arandığını belirterek, şunları kaydetti:

“Böylece kovuşturma izni verme, vermeme yetkisi taşıyan makam devreye sokularak, önce savcılık makamına, sonra da bakanlığın takdir hakkına ve yargılamayı yapacak makama açıkça baskı kurulması amaçlanmıştır. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Teşkilat Yasası’na göre, genel sekreterin böyle bir suç duyurusunda bulunma ve bu yolu bakanlık üzerinden kullanma yetkisi yoktur, olamaz. Bu suç duyurusu, kesinlikle görevi kötüye kullanma ve adil yargılanmayı etkileme eylemidir. Kasırga asıl bu eylem için gereği yapılmalıdır.”

İftar masrafına ilişkin rakamın gerçeği aykırı olması halinde fatura gösterilerek açıklama yapmanın yeterli olduğunu belirten Kazan, “Demokraside izlenecek yol budur. Aslolan şeffaflıktır. Böylece kamuoyu doğruyu öğrenir ve ikna edilir. Bütçe kaynaklarının kullanımıyla ilgili eleştiriler, ceza tehdidiyle susturulamaz. Açıklamada, Cumhurbaşkanlığı makamına veya Cumhurbaşkanının şahsına yönelik en küçük bir ima bile yoktur. Giderleri bütçeden karşılanan bir yemeğin haber olması, konuşulup tartışılması, eleştirilmesi gayet doğaldır. Müvekkilimiz ifade özgürlüğü ile eleştiri hakkını kullanmıştır. Saray açıklamayı yalanlamış, yalanlama medyada yayınlanmış, müvekkilimiz de belgeli açıklama istemiştir. İzlenecek yol budur. Şeffaflık, ceza tehdidine başvurmayı değil, belge göstermeyi gerektirir” dedi.

Dilekçede, AİHM kararlarından da örnekler verildi. Fransa’da, General De Gaulle’in cumhurbaşkanlığı sonrası, G. Pompidou zamanında yalnızca bir dava açıldığı, 1974-2007 yılları arasında d’Estaing, Mitterand ve Chirac zamanında hiç dava açılmadığı ifade edildi. En son, Sarkozy’nin korteji geçerken, “Defol git, geri zekalı” pankartı taşıyan Herve Eon’un 30 Euro para cezasına çarptırıldığı ve bu cezanın ertelendiği kaydedildi. AİHM’nin de bu kararı antidemokratik bulduğu vurgulandı. Kazan, dilekçede, şunları kaydetti:

“Demek ki cumhurbaşkanına hakaret veya iftira suçlamasını değerlendirirken, öncelikle ifade özgürlüğü ve eleştiri hakkını kullanan kişiyi cezalandırmanın demokratik toplumun olmazsa olmazı toplumsal tartışma ve hiciv yoluyla yapılacak çıkışlara caydırıcı etki yaratıp yaratmayacağını düşünmemiz ve Fransa’da tam 33 yıldır cumhurbaşkanına hakaret davası açılmadığına bakarak, bizdeki dava sayısı ile öngörülen cezayı ve mahkemelerce verilen tutuklama kararlarını dikkate alıp nereye sürüklendiğimizi görmemiz gerekiyor.”