Türk çocuğu oyuncaksız

Çocuk gelişiminde önemli yere sahip olan oyuncaklar, AB ülkelerindeki yaşıtlarına nazaran Türk çocuğuna daha uzak duruyor. Türkiye'de çocuk başına düşen yıllık oyuncak tüketimi, AB ülkelerinin sadece yüzde 1'i düzeyinde.

ANKARA - Çocuk gelişiminde önemli yere sahip olan oyuncaklar, AB ülkelerindeki yaşıtlarına nazaran Türk çocuğuna daha uzak duruyor. Türkiye'de çocuk başına düşen yıllık oyuncak tüketimi, AB ülkelerinin sadece yüzde 1'i düzeyinde.
Oyuncakçılar Derneği'nin (OYDER) verilerinden yapılan hesaplamalara göre, AB ülkelerinde bir çocuğun yıllık oyuncak tüketimi 250-500 doları (365-730 milyon lira) bulurken, Türkiye'de bu miktar 5-6 doları (7-9 milyon lira) geçmiyor. Bir başka deyişle AB ülkelerinde yaşayan çocuklar, Türkiye'deki akranlarından 50 ile 100 kat daha fazla oyuncak sahibi oluyor.
Yüzler Uzakdoğu'ya döndü
Türkiye, 30 milyonluk çocuk nüfusuyla, oyuncak sektörü için büyük fırsatlar oluşturmasına rağmen, gelecek vaat eden bu sektör bünyesinde birçok sorunu da barındırıyor. Yaklaşık 150-180 milyon dolar bir büyüklüğe sahip sektörde, yerli imalatçılar Uzakdoğu ithalatındaki artışla büyük kayıplara uğrarken, Uzakdoğu ülkelerinden gelen ürünler ucuz olduğu için imalatçı firmalar imalatı bırakıp hızla ithalatçı oluyor.
Sektörün yaklaşık yüzde 70'ini ithal ürünler oluştururken, bu durum yerli imalatçının rekabet gücünü düşürüyor. Bunun yanı sıra Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Oyuncak Hakkında Yönetmelik üreticilere yeni sorumluluklar yüklerken, üreticiler ürünlerin standartlarını belirlemekte ve onaylayacak yetkili mercilere ulaşmakta zorlandıklarını dile getiriyor. İthalatçılar ise gümrük mevzuatındaki aksaklıklar nedeniyle ithalatın devamlılığını sağlamakta zorlandıklarını vurguluyor. Ekonomik krizden küçülerek çıkan toptancı ve perakendeciler ise bu şartlar altında hayatta kalma mücadelesi veriyor. Perakendeciler, Uzakdoğu'dan gelen oyuncakların çok gösterişli olmasına karşılık kalitesiz olduğunu vurgularken, bu oyuncakların 'Çabuk bozulsun, yenisi alınsın' mantığıyla üretildiğini ileri sürüyor. Perakendecilerin, bir diğer sorununu da işportada aynı ürünün daha ucuza satılması oluşturuyor. Amortisman gideri bulunmayan işportacının mağazada 16 milyon liraya satılan bir ürünü, 10 milyon liraya satabildiği belirtiliyor.