Türk de isyan etti

Adalet Bakanı Türk: Memur yargılaması hükümetin en önemli reformuydu, yeni yasa Anayasa'ya aykırı; geri gidildi. Savcılar havale memuru haline getirildi.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, memur yargılamasına ilişkin yasa değişikliğine 'yolsuzlukla mücadeleyi engelleyip, suçlu bürokratları koruyacağı' gerekçesiyle isyan eden Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'na destek verdi. Başsavcıların suç işleyen bürokratlar hakkında soruşturma izni isteme yetkisinin ellerinden alınmasını başsavcı gibi "Evet, başsavcılar havale memuru haline getirilmiştir" sözleriyle değerlendiren Türk, "Bu değişiklik Anayasa'nın 129/son maddesine aykırıdır, bu noktada tartışılmalıdır" çıkışı yaptı.
Değişiklik taslağı İçişleri Bakanlığı'nda hazırlandı, bu taslağın hazırlanmasına Yargıtay Başsavcılığı, Adalet Bakanlığı da katılmıştı. Ancak TBMM'ye sevk edilen tasarıda tartışılan maddelerin bu kurumların hazırladığı taslakta olmadığı, bürokratlara dokunulmazlık zırhını kalınlaştıran değişikliğin Başbakanlık'ta yapıldığı ortaya çıktı. Bu durum, "Başbakanlık'ta bu işi kim yaptırdı" sorusunu gündeme getirdi
Bakan da isyan ediyor
Radikal'in görüştüğü Adalet Bakanı Türk, başsavcının bu isyanını 'yapılan değişiklik Anayasa'nın memur yargılamasıyla ilgili 129/son fıkrasına aykırıdır, bu yönüyle tartışmalıdır" sözleriyle paylaştı. Türk, tartışılan değişikliği ve genel olarak memur-kamu görevlileriyle ilgili yargılama mevzuatını şöyle değerlendirdi:
"Hükümetimizin yaptığı en önemli reform Memurin Muhakemat Kanunu'nu değiştiren 4483 sayılı kanundur. Bununla memur ve diğer görevlilerin yargılanmasına sürat kazandırılmıştır. Ancak, eski yasanın uygulamasının getirdiği bazı alışkanlıklar ortadan kalkmadı. Bu kanun kapsamındaki şikâyet sayısındaki artış da uygulamada güçlükler yarattı. Bu yüzden ortaya çıkan sakıncaların giderilmesi yerindedir. Bu değişikliğin izin sistemi öngören
Anayasa'ya göre yapılması zorunludur, ancak temel yaklaşımda değişiklik yapılması isabetli değildir.
İlk taslakta yoktu, itiraz ettik
Bu bakımdan savcıların kendilerine gelen şikâyetler üzerinde bir yandan olayla ilgili deliller toplarken, öbür yandan yetkili makamdan soruşturma için izin istemesi, bunun verilmesi üzerine hazırlığın yürütülmesi biçiminde özetlenen sistemin devam ettirilmesi gerekirdi. Yeni değişiklikle ilgili ilk taslak İçişleri'nde yapıldı, orada şimdi tartışılan düzenlemeye yer verilmemişti, orada önerilenler çok makuldu, çünkü biz de oradaydık. Sonra, bu değişiklikler olmuş, biz bunların önemli kısmına itiraz ettik, değişikliğe gidildi ama sonra önergelerle de son hali verildi.
Anayasa'ya aykırı
Bu değişiklikle Cumhuriyet savcıları 'havale memuru' durumuna düşer. Şimdi değiştirilen 4483 sayılı yasa insan hakları alanında atılan çok önemli adımdı. Ortaya çıkan aksaklıklar sistem zedelenmeden değiştirilebilirken, Anayasa'ya aykırı değişikliğe gidilmesi yanlıştır. Ancak, şimdiki düzenleme Anayasa'nın 129/son fıkrası karşısında tartışmalıdır, tartışılmalıdır"
Bakan ve başsavcının bu çıkışlarıyla gözler yasayı inceleyecek olan Cumhurbaşkanı Sezer'e çevrildi. Bakanın açığa vurduğu rahatsızlık, yargı ve siyaset kulislerinde
'veto çağrısı' ağırlığında görüldü.
Kanadoğlu eleştirmişti
4483 sayılı 'Memurların ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması'na
ilişkin yasada kıyamet koparan değişiklik yasası TBMM 'de dört gün önce kabul edilmişti. Değişikliğe ilk isyan eden Yargıtay Başsavcısı anadoğlu, "Başsavcıların suç işleyen bürokratlarla ilgili soruşturma izni isteme yetkisinin kaldırılması savcılara tırpandır. Savcılar, havale memuru haline getirilmek isteniyor. Zamanlaması ilginç olan yeni yasayla suç işleyen bürokratların cezalandırılmaktan kurtarılması sonucu doğabilir" demişti.