Türk Hayati ile Ermeni Hrant eşit, ama ne kadar eşit?

Türk Hayati ile Ermeni Hrant eşit, ama ne kadar eşit?
Türk Hayati ile Ermeni Hrant eşit, ama ne kadar eşit?

Devlet Bakanı Hayati Yazıcı (sağda) Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt?la toplantı düzenledi. Fotoğraf: DİLEK MERMER / AA

Haber: TARIK IŞIK / Arşivi

ANKARA - Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, AB’nin azınlık hakları konusunda Türkiye’ye getirdiği eleştirilerin başında gelen Vakıflar Yasası’nı savunurken “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı her bireyin dernek, vakıf, siyasi parti kurma hakkı var. Ve eşittir bunda. Kesinlikle bir ayrım söz konusu değil. Vakıf kurarken bunların dini mensubiyetlerine, etnik mensubiyetlerine kesinlikle bakılmaz” dedi. Yasada ucu açık ifadeler bulunduğuna dikkat çeken hukukçularsa daha kesin dille eşitlik vurgusu istiyor.
Bakan Yazıcı, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde düzenlediği basın toplantısında müdürlüğün 2008 faaliyetleri ve 2009 hedeflerini açıkladı. Yazıcı, Radikal muhabirinin, gayrimüslim vatandaşların yasaya itirazlarını hatırlatarak, “Vatandaşlar arasında eşitsizliği giderecek yönde yeni bir çalışma olması söz konusu mu? Müslüman ve Türk olan Hayati beyin kurduğu vakıfla, Hristiyan ve Ermeni olan Hrant’ın kurduğu vakıf arasında bir eşitsizlik varsa bu ülkenin yurttaşlarının eşit vatandaş olduğunu nasıl söyleyebiliriz?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Burada çok fevkalede yanlış bir bilgi var. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı her bireyin dernek, vakıf, siyasi parti kurma hakkı var ve bunda eşittirler. Bunlar arasında kesinlikle bir ayrım söz konusu değil. Vakıf kurarken bunların dini, etnik mensubiyetlerine kesinlikle bakılmaz.”
5737 sayılı Vakıflar Yasası’nın 2’nci maddesindeki “Kanunun uygulanmasında mütekabiliyet (karşılıklılık) ilkesi saklıdır” ifadesinin hatırlatılması üzerine ise Yazıcı, cemaat vakıflarında ‘mütekabiliyet esası’ bulunmadığını iddia ederek, “Yabancı vakıfların Türkiye’de faaliyet göstermeleri karşılıklılık esasına bağlıdır. Cemaat vakıfları ile yabancı vakıfları birbirine karıştırmayalım” dedi.
Radikal’in ulaştığı bazı azınlık vakıflarının temsilcileri ve hukukçular ise, Bakan Yazıcı’nın ‘yabancılar için’ dediği yasanın 2’nci maddesinin ucu açık bir ifade olduğunun ve istenirse gayrimüslim vakıflar için de uygulanabileceğinin altını çizdi. Hukukçular, yasanın çıkmasının üzerinden kısa bir süre geçtiğine dikkat çekerek, uygulamanın nasıl olacağını merakla beklediklerini söylediler.
Yasanın gayrimüslim vakıflarını ‘açık bir dille’ güvence altına almadığını söyleyen azınlık vakıf temsilcileri de, ayrımcılığın önlenmesinin ‘iyi niyete bağlı hale’ getirildiğini savundu. Yasanın içinde gayrimüslimler aleyhinde çok sayıda mayın olduğunu belirten kaynaklar, AB’den gelen eleştirilere kulak verilmesi çağrısı yaptılar.