Türk ordusu korsana karşı

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 1 yıl süreyle Aden Körfezi, Somali karasuları ve Arap Denizi'nde deniz korsanları ile mücadelede etmesi için hazırlanan Başbakanlık tezkeresi TBMM'de kabul edildi


ANKARA - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) deniz unsurlarının, Birleşmiş Milletler'in (BM) müşterek görev gücü bünyesinde Aden Körfezi, Somali karasuları ve Arap Denizi'nde, korsanlarla mücadele için 1 yıllığına görevlendirilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Bu görevlendirilen TCG Giresun fırkateyni ve mürettebatı için 17 Şubat Salı günü Marmaris'teki Aksaz Üssü'nde uğurlama töreni düzenlenecek. Törene, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç da katılacak.
Tezkere ile ilgili TBMM'deki görüşmeler sırasında ilk konuşan Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül oldu. Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ile mücavir bölgelerinde, ticari gemilere yönelik, deniz haydutluğunun ciddi bir uluslararası güvenlik sorunu haline geldiğine işaret eden Gönül, bu durumun can, mal güvenliğini yanı sıra uluslararası ticareti de olumsuz etkileyen bir boyuta ulaştığını başta Somali olmak üzere Afrika ülkelerine yapılan insani yardımların da güçleştiğini söyledi.

Potansiyel tehlike

Gönül, bölgede bugüne kadar 500'e yakın korsanlık, deniz haydutluğu ve silahlı soygun yaşandığını belirtirken, 2008 yılı sonu itibariyle 3'ü Türkiye bağlantılı 15 gemi ve 37'si Türk olmak üzere 300'ü aşkın denizcinin rehin alındığını, bu 3 geminin daha sonra serbest bırakıldığını anımsattı. Gönül, "Bu bölgede seyreden bazı ticaret gemilerimiz ise deniz haydutlarının saldırısından tesadüfen kurtuldu. İleride benzer vakalarla karşılaşılması tehlikesi hala çok yüksektir" dedi. Hiçbir ülkenin, tek başına bu sorunla başedecek imkan ve yeteneğe sahip olmadığını ifade eden Gönül, BM Güvenlik Konseyi'nin, deniz haydutluğu, korsanlık eylemleriyle kolektif mücadele kapsamında, uluslararası meşruiyeti daha da kuvvetlendiren 16 Aralık 2008 tarihli kararıyla, ABD öncülüğünde 8 Ocak 2009’da birleşik görev kuvvetinin kurulmasının kararlaştırıldığını anımsattı. Gönül, özetle şunları söyledi:

Türkiye'nin sorumluluğu

"Hükümetimiz, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetinin sağlanması, ulusal çıkarlarımızın korunması ve bu bağlamda uluslararası ticari faaliyetlerimizin güvence altına alınmasına katkıda bulunmak amacıyla hava unsuru destekli bir firkateynimizden oluşacak, deniz kuvvetleri unsurlarımızın bölgede görevlendirilmesinin uygun olacağını değerlendirmiştir. Böyle bir görevlendirme aynı zamanda Güvenlik Konseyi geçici üyeliğimizin yüklediği sorumluluklara da paralel olarak, bu alanda yürütülen uluslararası gayretlere daha aktif şekilde katkıda bulunmamızı sağlayacaktır.

TCG Giresun'un görev tanımı

Uluslararası görevlerde tüm dünya ülkelerinin takdirini kazanan Mehmetçik deniz korsanlarına karşı üstleneceği görev için gün sayıyor. Birleşmiş Milletler'in (BM) müşterek görev gücü için görevlendirilen Gabya sınıfı TCG Giresun fırkateyni hazırlıklarını sürdürüyor. Halen Marmaris Aksaz'daki Deniz Üssü'nde demirli olan TCG Giresun ve personelinin görev tanımı, hükümet tezkeresinde, BM'nin müşterek görev gücünde yer alacak TCG Giresun'un görev tanımı ise şöyle sıralandı:
* Ticaret gemilerine refakat ve koruma sağlamak,
* Korsan gemilerine müdahale etmek, durdurmak, etkisiz hale getirmek ve el koymak,
* Şartların gerektiği ölçüde güç kullanmak, korsanları gözaltına almak,
* Gözaltına alınan korsanları ilgili ülkeye teslim edene kadar gemide tutmak
* Gereken hallerde, sorgulama, delil toplama da dahil her türlü adli kolluk işlemlerini yapmak.

Operasyon yetkisi karayı kapsamıyor

Türk Deniz Kuvvetleri unsurlarının Somali toprakları üzerinde korsanlara yönelik herhangi bir kara operasyonu yetkisi bulunmuyor. Operasyon yetkisi sadece denizlerle sınırlı tutuluyor.

SAT'lar da olacak

Halen Marmaris'teki Aksaz Üssü'nde bulunan TCG Giresun'da; 20'si subay, 113'ü Astsubay, 18'i Uzman Erbaş, 68'i de Erbaş ve Er olmak üzere 219 mürettebat ile bir adet de SeaHawk helikopter görev yapıyor. Bu görev için TCG Gediz'deki SAT (Su Altı Taarruz) ve SAS (Su Altı Savunma) komandolarının sayısı da takviye edilecek. 


Muhalefet de destekledi
MHP Grubu adına konuşan Adana Milletvekili Kürşat Atılgan, Somali'nin, petrol sevkıyatı yolu olması nedeniyle stratejik bir noktada olduğunu belirtti. Atılgan, "Dünyada bugün için enerji açısından petrol ve doğalgaza bağımlılık oranı yüzde 70'tir. 2030 yılında bu oran, yüzde 73 olacaktır. Başkanlık Tezkeresi, aslında dünya petrol sevkıyatının güvenliği ve dünyadaki petrol oyununun bir parçasıdır. Alt yapısı ve hukuki yapısı ciddi bir şekilde hazırlanan bu görevi TSK, hakkıyla yerine getirecektir" dedi ve parti olarak tezskereyi desteklediklerini söyledi.  CHP grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ da, partisinin dünya barış ve istikrarına yapacağı olumlu katkıyı ve ulusal çıkarları dikkate alarak, tezkereye destek verdiğini belirtti. (Radikal)