Türkan Saylan: 'Bana dün gece telefonda tuzak kurdular'

Serbest bırakılan ÇYDD'liler ile birlikte açıklama yapan Türkan Saylan, kendisine telefonda kurulan bir tuzağı anlattı ve tutuklanan Ayşe Yüksel'in Van'daki çalışmaları nedeniyle cemaatlerin öfkesini çektiğini söyledi
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN / Arşivi

İSTANBUL - Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Başkanı Türkan Saylan, kendisine önceki akşam telefonla tuzak kurulduğunu söyledi. Saylan’ın anlatımına göre, bir televizyon programından üç burs almış öğrenci istendi. Gece saatlerinde dernekten biri arayarak, üç memur kardeş bulduğunu ancak memur oldukları için konuşmaktan çekindiklerini söyledi. Saylan’ın ertesi gün konuştuğu dernekten aradığını sandığı kişi ‘Ben dün sizi hiç aramadım’ dedi.
Önceki gün hastaneden çıkan Prof. Dr. Türkan Saylan, gözaltına alınan ÇYDD yöneticilerinin serbest bırakılmasının ardından dün derneğin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Ellerinde kırmızı karanfilerle dernek binasının bahçesinde toplanan dernek üyeleri, gözaltına alınanları alkışlarla karşıladı. 

‘Cemaatlerin hedefindeydi’

Saylan, gözaltına alınan dernek yöneticelerinin serbest bırakılmasına sevinemediğini çünkü Van Yüzüncü yıl Üniversitesi öğretim üyesi Prof.Dr. Ayşe Yüksel’in tutuklandığını söyledi. Saylan, Yüksel’in çalışmalarını anlattı ve şöyle konuştu:
“Sekiz yıl gönüllü çalıştı. Dört yıl rektör yardımcılığı yaptı. Tam 13 bin öğrenciden sorumluydu. Baktı ki 13 bin öğrenci tarikatlar tarafından paylaşılmış. Öğrencilerin gıdasız olduğunu saptadı. Ekmek arası patates ile 24 saat duran çocukları gördü. Kolları sıvadı giysi bankası kurdu. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde giysisiz çocuk kalmadı. Cemaatlerin, cemaatçi hocaların öfkesini çekti. Ardından çete davası (Eski rektör Yücel Aşkın davası) açıldı. Orada yapılamayan şimdi gerçekleşti.”
Saylan kendisine tuzak kurulduğunu da söyledi. Bir televizyon programından arandığını anlatan Saylan şöyle konuştu: “Üç öğrenci istediler, burslardan yararlanıp mezun olmuş. Ben de bizim bu işlerden sorumlu arkadaşlarımıza telefon ettim ‘sen ayarla’ dedim. Sonra bana telefon geldi. ‘Ben Olgay’ dedi, ben de çok yorgundum. Dedi ki ‘Üç tane kardeş vardı, bizden okuyup meslek sahibi olmuşlardı. Onları davet edeyim mi. Yalnız devlet memuruymuşlar’ dedi.  Ben de ‘Kimseyi zorlamayız o riski alıyorlarsa tamam’ dedim. Sabah arkadaş aradı tekrar. ‘Kardelenlerden üniversiteyi bitirmiş birileri var kafamda’ dedi. Ben de ‘O üç kardeşe ne oldu’ dedim. Olgay da ‘Ne üç kardeşi’ yanıtını verince, ‘Sen beni dün gece aramadın mı’ dedim. ‘Aramadım’ dedi. Demek ki telefon kuşlarımız bize tuzak kurdular. O kızlar programda kim bilir neler söyleyecekti?”

Operasyon ters tepti

Öte yandan Saylan olayların ardından derneğe üye olmak isteyenlerin telefonlarının yağdığını, yapılmak istenenin ters teptiğini belirterek “10 bin 500 lira bağışladı bir bağışçı. Bununla 42 harddisk almak zorunda kaldık. Belgeleri kopyalasalardı, bu parayla 24 ilköğretim, 84 üniversite öğrencinin aylık burs ödemesi yapılabilirdi. Kefen parasını bile bağışlayanlar var” dedi.
Türkan Saylan ayrıca “İyi olursak 1 Mayıs’ta Taksim’deyiz” dedi.

‘Ben hakiki din eğitimi aldım’ 
ÇYDD Genel Başkanı Türkan Saylan yıllardır misyoner olduğu yönündeki iddialara ise annesinin nüfus kayıt örneğiyle cevap verdi: “Rahmetli annemin Hıristiyanlık meselesi var. Annem İsviçre kökenli. Babamla evlenip bana hamile kalınca Müslüman oluyor, Leyla adını alıyor. Malum basın evlenmeden önceki halini yazıyor. Annemi Müslüman mezarlığına gömdük. Gece gündüz İngilizcesi’nden Kur’an okur, bize ahkam keserdi... İnsan Müslüman olmayabilir, Hıristiyan da kalabilir. Bu ayıp değil ki ayrıca... Biz hakiki din dersi almış bir kuşaktanım. Hafız Ahmet beyden ders aldım. Çok iyi bir din bilgisi sahibiyim...”