Türkan Saylan'a veda ediyoruz

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan'ın cenazesi için ilk tören Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde düzenlendi. Teşvikiye Camii'nde kılınan cenaze namazına on binlerce kişi katıldı

 

 

Adobe Flash Player YükleAdobe Flash Player Yükle

 

TÖRENDEN FOTOĞAFLAR İÇİN TIKLAYIN

 

UMAY AKTAŞ SALMAN / SERKAN OCAK / OLCAY CAN KAPLAN


İSTANBUL - "Onun bursuyla okudum. Üniversite kazandığım yıl onunla tanışmam yoluma kararlılıkla devam etmemi sağladı" Bize iki büyük öğüt bıraktı. Biri; ’dününü bilmeyen bugünü tayin edemez’ sözünden yola çıkarak, tarihini dününü bilen gençler olmamız, ikinci öğüdü ise; dünyaya yabancı kalmamak adına öğrenebildiğimiz kadar dil öğrenmemizdi..." Mersin, Çanakkale, Isparta, İzmir, Aydın, Adana, Gaziantep... Hem sağlık hem eğitimde Türkiye'ye unutulmaz hizmetler sunan Prof. Dr. Türkan Saylan, son yolculuğuna çıkarken başında burs verip okuma imkanı sağladığı Anadolu çocukları yani 'kardelenleri' ve çok sevdiği papatyalar vardı. Türkan Saylan'a veda kolay olmadı. Önce Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nı hıncahınç dolduran bir dost - seven grubu, buradan Teşvikiye Camii'ne yine çiçek ve alkışlar eşliğinde yolculuk, ardından Teşvikiye'den Zincirlikuyu Mezarlığı'na kadar binlerce kişinin sevgi selinde alınan yol...
74 yaşında hayata veda eden Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan için ilk uğurlama dün Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'ndaydı. Yol arkadaşları ve kardelenleri 'annemiz ve öğretmenimiz' dedikleri 'Türkan hoca' için 1680 kişilik salonu doldurmuştu. Katılımcılardan bir kısmı, yoğunluktan içeriye giremedi ve dışarıda kalanlar için kapıda barkovizyon kuruldu.


'Arkadaş'


Salona üzerinde, Saylan'ın fotoğrafı ve 'Güneş umuttan şimdi doğar' yazılı dev bir afiş asıldı. Kadınların ağırlıkta olduğu salonda 'Yiğidim aslanım' ve 'Arkadaş' şarkıları söylendi.
Saylan'ın bayrağa sarılı tabutu alkışlar, göz yaşları ve "Türkiye laiktir laik kalacak" sloganları eşliğinde salona girdi. En çok alkışı ise CHP'li Kemal Kılıçdraoğlu aldı. Ellerinde papatyalar bulunan ÇYDD üyesi ve bursiyeri gençler, tabudun etrafından dizildi.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'yla başlayan törende Saylan'ın hayat hikayesi barkovizyon gösterisiyle anlatıldı.


Hem gericiliğe hem militarizme


Törende konuşma yapanlar şu mesajları verdi:
ÇYDD Başkan Yardımcısı ve Eski Adalet Bakanı Aysel Çelikel: Ona yapılan hukuksuzluktan sonra insann kendini suçlu hissetmeden konuşması çok güç. Türkan Saylan neler yaptı? Laiklik ve çağdaşlık kazanımlarını ortak paydamız olarak savunması, kızların okutulması, hukukun üstünlüğünün ve yargı bağımsızlığının, düşünce özgürlüğü ve basın özgürlüğünün savunulması, bu mu darbecilik? Bunlar darbecilikse, hepimiz darbeciyiz!
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr İbrahim Kaboğlu: 20 yıllık ajandalarını bugün buraya getiremedik ancak, Atatürk’ün el yazması anayasa taslağını salona getirebildik. Bu taslağa da polisler tarafından el konulmuştu. Türkan hocamız için bu çok önemliydi. Bugün buraya getirmeyi başardık.
ÇYDD’den burs alan Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Pelin Bardakçı: Üniversite kazandığım yıl onunla tanışmam yoluma kararlılıkla devam etmemi sağladı. Üniversite hayatım boyunca devam eden bu hırs yoluma ışık tutmuş daha iyi, daha özgür daha güzel şeylerin mümkün olabileceğini gösterdi.
Bursiyer Volkan Düzenli: Bize iki büyük öğüt ve miras bıraktı. Öğütlerden biri; ’dününü bilmeyen bugünü tayin edemez’ sözünden yola çıkarak, tarihini dününü bilen gençler olmamızı, ikinci öğüdü ise; dünyaya yabancı kalmamak adına öğrenebildiğimiz kadar dil öğrenmemizdi.
Lepra Hastanesi hemşirelerinden Leyla Koç: Gericilikle olduğu kadar militarist söylemle de mücadele etti. Bunun en güzel örneği 'Ne şeriat ne darbe' sloganıdır.
Yalova deprem bölgesinden Erkan Kaya: Saylan'ın sihirli elleri girmişti bir kere deprem bölgesine, nakış nakış örüyordu yaşamı yeniden o hünerli elleriyle. Seni unutmayacağız öğretmenim.
ÇYDD'nin okuma yazma kurslarında okuma yazma öğrenen ve iki roman yazan Zeynep Baygören: Ben bir ev hanımıyım. Hiç okula gitmemiş bir insanım. Küçücük bir dünyam vardı ÇYDD'yi tanıyana kadar. Şimdi okuyor, yazıyor, okuduğumu anlıyorum. Çevreme farklı bir gözla bakıyorum. İki kitap yazdım, üçüncüsünü yazıryorum.


Papatyalarla uğurlandı


Konuşmaların ardından, Saylan'ın oğulları Çağlayan ve Çınar Örge, kardeşi Gündüz Saylan, torunları Timur ve Tamer Örge ile ÇYDD yöneticileri Saylan'ın cenazesi etrafında toplandı. Ardından da Saylan'ın cenazesi önünden saygı geçişi yapıldı. Daha sonra da tabut üzerine Saylan'ın çok sevdiği papatya ile diğer çiçekler bırakıldı.


Cenaze Teşvikiye Camisi'ne götürüldü


Saylan'ı cenazesi Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayındaki anma törenin ardından "Türkiye laiktir laik kalacak" ve "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganları eşliğinde Maçka üzerinden Teşvikiye Camisi'ne doğru yola çıkarıldı. Cenaze aracının hemen arkasında çocukları ve ailesi, ÇYDD üyeleri vardı. Salona sığmayan kalabalıkla binleri bulan kortej, Teşvikiye'de doğru yürümeye başladı. Kortejde Ankara, Çanakkale, İzmir gibi ülkenin birçok yerinden yaşl, genç, çocuk ve engelli pek çok kişi vardı. Kortejin önünde dev Türk bayrağı, arkasında ise Saylan'ın fotoğrafının olduğu, "Atatürk'ün kızını uğurluyoruz" yazılı başka bir pankart açıldı. Gençler ellerinde "Ne şeiat ne darbe" ve "Baba beni okula gönder" yazılı pankartlar taşıdı. Türkiye Komünist Partisi, Altı Nokta Körler Derneği ve Yurtsever Cephe gibi kuruluşlar da korteje katıldı.


-Ne şeriat ne darbe-


Topluluk sık sık "Türkiye laiktir laik kalacak", "Gün gelecek devran dönecek, AKP halka hesap verecek", "Ne şeriat ne darbe, tam bağımsız Türkiye", "Şeraita, faşizme, karanlığa geçit yok" gibi sloganlar attı. Kimileri, "Buradakilerin hepsini de Ergenekon'dan alın" diye bağırırken, bir başkası da "Kadını iki kez öldürdüler" diye tepki gösterdi. Bastonla yürüyen yaşlı bir kadınsa "Onu üzenlerin de canı yansın" diye sitem etti.


Ara sokaklar bile doldu


Cenaze ve kortej yaklaşık bir yarım yürüyüşle Teşvikiye Camisi'ne yönelirken, Maçka yolu, Teşvikiye Caddesi ve Nişantaşı da tıklım tıklım dolmuştu ve adım atılacak yer yoktu. Ara sokaklar dahil tıkandı.


Cüzam hastaları unutmadı


Saatler öncesinden camiye gelen yüzlerce kişi de avluya sığmadı. Cenazeye katılanlar avluda kendine yer bulamayınca cami dışında beklemek zorunda kaldı. Ellerinde bayraklarla gelenler de vardı. Topluluk yer yer "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diye slogan attı. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin çelengi camiye geldiğinde uzun süre alkış aldı. Alkışlar çelenk yerine konana dek sürdü. Bu arada Güneydoğu'dan gelen Cüzzamla Savaş Derneği üyeleri de uzun süre alkışlandı.
Saylan'ın cenazesi getirildiği sırada öndeki iki afiş dikkat çekti. Birisinde, "Işığın sönmeyecek; kardelenlerin solmayacak" yazarken, diğerinde de "Rahat uyu hocam hayallerin gerçek olacak" yazıyordu. Siyah fon üzerine yazılan afişler gençlerin ellerinde camiye getirildi. Teşvikiye Cami'nde Beyoğlu Emekli Müftüsü İhsan Özkeskin'in verdiği vvazın ardından cenaze namazı kılındı. Daha sonre cenaze Zincirlikuyu Mezarlığı'na doğru yola çıkarıldı.