'Türkiye AB çöplüğü değil'

Greenpeace üyeleri, toksik atık içeren gemilerin sökülmek üzere Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden Aliağa'ya gönderilmesini, Ankara'da protesto etti.

ANKARA - Greenpeace üyeleri, toksik atık içeren gemilerin sökülmek üzere Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden Aliağa'ya gönderilmesini, Ankara'da protesto etti. Örgüt, aynı dakikalarda Hindistan'ın Bombay kentinde de eylem düzenlerken Brüksel'de basın açıklaması yaptı.
Greenpeace üyeleri, Uğur Mumcu Caddesi'nde, Avrupa Birliği Türkiye Temsilciliği'nin bulunduğu binaya 'Türkiye Avrupa'nın çöplüğü değil' yazılı pankart astı. Maskeli-tulumlu eylemciler de Aliağa'daki gemi söküm alanlarından getirilen zehirli atık içerikli gemi parçaları ve zehirli deniz suyunu, cam fanuslar içinde sergiledi.
Tankerler niye sökülüyor?
Greenpeace Akdeniz Ofisi Gemi Sökümü Kampanyası sorumlusu Erdem Vardar, yaptığı basın açıklamasında, her yıl 50'den fazla toksik atık içeren geminin hiçbir önlem alınmadan söküm amacıyla İzmir Aliağa'ya gönderildiğini hatırlattı Vardar, "AB, tek cidarlı (petrol deposu etrafına geçirilen sac) petrol tankerlerini tasfiye etmek için harekete geçti, artık AB'de çift cidarlı tanker kullanılacak. 2005-2010 yılları arasında 2 binin üzerinde petrol tankeri, söküm için Türkiye ve Hindistan gibi ülkelere gönderilecek. Yetkililer harekete geçmeli. AB Türkiye Temsilciliği'nden, Türkiye'nin, AB'nin çöplüğü olmayacağına dair açıklama bekliyoruz" dedi.
AB: Yardım edilecek
Bunun üzerine eylemcilerin yanına gelen Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Temsilciliği Çevre ve Sürdürülebilir Kalkınma Sektörü yöneticisi Gürdoğar Sarıgül, AB'nin, toksik maddelerin geri dönüşümü için çalışma başlattığını, ancak henüz kesin bir sonuca ulaşılamadığını belirtti. Sarıgül, Aliağa'daki gemi söküm tesisinde bugüne dek oluşan kirliliğinin giderilmesi için de AB'nin Türkiye'ye finansal yardım yapacağını anlattı.
Greenpeace Akdeniz Ofisi'nden Vardar ise şunları söyledi: "Aliağa'daki gemi söküm tesisinde bugüne kadar oluşan kirlilik ve bundan sonra bu alanın daha etkin yönetilebilmesi için AB'nin Türkiye'ye yönelik katılım öncesi finansal yardımları söz konusu olacak. Bu sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da sorunu olduğu için, AB gereken ilgiyi göstermekte."