Türkiye bugün sınırları mayınsız bir ülke olabilir

Yıllardır gündemde olsa da çözüme kavuşmayan sınırlardaki mayınlar konusunda, 'işi hızlandıracak' yasa tasarısının bugün TBMM'den geçmesi bekleniyor

AKP ısrar edecek, CHP Anayasa Mahkemesi’ne gidecek

ANKARA - Türkiye’yi sınırlarındaki mayınlardan ‘hızla’ kurtarması hedeflenen yasa tasarısının bugün TBMM’de kabul edilmesi bekleniyor. Altı maddeden oluşan ve iki haftada dört maddesi görüşülebilen tasarı nedeniyle TBMM’de kopan söz düellosu son dakikaya kadar sürerken CHP yasanın çıkmasının hemen ardından Anayasa Mahkemesi’ne gideceğini ilan etti bile.
Tartışma koparan tasarı özetle şu maddeleri içeriyor: 
* Suriye-Türkiye sınırında 510 kilometre uzunluğunda, 350 metre derinliğinde 615 bin 149 mayın hizmet alımı veya yap-işlet-devret yöntemiyle temizlenecek. 
* Temizleme işlemi en fazla beş yıl sürecek. 
* Ortaya çıkacak tarım arazisinin işletmesi ‘en çok 44 yıllığı’na temizleyen şirkete verilecek.
Mayınlar nedeniyle ölen sakatlanan vatandaşları ‘bir yana’, Türkiye için sınırlarındaki mayınlarını temizlemek 1998 yılında imzaladığı Ottawa Anlaşması’nın gereği. Buna göre mayınlar 2014 yılına kadar temizleyecek. 
Muhalefetin itirazı iki noktada. Mayınlı arazileri kim temizlesin? Temizlenen arizelere daha sonra ne yapılsın. 

‘Suriye’yle barış bozulur’
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol: Bu aslında ilk defa en iyi ilişkilerimizi yaşadığımız Suriye ile ilişkilerimizi temeline dinamit koyacak bir olaydır. Türkiye ile Suriye sınırı arasına bir İsrail şirketinin, 530 uzunluğunda 350 metre eninde bir kuşağa yerleştirilmesi, Suriye ile ilişkilerimizin temeline dinamit koyar. Sistemi ne olursa olsun dünyanın hiçbir ülkesinde, sınırlarını ‘yap-işlet-devret’e göre kiraya veren bir ülke yoktur. Yasa görüşülürken, mayınlı toprakların temizlendikten sonra topraksız yöre halkına dağıtılması için önerge verdik. Bu öngerge AKP oylarıyla reddedildi. Başbakan, ‘Burada İzaklar değil Mehmetler çalışacak’ diyor. Mesele burada kimin çalışacağı değil orayı kimin işleteceği ve ürünün kimin tarafından sahipleneceği meselesidir.
CHP’li Canan Arıtman: Sınırda vatani görevini yapan evlatlarımıza askeri yetkililerce ‘sınır namustur’ kavramı öğretilir. Namusun ticareti olur mu?

‘Toprak halka dağıtılmalı’
DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş: Organik tarıma uygun böylesine bir arazinin 44 yıllığına yabancılara bırakılmasına karşıyız. Bu toprak ordaki halka dağıtılmalı ya da bu olmuyorsa yerli bir firma toprağı işlemeli. Mayın temizleme işi ise dışardan teknik destek alınarak yapılabilir. 

‘Yabancıya verilmesin’
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural: Mayınlar temizlensin. İtirazımız temizlenecek toprakların tarım amaçlı yabancılara verilmesine. Bir ihale için bir kanun çıkarılıyor. Hükümetin amacı mayın değil, Suriye sınırındaki toprakların başkalarınca işletilmesi.

‘Şehit yakınlarına dağıtılsın’
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Dr. Ahmet Şanverdi: Sınır boyları stratejik araziler. Arazilerin temizlendikten sonra şehit yakınlarına dağıtılmalı. 

Bir bardak suda fırtına
AKP Grup Başkanvekili Mehmet Elitaş: “Tasarının 2. maddesi çok önemli: ‘(temizlik) öncelikle hizmet alımı şeklinde yapılır’ diyor. Hizmet alımını kim tespit edecek: Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay, Tarım ve Köyişleri ve Maliye Bakanlıkları tarafından oluşturulacak bir kurul. Burada çay kaşığı suda fırtına koparılıyor. Sanki ihale yapılmış, hizmet alımı sözleşmesine kimse müracaat etmemiş, temizle ve işlet yöntemi uygulanıyor gibi bir ifade kullanılıyor.” (Radikal) 

Gönül: İki Kıbrıs kadar sözü abartı
Milli Savunma Bakanı Vacdi Gönül’ün öncelikle bir itirazı var: O da  yasa tasarısıyla temizlenmek istenen alanın büyüklüğüyle ilgili. Gönül, ‘iki Kıbrıs adası’ kadar  denilen bu alanın sadece 176 kilometrekare olduğunu söyledi: “Mayınlı arazinin boyu 510 kilometre genişliği 350 metredir. Çarpın bölün hazine kayıtlarına göre bu 176 kilometrekaredir.”
Mayınlı arazilerin temizlenmesi için ilk girişimin ta 1992’de yapıldığını hatırlatan Gönül’e göre artık bu konuda sonuç alınmalı: 
“Bizim hükümetimiz gelinceye kadar çok az şey yapılabilmiş. İş ciddi olarak ele alınınca Maliye Bakanlığı’nın bir kanun çıkarması öngörülmüş ve kanun aynen şöyle: ‘Mayınlı arazi hizmet alınmak suretiyle temizlenir.’ Yani bu konuda hizmet alımı olacak. Birileri gelip temizleyecek, para karşılığında. Eğer bu olmazsa yap-işlet-devret ile yapılır. Bu birinci unutuluyor. Hep ikincisi kullanılıyor. Bakalım hizmet alımı süreci ile yapılıyor mu, yapılmıyor mu göreceğiz? Eğer bu (Ottawa) anlaşmayı imzalamasak bile mayınlı arazinin insan hayatında nelere mal olduğunu bildiğimiz için temizlenmesi, bu toprakların tarıma kazandırılması, hükümetimizin en büyük arzusu. Demek oluyor ki, doğru bilgi ile hareket edilirse, etrafınıza anlatırsa bir icraatın daha yanlış yere sevk edilmesi önlenmiş olur.”

Mayın temizliğinde korkunç fiyat farkları
Türkiye’de halihazırda toprağa döşeli 984 bin 313 mayın var. Bunların 615 bin 149’u Suriye sınırında. Kalanı Irak, İran ve Ermenistan sınırında.
Türkiye 2014 yılına kadar hepsini temizlemek zorunda. Yunanistan sınırındaki mayınlar ise daha önce TSK tarafından temizlenmişti.
1.6 milyon avro: Mayın temizleme denilince akla gelen ilk adres, NATO’ya bağlı NAMSA. NAMSA daha önce Sırbistan’daki 1.4 milyon mayını, toplam 1.6 milyon avroya temizlemişti. Ama NAMSA’nın Türkiye’de bulunan yaklaşık 1 milyon mayını beş yılda ‘temizleyemeyeceği’ ifade ediliyor.
50 milyon dolar: İşin TSK’ya verilmesi de günmede geldi. TSK, 2004 yılında verilen 50 milyon doları iade ederek “Biz yapamayız” dedi.
1 milyar dolar: Milli Savunma Bakanlığı, mayın temizliği için ihaleye de çıktı. Ama  gelen tekliflerin 700 milyon-1 milyar dolar arasındaki olduğunu belirterek geri çekti. NAMSA ile şirketler arasındaki ‘ücret uçurumu’nun, NAMSA’nın elindeki teçhizatın bolluğu ve mayın temizliğinden komisyon almamasına bağlı olduğu belirtildi.