Türkiye hapiste ölen Tekin için nota yolladı

Türkiye hapiste ölen Tekin için nota yolladı
Türkiye hapiste ölen Tekin için nota yolladı

1.90?lık Tekin içeri sağlam girdi, ölü çıktı.

Mikail Tekin'in Belçika'da cezaevinde ölümüyle ilgili sorgulanan üç gardiyan bırakıldı. Türkiye, olayın aydınlatılması için Belçika'ya nota yolladı

BRÜKSEL - Türkiye’nin Türk vatandaşı Mikail Tekin’in Belçika’nın Jamioulx hapishanesinde ölmesiyle ilgili olarak Belçika’ya nota verdiği öğrenildi. Ankara, Belçika makamlarından Tekin’in ölümünün  en kısa zamanda aydınlatılmasını istedi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da dün  konuyla ilgili olarak Belçikalı muhatabı Yves Leterme’yle bir telefon görüşmesi yaptı.
TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı  Zafer Üskül de önceki gün Belçika Parlamentosu’na bir mektup göndermişti.
Tekin’in ölümüyle ilgili olarak  savcılık tarafından sorgulanan üç gardiyanınsa serbest bırakıldığı, gürdiyanların herhangi bir suçlamaya veya disiplin cezasına da hedef olmadıkları anlaşıldı.  

‘Yemek yerken boğuldu!’
31 yaşındaki Tekin, 7 Ağustos günü cuma namazı çıkışı trafik polisiyle tartıştığı için gözaltına alındı. Psikolojik sorunları olmasına rağmen ve henüz netleşmeyen gerekçelerle  adli karar alınmaksızın hapishaneye yollandı.
8 Ağustos günü, polis Tekin’in ailesini arayarak “Oğlunuz yemek yerken boğuldu. Cesedini bir an önce alın” dedi. Ancak ailenin ve diğer mahkûmların itirazı üzerine yapılan otopside gencin ‘fiziksel şiddet’ sonucu öldüğü belirlendi. Savcılık bunun üzerine üç gardiyanı sorguya alınca diğer gardiyanlar arkadaşlarına destek için grev başlattı. Gözaltındaki gardiyanlar bir suçlama veya disiplin cezası istenmeksizin bırakılırken grev de sona erdi.
Belçika Ulusal Haber Ajansı’nın haberinde “Tekin gürültü yaptığı için sakinleştirici hücreye (tecrit hücresi) alınırken üç gardiyan tutukluya hâkim olmak durumunda kaldı. Otopside şiddet izleri bulundu. Soruşturma gardiyanların tavrının koşullara uygun olup olmadığını belirleyecek” denildi. Sonuç gardiyanların bırakılması oldu.
 Mikail Tekin’in cenazesi Sivas’taki otopsinin ardından toprağa verildi. Sivas’a gelen anne Dönüş Arslan, “Oğluma çok ağır ilaçlar veriyorlardı. O karıncayı incitmiyordu” diye gözyaşı döktü. (aa)