Türkiye 'savaşmayan gönüllü' olacak

Türkiye 'savaşmayan gönüllü' olacak
Türkiye 'savaşmayan gönüllü' olacak
Türkiye, Suriye'ye karşı kurulması muhtemel bir 'gönüllüler koalisyonu'nda savaşçı güç olarak yer almayacak. Diplomatik kaynaklar da "Hükümet askere muharip güç olma direktifi vermez" diyerek bu yargıyı doğruluyor.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Rusya vetosu nedeniyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden (BMGK) ihtiyaç duyulan karar çıkmadığı takdirde Suriye’ye karşı bir “gönüllüler koalisyonu” ortaya çıkabileceğini ve Türkiye ’nin bu koalisyonda yer alacağını açıkladı. Kosova’da 1999’da ve Libya’da 2011’de benzer bir durum ortaya çıkmıştı. BMGK kararları NATO operasyonlarının ardından gelmişti. Davutoğlu’nun “Katılırız” dediği koalisyon Suriye’ye askeri bir müdahalede bulunursa, Türkiye’nin ‘saldırı’ ekibinde yer alması beklenmiyor. 

Sıkıntılı durum

Şam yakınlarında kimyasal silah kullanılması ABD , Britanya ve Fransa’nın öncelik ettiği uluslararası toplumu tam bir cenderede bıraktı. Bir tarafta tarih olması gereken “kimyasal silah kullanma” fikrinin 21. yüzyılda yeniden gündeme gelmesi ve herhangi bir yaptırım olmazsa kitle imha silahı kullandığına inanılan Suriye’ye ‘ayrıcalık tanınmış’ görüntüsünün ortaya çıkacağı gerçeği var...
Diğer tarafta ise BM kararı olmadan Esad’a BM hukukuna göre meşruiyeti olan askeri yaptırımlarda bulunmanın çok fazla yolunun bulunmaması. Rusya ve Çin’in vetosu nedeniyle BMGK’nın karar alması zor görünüyor. BM hukukuna göre mümkün olmasa da geniş katılımlı bir “gönüllüler koalisyonu”nun kimyasal silah kullanımı gibi kritik bir gerekçeyle harekete geçmesi geçmişte de başvurulan bir yöntem. Bu tür bir oluşumun ilk sinyalini Esad rejimine karşı askeri seçenek kullanılabileceğini açıklayan Fransa vermişti. Ardından ABD ve Britanya’nın Akdeniz’deki ABD donanmasından ya da bölgedeki üslerden ‘nokta hedef’ gözeterek küçük çaplı saldırılar yapmayı konuşması geldi. Tartışılan adımlar arasında Suriye’de fiili durum yaratıp mülteciler için güvenli bölgeler oluşturma, tahliye operasyonları da var. Davutoğlu’nun sözünü ettiği türde geniş bir koalisyon, Rusya ve Çin’i ikna edebilecek bir koza dönüşebilir. Rusya ve Çin yine de ikna olmazsa koalisyon oluşturulabilir ve BMGK kararı beklemeden Suriye’ye karşı harekete geçebilir. AB’nin ve NATO’nun ortak tavır alması halinde de söz konusu harekâta NATO da öncülük edebilir.
ABD, Britanya ve Fransa, Şam’daki stratejik hedefleri füze ile vurma fikrini tartışıyor. Bu yolla Esad’a “ileri gidersen kapsamlı askeri operasyon gelir” mesajı verilmek isteniyor. Ancak, masada böyle bir adımın doğuracağı riskler de konuşuluyor ve bu risklerin sınırı kestirilemiyor. Sonbahar ve kış ayları, dolayısıyla da enerji tüketiminin artacağı bir dönemde Rusya ve İran’ın Suriye’ye destek için petrol ve doğalgaz kozunu oynaması, Suriye hava savunma sisteminin etkin bir şekilde devreye girerek karşılık vermesi, Türkiye dahil, bölge ülkelerine yönelik misilleme ile bölgesel bir çatışma riski, öngörülen sorunlardan bazıları. NATO istihbaratı, olası bir operasyonun sonuçlarını hesaplamak için bu günlerde fazla mesai yapıyor.
NATO operasyonu olmadığı sürece, Türkiye’nin operasyonlara katılmak için TBMM’den tezkere çıkarması gerekiyor. Şunu da unutmamak lazım: Türkiye, Kore Savaşı’ndan bu yana uluslararası operasyonlarda hiç ‘savaşçı’ tavır almadı. 2003’te hükümet Irak’ı işgal eden uluslararası koalisyona destek vermek istese de TBMM bu isteğe geçit vermemişti. TSK 1995’te Bosna’da barış gücüne, 1999’da Kosova’da NATO’nun askeri operasyonuna katılmıştı. İki operasyonda da Mehmetçik savaşçı rol oynamamış, güvenlik, lojistik ve istihbarat görevleri üstlenmişti. 2011’de Fransa’nın bombardımanından sonra NATO’nun başlattığı operasyonda TSK yine nakiller, haberleşme gibi lojistik görevlerle sınırlı kalmıştı. Askeri kaynaklar, Türkiye’nin bu tür bir operasyona katılacağını, siyasi iradenin direktifleri doğrultusunda hareket edeceğini söylerken, diplomatik kaynaklar, siyasi iradenin ‘muharip görev’ direktifi vermeyeceği yorumunu yaptılar.