Türkiye Yatağan'ın ipini Kyoto'yla mı çekecek?

Türkiye'nin Kyoto Protokolü'ne hiç taraf olmaması veya olsa bile AKP hükümetinin istediği şartı kabul ettirmesi, Yatağanlıları çok yakından ilgilendiriyor.

MUĞLA - Türkiye'nin Kyoto Protokolü'ne hiç taraf olmaması veya olsa bile AKP hükümetinin istediği şartı kabul ettirmesi, Yatağanlıları çok yakından ilgilendiriyor. Çünkü, her iki durumda da Türkiye'nin zengin ama kalitesiz linyit kaynaklarını enerjiye çevirecek termik santralların artmasının önünde 'hiçbir engel' kalmıyor.
Zengin ama emisyonu yüksek yani kalitesiz linyit yataklarının göbeğindeki Yatağan, ilçedeki birinci termik santraldan şikâyet ederken ikincisi yolda. Özel bir şirket tarafından yapılması planlanan ikinci termik santrala tepkiler giderek büyüdü. Santralın kurulacağı yerin 5 bin yıllık Lagina antik kalıntılarına sadece 2 kilometre uzaklıkta olduğunu vurgulayan çevreciler, turizm rehberleri, arkeolog ve köylüler dün Hisarardı Köyü'nde buluştu.
Köy sınırları içindeki dört maden şirketinin ve Yatağan termik santralının yörede yaşamı kâbusa çevirdiğini belirten muhtar Ramazan Kurt dertli: "800 nüfuslu köyde neredeyse herkes kanser veya solunum yolu hastası. Araplı Çayı'ndan su yerine beyaz mermer ve maden tozu akıyor. Çiftçilik bitti. Gençlerimiz köyü terk etti. Köyde kalanlar ölümü bekler hale geldi. Bir zamanlar Yatağan'ın sebze-meyve ambarı olan köyümüzde hayat bitti. Köyümüzü bir an önce afet bölgesi ilan etmelerini istiyoruz. Doğamızı aldılar şimdi de canımızı almak istiyorlar."
Bacagazı arıtma tesisi bile 20 yıllık mücadeleyle kurulabilen o da sık sık arızalanan Yatağan'daki ilk termik santralın (Yeniköy) müstakbel 'komşu'su, Hisarardı Köyü'nde 300 hektarlık tarım arazisi üzerine kurulmak isteniyor. (dha, Radikal)