Türkiye'den büro manzarası: Memurlar ayakta!

Türkiye'den büro manzarası: Memurlar ayakta!
Türkiye'den büro manzarası: Memurlar ayakta!
Sarp kayalıkların üstünde hizmet




ANKARA - Türkiye Kamu-Sen’e bağlı Türk Büro-Sen, devlet daireleri ve kamu hizmet binalarındaki fiziki yetersizliklerden yakınırken, kalorifersiz gümrük kapıları, rutubetten işlevini yerine getiremeyen arşivler ve "sarp bölgelerdeki" bürolardan şikayet etti. İskenderun’da masa olmadığı için bir büroda memurların ayakta hizmet verdiği iddia edildi.
Türk Büro-Sen Ar-Ge Merkezi ve Basın Bürosu’nun Türkiye çapında yaptığı "Hizmet Koluna Bağlı Kamu Kurumlarının Fiziki Mekan Yetersizliği" araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Yazılı açıklamada, kamu hizmet binalarının yetersiz çalışma koşulları nedeniyle memurların motivasyonlarını kaybettikleri belirtildi.
Çalışanlarla vatandaşların dar koridorlarda uzayan kuyruklar ve havasık kamu kurumların stres dolu atmosferi nedeniyle tartışma yaşadıklarını öne süren Türk Büro-Sen, "Çatlak duvarlar, hala sobayla ısınan odalar, akan damlar, depreme dayanıksız yapılar hem devletin hem de çalışanların itibarlarını kaybetmesine yol açıyor" dedi. Buna göre metropollerdeki bazı devlet dairelerinde de kışın ısınma, yazın serin ortam sağlama sorunu bulunuyor. Kanalizasyon sistemleri arızalı devlet dairelerine rastlandığını belirten Türk Büro-Sen şu örnekleri verdi:



-MEMURLAR AYAKTA ÇALIŞIYOR İDDİASI-



"Örneğin, İskenderun Denetim Koordinasyon Müdürlüğünde 21 personele masa yok. Personel ayakta durarak hizmet vermeye çalışıyor. Trabzon Gümrük Müsteşarlığı’nda 24 saat aralıksız nöbet tutulan gümrük kapısında kalorifer yok. Kastamonu, Doğanyurt ve Şenpazar Kaymakamlıklarında ısıtma sistemi yok. İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu Konak ve Yenigün binalarında havalandırma sorunu var. Yenigün SGM, bulunduğu yer itibariyle can güvenliğini tehdit ediyor.
Pek çok kamu kurum binasında, rutubetten dolayı arşivleme yapılamıyor. Sarp yollarla ve patikaları tırmanarak ulaşılabilen kurum binaları var ve tüm bu aksaklıklar sadece taşrada değil büyük illerde de fazlasıyla yaşanıyor." (anka)