Türkiye'den Rusya ve AB'ye sert mesaj

Türkiye'den Rusya ve AB'ye sert mesaj
Türkiye'den Rusya ve AB'ye sert mesaj
Türkiye'den Suriye konusunda, hem Rusya'ya hem de Avrupa Birliği'ne çok sert mesajlar geldi. Rusya'nın Suriye'deki harekatlarının IŞİD'le mücadele ile "hiçbir alakası olmadığını" söyleyen ve "yanlış yapıyorlar" diyen Dışişleri Bakanı Sinirlioğlu, "Rusya'yı her an sınırda bir kaza olabileceği konusunda uyardık" ifadesini kullandı.

RADİKAL - Avrupa Birliği’ni, Suriye’deki mülteci sorununu “yeni keşfetmekle” eleştiren Sinirlioğlu, “ Türkiye , kriz anında hatırlanacak bir ülke değildir. Türkiye, Avrupalıdır. Avrupa’nın dört büyük ülkesinden biridir” dedi. AB’nin Türkiye’deki Suriyeliler için sağlayacağı fonun, “Türkiye için ayrılmış fonlardan karşılanmasının kabul edilemez olduğunu” da vurgulayan Sinirlioğlu, AB’nin vereceği paranın “Anlamsız ve önemsiz bir miktar da olmayacağını” söyledi.

Bakan Sinirlioğlu, Türkiye’nin nasıl bir Suriye görmek istediğini ise şöyle özetledi: “Mezhepçi olmayan, çok kültürlü, seküler ve demokratik bir yönetim...”

Bakan Sinirlioğlu’nun bugün Ankara ’da basın mensupları ile sohbetindeki mesajları şöyle;

RUSYA’YA: RUSYA YANLIŞ YAPIYORSUNUZ... HER AN BİR “KAZA” OLABİLİR

Sinirlioğlu, son dönemde Rusya ile Suriye özelinde pekçok temas olduğunu anlatarak, “Ruslar’a şu mesajı verdik; Bizim için tek önemli mesele var. Suriye’nin istikrar ve güvenliği. Suriye’deki kaos, Türkiye için ulusal güvenlik meselesidir dedik” diye konuştu.

Rusya’ya, “siz Suriye’yi bölmek mi istiyorsunuz?” sorusunu yönelttiklerini de kaydeden Bakan Sinirlioğlu, şöyle konuştu;
“Ruslar, ‘Suriye’nin bölünmesine niyetimiz yok’ dediler. Ama sonra bu sözlerine uygun davranışlar sergilemediler. Rus hava harekatlarına bakıyorsunuz, DEAŞ (IŞİD) ile mücadele konusunda bu harekatların hiçbir alakası olmuyor. Ruslar daha çok Esad’ın kontrol ettiği Suriye’nin yüzde 14’lük alanın dış sınırlarında harekat düzenliyorlar. Onun sınırlarını tahkim eden bir strateji izliyorlar. Bu, Suriye’nin birliğini, bütünlüğünü sağlayacak bir yol değildir. Bundan çözüm çıkmaz.”

Daha Rusya hava harekatlarına başlamadan, New York’ta Rus meslektaşı Lavrov ile görüştüğünü de hatırlatan Sinirlioğlu, Lavrov’a verdiği mesajı da şu sözlerle aktardı,
“Harekatların Türkiye sınırına yakın yerlerde yapılması tehlikeli durumları karşımıza çıkarabilir. Türkiye sınırında yapılacak harekatlar, kazalara sebebiyet verecek kadar ciddi bir durumdur.”
Beşar Esad yönetiminin halen Suriye’nin yüzde 14’ünün kontrolünü elinde tutuğunu anlatan Sinirlioğlu, “Esad, ülkenin tamamını idare etme şansı olmadığını kendisi de kabul etti. Bunu İtiraf ettikten sonra Esad’ın hala çözümün parçası olabileceğini düşünmek, çözüm istememek anlamına gelir. Bunun için Rusya’ya “yanlış yapıyorsunuz” dedik” diye konuştu

“ESAD’IN YÖNETİMDEN AYRILMASINI BAŞLATACAK BİR GEÇİŞ DÖNEMİ...”

Sinirlioğlu, Rusya dahil tüm taraflara da, “Esad’ın yönetimden ayrılmasına başlatacak bir geçiş dönemi için masaya oturulmasını” önerdikleri, bu öneriyi de gündemde tutmaya devam edeceklerini söyledi.

AB’YE: SURİYELİLERE VERİLECEK PARA, TÜRKİYE FONLARINDAN OLAMAZ

Avrupa Birliği’nin Türkiye’deki Suriyeliler için harcanmak üzere ilk etapta “500 bin Euro” önerdiğini, üstelik bunu Türkiye için ayrlımış fonlardan vermeyi planladığını anlatan Sinirlioğlu, bunun kabul edilmez olduğunu söyledi. AB’nin tahsis edeceği miktarın “önemsiz ve anlamsız bir miktar” olamayacağını” söyleyerek, Brüksel’de telafuz edilen “3 milyar Euro” rakamını doğrulayan Sinirlioğlu, “bunun bir yıllık bir fon” olduğunu da söyledi.
Planın henüz “kesinleşmediğini” vurgulayan Sinirlioğlu, şöyle konuştu;
“AB, Türkiye’ye bir göç eylem planı sundu.Şu anda ortada bir taslak var. AB’nin başlangıçta bize önerdiği bir finansman paketi vardı. Türkiye’deki Suriyeliler için harcanmak üzere bir çeşit külfet paylaşımı. Ancak bunun Türkiye’ye tahsis edilmiş fonlardan kullanımını öngörüyordu. Bunu kabul etmek mümkün değil. Çünkü sözkonusu olan, Türkiye’ye yardım değil. Suriyeli göçmenlerin durumunun iyileştirilmesi için Avrupa Birliği’nin yapacağı bir külfet paylaşımı. Bu sorun bizim sorunumuz değil, uluslararası bir sorun. Türkiye’ye ayrılmış, tahsis edilmiş fonlardan Suriyeli göçmenler için yardım yapılmasının kabulü mümkün değildir.”
Sinirlioğlu, planın kesinleşmesi üzerine Türkiye ve AB tarafından ortak bir çalışma grubu oluşturulacağını, paranın nasıl harcanacağı konusundaki ayrıntıların bu grup tarafından belirleneceğini de söyledi.

“TÜRKİYE, KRİZ ANINDA HATIRLANACAK BİR ÜLKE DEĞİLDİR...AB BİZİ TAKTİK İŞBİRLİĞİ YAPILACAK GİBİ GÖRÜRSE, BİZİM DE İŞBİRLİĞİMİZ SINIRLI OLUR...”

Türkiye’nin tarihi itibarı ile “Avrupalı bir ülke” olduğunu kaydeden Sinirlioğlu, şöyle konuştu;
“AB, Türkiye’yi yeniden keşfetti. Sık sık geliyorlar, telefonlarımızı meşgul ediyorlar. Ancak Türkiye, kriz anında hatırlanacak, taktik işbirliğine girilecek bir ülke değildir. Türkiye, tarihiyle, kültürüyle büyük bir Avrupa devletidir ve öyle kalacaktır. Kendinizi “onlar Avrupa, biz Türkiye’yiz” gibi bir noktaya sokmamalıyız. AB’ye üyeliğimiz, Türkiye’yi Avrupalı yapmayacak. Çünkü Türkiye zaten Avrupa’daki dört büyük ülkeden biri ve öyle de kalacak. Türkiye’nin AB üyeliği konusundaki stratejik kararı biz verdik. Şimdi, Avrupa Birliği üyeliğimiz, AB’nin vereceği bir stratejik karar. Eğer AB, Türkiye’yi taktik işbirliği yapılacak bir ülke gibi görürse, bizim de AB ile işbirliğimiz sınırlı olur”.

RAKAMLARLA TÜRKİYE’DEKİ SIĞINMACILAR

Bakan Sinirlioğlu, Türkiye’deki sığınmacılar konusundaki son rakamları da verdi.
Buna göre Türkiye’de, 2 milyon Suriyeli, 300 bin Iraklı, 50 bin de Afganistan’dan gelmiş sığınmacı var. Suriyeli sığınmacıların 266 bini kamplarda yaşıyor.
Türkiye, sığınmacılar için şimdiye kadar 8 milyar dolara yakın para harcadı. Türkiye’deki sığınmacılar için ise, uluslararası camiadan sadece 417 milyon dolar yardım geldi. Bu yardımın 170 milyon dolarını AB karşıladı.
Türkiye sadece bu yıl Ege’de,Avrupa’ya göç etmek için Ege’ye derme çatma botlar, şamrellerle açılan 65 bin sığınmacıyı denizde kurtardı.

ESAD, DEDESİNİN PLANININ PEŞİNDE

Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu, Rusya ile yapılan görüşmelerde Suriye tarihinden bir örneği kullandıklarını, bu örnek üzerinden de “yanlış yapıyorsunuz” mesajı verdiklerini açıkladı.
1936 yılında Beşar Esad’ın dedesi Süleyman Esad’ın, 5 Alevi-Nusayri liderle birlikte imzaladığı bir mektubla, dönemin Fransa Başbakanı Leon Blum’a, kendilerine küçük bir sahile hakim etnik bir devlet kurma imkanı tanınmasını istediğini hatırlatan Sinirlioğlu, “Önerilen o devletin sınırları, şu an Beşar Esad’ın hakim olduğu bölgenin sınırları ile örtüşüyor. İyi ki bu devlet kurulmadı. Yoksa mezhebi bir kargaşaya yol açacaktı” dedi.
ZEYNEP GÜRCANLI/HÜRRİYET