Türkiye'nin Einstein'ı olarak adlandırılan Oktay Sinanoğlu kimdir?

Türkiye'nin Einstein'ı olarak adlandırılan Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, ABD'de kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Ölüm haberini Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu resmi Twitter hesabından duyurdu. Peki Oktay Sinanoğlu kim, hangi bilimsel çalışmaları yaptı?

Türk kuantum kimyacısı, kuramsal kimyacı ve moleküler biyolog Oktay Sinanoğlu bugün ABD'de tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

İşte Oktay Sinanoğlu'nun hayatı...

Oktay Sinanoğlu, 2 Ağustos 1934'te İtalya'nın Bari kentinde doğdu.

Babası Nüzhet Haşim Sinanoğlu'nun Türkiye Başkonsolosluğu'nda görev yapmakta olduğu Bari'de doğdu. 1939 yılında İtalya'da II. Dünya Savaşı'nın başlamasının ardından ailesiyle Türkiye'ye döndü.

Oktay Sinanoğlu, sonradan TED Koleji olan Ankara Yenişehir Lisesi'ne burslu öğrenci olarak girdi ve 1953 yılında bu okulu birincilikle bitirdi. Okulun bursuyla Kimya Mühendisliği okumak üzere ABD'ye gitti. 1956'da ABD Kaliforniya Üniversitesi Berkeley Kimya Mühendisliği'ni birincilikle bitirdi.

1957'de Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nü sekiz ayda bitirerek yüksek kimya mühendisi oldu. "Alfred Sloan" ödülünü aldı. 1959'da Kaliforniya Üniversitesi Berkeley'de kuramsal kimya doktorasını tamamladı. 1960'ta Yale Üniversitesi'nde öğretim üyesi (asistan profesör) oldu.

EN GENÇ PROFESÖR

1960-1961 yıllarında atom ve moleküllerin çok-elektronlu kuramı ile "Doçent" oldu. 1963'te 50 yıldır çözülemeyen bir matematik kuramını bilim dünyasına kazandırarak 28 yaşında "tam profesör" unvanını aldı. 20. yüzyılda Yale Üniversitesi'nde bu ünvanı kazanan en genç öğretim üyesidir.

ODTÜ'DE DANIŞMAN PROFESÖR

1962 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi mütevelli heyeti yalnız Oktay Sinanoğlu'na mahsus olmak üzere kendisine Danışman Profesör ünvanını verdi.

Yale Üniversitesi'nde ikinci bir kürsüye daha profesör olarak atandı. 1973'te Almanya'nın en yüksek "Aleksander von Humboldt Bilim Ödülü"nü ilk kazanan kişi oldu. 1975'te Japonya'nın "Uluslararası Seçkin Bilimci Ödülü"nü kazandı; yine 1975 yılında özel kanunla Oktay Sinanoğlu'na ilk ve tek Türkiye Cumhuriyeti Profesörü ünvanı verildi. 1976'da Japonya'ya Türkiye Cumhuriyeti Özel Elçisi olarak gönderildi. Kendisi Türk-Japon kültür, bilim ve eğitim ilişkilerinin temellerini atmıştır. Amerikan Bilim ve Sanat Akademisinin ilk ve tek Türk üyesidir. Meksika hükümeti tarafından yüksek Bilim Ödülü "Elena Moshinsky" ile ödüllendirildi.

Dünyada yeni kurulmaya başlayan moleküler biyoloji dalının ilk profesörlerinden biri oldu. DNA sarmalının çözelti içinde o biçimde nasıl durduğuna açıklama getirdi. Dünyanın pek çok yerinde buluşları ve kuramları ile ilgili konferanslar verdi.

1993'te Yale Üniversitesi'ndeki profesörlük görevlerinden emekliye ayrıldı. Aynı yıl Türkiye'ye dönerek Yıldız Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü'nde profesörlüğe atandı. 2002 yılında bu görevden de emekliye ayrıldı.

Türkiye'de bulunduğu dönemde çalışmalarını daha çok Türk ulusal kimliği ve Türk diliyle ilgili milliyetçi görüşlerini yaymaya adadı. Eğitim dilinin resmi dil olması gerektiğini ve yabancı dilin takviyeli olarak öğretilmesinin gerektiğini savundu. Matematiksel yapısından dolayı Türkçe'nin en iyi bilim dili olduğunu söyledi.

OKTAY SİNANOĞLU'NUN KURAMLARI

Tüm akademik çalışmaları içinde en önemli 5 kuramı şöyledir:

Many Electron Theory of Atoms and Molecules (1961) – Atom ve moleküllerin çok elektronlu kuramı.

Solvophobic Theory (1964) – Çözgeniter kuramı.

Network Theory (1974) – Kimyasal tepkime mekanizmaları kuramı.

Microthermodynamics (1981) – Mikrotermodinamik

Valency Interaction Formula Theory (1983) – Değerlik kabuğu etkileşim kuramı.