Türkiye'yi sarsan 12 gün

Türkiye'yi sarsan 12 gün
Türkiye'yi sarsan 12 gün
17 Aralık'taki yolsuzluk operasyonuyla birlikte Türkiye'de hemen her gün yeni gelişmeler yaşandı. Hızlı değişen gündemde hafızaların tazelenmesi için 12 günün kısa bir özetini hazırladık.
Haber: FATİH YAĞMUR / Arşivi

Her şey 17 Aralık salı sabahı başladı. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından yolsuzluk ve rüşvet soruşturması olarak ifade edilen operasyon için düğmeye basıldı. Sonrasında Türkiye her gün yeni gelişmelerle çalkalandı. Emniyette tasfiyeler başladı, bakanlar istifa etti, kabine değişti, Ak Parti ’den istifalar oldu, savcılar karşılıklı açıklama yaptı... Önümüzdeki günlerde gelişmeler aynı hızla sürer mi, hız keser mi bilmiyoruz. Ancak hızlı değişen gündemin 12 gününü kısaca derledik.

17 Aralık Salı
Sabah saatlerinde operasyon başladı. İlk bilgiler işadamları ve önemli isimlerin gözaltına alındığı yöndeydi.Kısa sürede Türkiye o isimlerin kimler olduğunu öğrendi: İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın oğlu Salih Kaan Çağlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar, Halkbank Genel Müdürü Süleyman Arslan, işadamları Ali Ağaoğlu, Reza Zarrab ve Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir.... Ortada üç soruşturma olduğu ortaya çıktı. Yine ortaya çıkan bilgilerden biri soruşturmayı eski Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz’ün koordine ettiğiydi.

18 Aralık Çarşamba
Gazetelerde önemli iddialar vardı. İddiaya göre Rıza Sarraf, bürokraside 4 bakanla geliştirdiği ilişkiler ve rüşvet çarkı sayesinde kara para aklama, altın kaçakçılığı gibi suçlara karışmıştı. Bakan Zafer Çağlayan’ın para transferlerinden binde 3-4 oranında rüşvet aldığı, Sarraf’ın bürokraside karşılaştığı engelleri de İçişleri Bakanı Muammer Güler’e verdiği rüşvetlerle aştığı iddialar arasındaydı. Bakan Egemen Bağış’ın da Sarraf’tan bürokratik işlemlerini takip ettiği iddiasıyla rüşvet aldığı iddia edildi. Günün en çok konuşulanı Barış Güler’in evinde yapılan aramalara ait olduğu belirtilen görüntülerdi. Bu görüntülerde para sayma makinesi, çok sayıda çelik kasa ve döviz ve lira bazında kasalardan çıkan paralar vardı. Bir başka bilgi Halk Bankası Genel Müdürü Arslan’ın evindeki ayakkabı kutusundan çıkan 4.5 milyon dolardı. 18 Aralık’taki hareketlilik bununla bitmedi. Gün bitmeden karşı bir hamleyle operasyonu gerçekleştirenlerin de aralarında olduğu 5 emniyet şube müdürü görevden alındı. Yerlerine ise jet hızıyla yeni atamalar yapıldı. Soruşturmaya 2 ek savcı atandı. Bu atamalar ve görevden almalarla ‘soruşturmaya müdahale edildiği’ iddiaları gündeme getirildi. Gecenin ilerleyen saatlerinde de Nazlı Ilıcak’ın Sabah gazetesindeki işine son verildi.

19 Aralık Perşembe
Bir çok il emniyetindeki polislerin görevden alınmaları sürerken, İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ın merkeze alındığı bildirildi. Çapkın’ın yerine Aksaray Valisi Selami Altınok getirildi. Gözaltındaki bazı isimler adliyeye sevk edildi.

20 Aralık Cuma
Perşembe günü adliyeye sevk edilen ilk grupta yer alan 8 kişi tutuklandı. Tasfiyeler diğer kurumlara da sıçradı ve MASAK Başkan Yardımcısı Faruk Elieyioğlu görevden alındı.

21 Aralık Cumartesi
Bakan çocukları Barış Güler ve Salih Kaan Çağlayan, işadamı Rıza Sarraf ve Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan’ da tutuklandı. Soruşturmada toplam 26 kişi cezaevine gönderilmiş oldu. Bayraktar’ın oğlu, Ağaoğlu ve Fatih Belediye Başkanı’nın da aralarında olduğu birçok zanlı da serbest kaldı. ‘Adli Kolluk Yönetmeliği’ değiştirildi. Buna göre adli amir savcılar yerine emniyet müdürü ve vali oluyordu. Hukuk çevreleri büyük tepki gösterdi ve iptali için davalar açıldı.

22 Aralık Pazar
Emniyetin kapıları muhabirlere kapandı. Muhabirlerden emniyette bulunan basın odasını boşaltmaları istendi. isteniyordu.

23 Aralık Pazartesi
Türkiye Barolar Birliği, adli kolluk yönetmeliğinin iptali için Danıştay’a başvurdu. İstanbul İstihbarat Şube Müdürü, soruşturmayı deşifre ettiği, şüphelilere sızdırdığı iddiasıyla savcılıkça ifadeye çağrıldı. Emniyet ise müdürün ifadeye gitmesine ‘gerekçesi belli değil’ diye izin vermedi. Gün içinde Ankara ’da Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele’de görevli emniyet amiri aracında ölü bulundu. Ailesine göre bu intihar değildi.

24 Aralık Salı
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, operasyonlara ilişkin “Herhangi bir yolsuzluk veya yanlışlık söz konusu olursa bunların üstü falan kapanmaz, kapanamaz” açıklamasını yaptı. Başbakan Erdoğan da Gülen’in açıklamalarına değinerek, “Bu nasıl beddua, kime ediyor? Sıkıysa kime ettiğini de söylesin. İsim versin” dedi.

25 Aralık Çarşamba
Bakan istifaları peş peşe geldi... İlk olarak Muammer Güler ve Zafer Çağlayan istifa etti. Ardından Erdoğan Bayraktar, NTV’de Başbakan’ın da istifa etmesi gerektiğini söyledi. Gün içinde TMK Savcısı Muammer Akkaş tarafından ikinci bir büyük soruşturma yürütüldüğü ortaya çıktı. 41 kişilik gözaltı listesi ve Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan için de ifade davetiyesi olduğu belirlendi. Ancak polisler gözaltı emrine uymadı. Savcı Akkaş, Vali Hüseylin Avni Mutlu, İl Emniyet Müdürü Selami Altınok ve kolluk kuvvetleri hakkında soruşturma başlattı.

26 Aralık Perşembe
Savcı Muammer Akkaş, dosyadan alındı. Akşam saatlerinde “Soruşturma yapmam engellenmiştir” açıklamasını yaptı. Ondan kısa süre sonra Başsavcı Turan Çolakkadı savcıyı eleştiren ve suçlayan karşı açıklamada bulundu. Bundan da bir süre sonra HSYK ‘oyçokluğu’yla sert bir bildiri yayımladı ve adli kolluk yönetmeliğinin anayasaya aykırı olduğunu savundu. Başbakan Erdoğan, Pakistan dönüşü uçakta gazetecilere, ikinci operasyon ile oğlunun üzerinden kendisinin hedef alındığını iddia etti.

27 Aralık Cuma
Kimliği belirsiz bir kişi tarafından Mali Şube’nin bilgisayarlarına girildiği iddia edildi. İnceleme başlatıldı. Muammer Akkaş’ın 2 yıldır yürüttüğü yolsuzluk ve rüşvet soruşturması, Cumhuriyet Savcıları İdris Kurt, İrfan Fidan, Fuzuli Aydoğdu ve İsmail Uçar’a devredildi. Danıştay 10. Dairesi de yargıda krize neden olan Adli Kolluk Yönetmeliği’nin yürütmesini durdurdu. Taksim Dayanışması’nın çağrısıyla yolsuzlukları protesto için Taksim’de düzenlenen eyleme polis müdahale etti. Çok sayıda kişi yaralandı ve gözaltına alındı,

28 Aralık Cumartesi
İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde bir değişiklik daha yapıldı. Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürü Zülküf Atılgan görevinden alındı. Görevden alınan Atılgan müdüriyet emrinde görevlendirilirken yerine Özel Güvenlik Şube Müdürü Seylan Demir getirildi.