TÜSİAD'dan demokratikleşme raporu

TÜSİAD, 'Türkiye'de demokratikleşme perspektifleri ve AB Kopenhag siyasal kriterleri' konulu raporu tartışmaya açtı.

TÜSİAD, düşünce özgürlüğünün önündeki tüm engellerin ortadan kaldırılmasını öngören
'demokratikleşme' raporunu tartışmaya açtı.
'Türkiye'de Demokratikleşme Persfektifleri ve AB Kopenhag Siyasal Kriterleri' adlı çalışmada Türkiye'de düşünce özgürlüğü ve değişmesi zorunlu Anayasa ve yasa hükümleri sıralandı. Türkiye'de 'düşünceleri açıklama
özgürlüğünün' eksiksiz olarak uygulanabilmesi yönünde anayasal ve yasal planda yapılacak her değişikliğin, Avrupa
Birliği'ne üyelik idealinin de kapısını açacak anahtarlardan biri niteliğinde olacağı vurgulandı.
Çalışmada Anayasa'nın başlangıç bölümüyle düşünceye ilişkin toplam 6 maddesinin değiştirilmesi istendi. Anayasa'nın 13. maddesinde "genel sınırlama düzenlemesi"nin
kaldırılması, her hak ve özgürlük için, o hakkın niteliğine uygun "özel sınırlamalar" getirilmesi önerildi. Bu şekilde düşünce özgürlüğünün sınırlanması olanağının ortadan
kaldırılacağına dikkat çekildi.
Anayasa'nın hakların kötüye kullanılamayacağını düzenleyen 14. maddesinin yasaklara aykırı hareket eden veya başkalarını bu yolda teşvik veya tahrik edenler hakkında uygulanacak yaptırımlar ifadesinin de çalışmada "Bu yasaklara aykırı hakaret eden veya başkalarını bu yolda her tür zor ve şiddet kullanımına teşvik veya tahrik edenler, yukarıdaki amaçların gerçekleşmesi için girişilen her tür şiddet ve terör hareketlerini haklı gösterenler hakkında uygulanacak müeyyideler kanunla düzenlenir" şeklinde değiştirilmesi istendi.
TÜSİAD'ın çalışmasında düşüncelerin açıklanması ve yayılmasında kanunla yasaklanmış olan herhangi bir dil kullanımayacağını düzenleyen Anayasa'nın 26. maddesinin de değiştirilmesi önerildi. "Yasaklanmış dil" ibaresinin 1991'de çıkarılan bir yasayla yürürlükten kaldırıldığına dikkat çekilerek, Anayasa'nın bu hükmünün şu anda yaptırıma bağlı bulunmadığı belirtildi. Anayasa'nın basın özgürlüğünü düzenleyen 28. maddesinin de değiştirilmesi istenilen çalışmada, maddede yer alan "Kanunla yasaklanmış olan herhangi bir dilde yayım yapılamaz" ifadesi metinden çıkarılıyor. Ayrıca, "tedbir yoluyla dağıtımın önlenmesi" usulünün de kaldırılmasının gerekli olduğu belirtiliyor. TÜSİAD'ın çalışmasında Terörle Mücadele Kanunu'nun 8. maddesinin de değiştirilmesi önerildi.