Tutuklamaya 'komşu amir' kriteri

Tutuklamaya 'komşu amir' kriteri
Tutuklamaya 'komşu amir' kriteri
Savcı mahkemenin ilk kararında serbest bıraktığı Gezi eylemcini böyle tutuklattı: Amirim aradı, hapse atın!
Haber: MESUT HASAN BENLİ / Arşivi

ANKARA - KESK üyesi memurlara yönelik operasyonda gözaltına alınan, ardından hakimlik kararıyla serbest bırakılan şüpheliler için savcı ilginç bir itiraz kararı yazdı. Savcı itiraz kararında, şüphelilerin serbest bırakılmasından sonra Hatay’da üst düzey bir güvenlik görevlisinin kendilerini aradığını vurgulayarak, “Şüphelilerden birisiyle komşu olduğunu, kendisinin ve aile bireylerinin can güvenliğinden endişe ettiğini açıkça bildirdiği, güvenlik yetkilisinin dahi endişe duyduğu bir ortamda şüphelilerin salıverilme gerekçeleri anlaşılmamıştır” dedi.

Geçen Şubat ayında TMK 10. Madde ile görevli Adana Cumhuriyet Başsavcıvekilliğince başlatılan soruşturma kapsamında, Hatay, Mersin ve Silifke’de operasyon düzenlendi. Sürdürülen operasyon kapsamında KESK üyesi 17 memur “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla gözaltına alındı.



ÖNCE SERBEST BIRAKILDI

Şüpheliler, savcılık sorgusunun ardından TMK 10. madde ile görevli 2 Nolu Hakimliğe sevk edildi. Hakimlik, savcılığın tutuklama talebinin reddetti. Şüpheliler sorguların ardından, haklarında adli kontrol kararı verilerek, serbest bırakıldı.


‘AMİRİM’ ARADI TUTUKLAYIN

Soruşturmayı sürdüren savcılık, 20 Şubat’ta serbest bırakılan A.A, A.E, C.K ve E.K adlı 5 şüpheli için serbest bırakılma kararına itiraz etti. Savcılık itiraz kararında, hakimlik tarafından verilen adli kontrol kararının yeterli olmayacağını savundu. Bu nedenle şüphelilerin tutuklanmasını isteyen savcılık, itiraz kararında şunları belirtti: “Şüphelilerin salıverilmesinden sonra Hatay’da güvenlik birimlerinde üst düzey bir bürokratik görevlinin Cumhuriyet Savcılığımızı aradığında şüphelilerden birisiyle komşu olduğunu, kendisinin ve aile bireylerinin can güvenliğinden endişe ettiğini açıkça bildirdiği, güvenlik yetkilisinin dahi endişe duyduğu bir ortamda şüphelilerin salıverilme gerekçeleri anlaşılmamıştır.”


SANIĞIN YANINDA OLMA!

Savcı ayrıca, itirazını inceleyecek hakime de seslenerek, sanık tarafından yer alması önerisinde bulundu ve şunları da ifade etti: “Özgürlük ve hürriyetten yoksun kılma tedbiri arasında ölçülülük sınırında sanık tarafı gibi davranılmayacağı, AİHM’in örnek kararlarında yaşam hakkını açıkça hedef alan bu konuda terör örgütlerin yanında yer alan kişilerin hürriyetlerinin kısıtlanabileceğine dair emsal çok sayıda kararı bulunmaktadır. Şüphelilerin eylemlerinin basit, sıradan kabul edilebilir. Özgürlük şemsiyesi altına alınabilecek, demokratik faaliyetler olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, dosya kapsamının daha titiz, tüm deliler tek tek incelenerek yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.”


HUKUK SKANDALI

Üst mahkeme sıfatıyla savcının itirazını görüşen TMK 10. Madde görevli 3 Nolu Hakimlik, 5 şüphelinin savunmalarının çelişkili olması ve emniyet değerlendirme raporlarını dikkate alarak 25 Şubat tarihinde tutuklanma karar verdi. Kararda ayrıca şüphelilerin kendi aralarında yaptıkları telefon görüşmelerinde sendikal faaliyet şeffaflığı dışında gizli ve şifreli konuşmaları da tutuklanmanın gerekçeleri arasında yer aldı. Şüphelilerin avukatlarından Engin Gökoğlu, savcılığın itiraz kararına tepki göstererek “Savcılığın itiraz yazısı bir hukuk skandalı niteliğindedir. Bir güvenlik görevlisinin telefonu delil olarak kabul edilmesi ile müvekkillerin tutuklanması kabul edilemez. ”