'Üç ay ömür' Bodrum'da uzadı

'Üç ay ömür' Bodrum'da uzadı
'Üç ay ömür' Bodrum'da uzadı

Radyolog doktor Büchter, ölümü beklerken ?mucize? gibi iyileştiği Bodrum?da her gün iki saat yüzüyor, üç saat yürüyüş yapıyor. FOTOĞRAFLAR: YAŞAR ANTER / DHA

Alman Gabrielle Büchter 15 yıl önce kansere yakalandı. Akciğerinde başlayıp vücuduna yayılan kanser nedeniyle doktorlar 'Üç ay ömrün kaldı. Git güzel bir yerde son günlerini geçir' dediler. O da Bodrum'a yerleşti. Bu yıl Bodrum'da 15. senesi...
Haber: YAŞAR ANTER / Arşivi

MUĞLA - Almanya’da yakalandığı kanser nedeniyle doktorların en fazla üç ay ömür biçtiği 55 yaşındaki Dr. Gabrielle Büchter, son günlerini geçirmek üzere yerleştiği Bodrum’da hayata tutunmayı başardı. Yüzme, düzenli spor ve çam havası sayesinde Bodrum’da 15’inci yılını dolduran Büchter, “Doktorlar ‘dünyanın en güzel yerine git son günlerini orada yaşa’ dediklerinde bir an tereddüt etmeden Bodrum’a gelip yerleştim. Çam havası ve günde beş saat sporla 15 yıldır yaşıyorum. Bodrum aşkı ve insanların sevgisiyle hayata tutundum, artık başka bir yere gitmem” dedi.
Almanya’nın Hannover kentindeki özel bir hastanede radyolog doktor olarak çalışırken önce akciğer kanserine, altı ay sonra da yumurtalık ve kalın bağırsak kanserine yakalandığını, beyninde ise metastaz tespit edildiğini öğrenen bir çocuk, üç torun sahibi Gabrielle Büchter, kemoterapi ve çeşitli ilaç tedavilerine başladı. Tedaviler olumlu sonuç vermedi, kanser ilerledi.
Doktorlar 1994 yılında Büchter’e artık yapılabilecek bir şey kalmadığını sadece üç aylık ömrü olduğunu, bunu iyi değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Bunun üzerine emekli olup tüm parasıyla Bodrum’un Güvercinlik köyü yakınlarında bir çiftlik evi satın alan Büchter buraya yerleşti. Büchter, 15 yıl önce yerleştiği Bodrum’da her gün üç saate yakın yürüyüş yaparak ve  bahçesindeki havuzda günde iki saate yakın yüzerek yaşama yeniden tutundu. 
Bodrum’a yerleşmesinin 15’inci yılını iki gün önce turizmci Sedat Alparslan ve Türk dostlarıyla birlikte kutlayan Büchter, “Yürüyecek durumda değildim” dediği o günleri şöyle anlattı:
“Doktorlar üç ay ömrümün kaldığını söyleyince inanmak istemedim, ancak tüm tıbbi tetkikler ve her türlü tedavi yöntemi uygulanmış çare bulunamamıştı. Doktorların kararından sonra 15 yıl önce eşimle birlikte gelip âşık olduğum Bodrum’a yerleşme ve ömrümün son günlerini burada yaşamaya karar verdim. Çam ormanları ve zeytinlikler arasındaki çiftliğimde günde beş saate yakın spor yaparak ve çiftlikte yetiştirdiğim organik ürünlerle beslenerek hayata yeniden tutundum. Koşu, yürüyüş ve yılın 12 ayı yaptığım yüzme egzersizleri beni hem dinç hale getirdi hem de yeniden sağlığıma kavuşmamı sağladı. Bodrum’a geldiğimde yürüyecek durumda değildim. Buranın sihirli havası yaşantımda gerçek bir mucize yarattı. Sağlığımın iyi olduğunu öğrenen ve benim gibi hastalığa yakalanan dört Hollandalı ve üç Alman aile buradan ev alarak yerleşti. Şu anda hastalıklardan bir eser kalmadı. Cep telefonu, bilgisayar kullanmıyorum, tele-vizyon seyretmiyorum.  Ömrümün burada geçireceğim.”