Uçakta hukuk savaşı

Atlasjet ön ödeme yapıyor
Isparta'da düşen Atlasjet uçağında ölen 57 kişinin yakınları dava açmaları için avukatların kuşatması altında. Atlasjet ise 25 bin YTL ön tazminat ödemesi yapmaya başladı bile. Düşüş nedeniyle ilgili araştırma sürerken, ilk günden bugüne birçok iddianın ortaya atılması kafaları karıştırdı.
Pilotlar suçlandı
Kazayı aydınlatacak karakutunun bozuk olduğu söylendi. Pilotu suçlayanlar çoğunluktaydı, kimine göre kalp krizi geçirdi, kimine göre 'bilinci kayboldu.' Hukukçular: "Kurumlar sorumluluğu birbirine yıkmak için elinden geleni yapar. Uçak kazalarıyla ilgili artık bir içtihat oluşmalı."
Haber: DEMET BİLGE ERGÜN / Arşivi
SERKAN OCAK / Arşivi

İSTANBUL - Atlasjet'e ait uçağın Isparta'da 30 Kasım'da düşmesi sonucu 57 kişi yaşamını yitirdi. Kazadan sonra birçok iddia gündeme geldi. Kazanın gerçek nedenini ortaya çıkaracak karakutunun bozuk, hatta silinmiş olduğu iddia edildi. Kazada tamamen pilotu suçlayan haberler ve iddialar da vardı. Kimine göre kalp krizi geçirmiş, kimine göre 'bilinç kaybı' yaşamıştı.
Tüm bunlar incelemelerden sonra netleşecek. Ancak şimdiden bu iddiaların ortaya atılması, olayda 'hukuki sorumluluğu' olan kurumların, kusuru birbirine yıkma girişimi mi sorusunu da akıllara getiriyor. Atlasjet, yaşamını kaybeden yolcuların yakınlarına 25'er bin dolar ön ödeme yapma kararı aldı bile. Ancak ısrarlı bir dava sürecinden sonra bundan çok daha büyük miktarlar söz konusu olabilir.
Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şenay Canoruç, "Türkiye'de uçak kazaları konusunda bir içtihat oluşmasının zamanı geldi. Kurumlar sorumluluğu birbirine yıkmak için elinden geleni yapar" diyor. Uçak kazasından sonra Amerikan Ribbeck Hukuk Bürosu'nun avukatları da Türk avukatlar da ölenlerin yakınlarını arayarak vekâlet istiyor. Birçok ailenin de vekâlet verdiği söyleniyor ancak ölenlerin yakınları konuşmaktan kaçınıyor. Bu konuda da iddialar var.
Örneğin bazı avukatların ailelere 6 milyon dolarlık tazminatlardan söz ettiği öne sürülüyor. Kazada eşi Perihan ile kızı Sinem Kutlu'yu kaybeden İzzettin Kutlu, "Üç-dört kişi aradı" dedi, "Bunların içinde ABD'li şirket de vardı. ABD'li avukatlar kişi başına 300 ila 700 bin dolar arasında tazminat alınabileceğini, daha önce de bu tarz davalara baktıklarını söyledi. Henüz vekâlet vermedim. Olayın etkisini hâlâ üzerimizden atamadık. Sağlıklı karar veremiyoruz."
Alp Tezcan'ın eşi Fadime Tezcan'sa "Bizi birçok şirketten aradılar. Vekâlet vermemizi istediler. ABD'li şirket de sanırım birkaç güne kadar eşimin babasıyla bir görüşme yapacak" dedi.
Türk avukatlar da yapabilir
Kazada ölen nükleer fizik konusunda Türkiye'de sayılı bilim insanlarından biri olan Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim görevlisi Prof. Dr. Engin Arık için de oğlunun ABD'li şirkete vekâlet verdiği öğrenildi.
Türkiye'de trafik, gemi ve uçak kazalarında mağdur olanların haklarını aramak için kurulan Hasmer Hasar Yönetimi ve Danışmanlık Şirketi'nin yönetim kurulu başkanı Ahmet Yarar, Türk avukatların da hak arayabileceğini söylerken "Uçak kazasında yaşam standartları en düşük olan kişi için en az 250 bin avro tazminat alabilir. Diğer yandan bir profesör hem kazancı hem de topluma faydası açısından çok daha değerli olduğundan alacağı tazmiat 3-4 milyon avroya kadar çıkabilir" diye konuştu.
Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi anayasa hukuku öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şenay Canoruç'a kazada ihmalleri olan kurumları, mağdurların haklarını sorduk. Canoruç'un verdi bilgiler özetle şöyle:
"Devletten ve firmalardan maddi ve manevi tazminat hakları var. Yakını ölenler açısından çocukları, anne ve babası ve kardeşlerinin ölümden duyulan ıstıraptan kaynaklı manevi tazminat hakkı var. 'Destekten yoksun kalma' dediğimiz tazminat türü var. Yolcunun ölümünden ötürü maddi desteğinden yoksun kalanların maddi zararı tazmin edilir. Ölen kişinin sosyal statüsüne göre de bu değişir."
Devletin sorumluluğu
Anayasa hukukçusu Canoruç mağdurların devletten de davacı olabileceğini belirtti: "Uçak seyrüseferinde güvenliği sağlamak devletin kurumlarının görevi. Güvenliği sağlayacak tedbirleri almamışsa ağır hizmet kusuru var. Ulaştırma Bakanlığı'na dava açılabilir. Havalimanın fiziki koşullarında eksiklik varsa, iniş ve kalkışı yönlendiren kişinin kusuru saptanırsa da devlete karşı dava açılır."
Yrd. Doç. Dr. Canoruç'un verdiği bilgiye göre tazminat talep edilecek adreslerden biri de uçağı üreten, sahip olan veya işleten şirketler:
"Bilet alırken şirketle bir seyahat sözleşmesi yapılır. Bu sözleşmeye göre, can ve mal güvenliğini sağlamak zorunda. Uçağın bakımını yaptırmamışsa, teknik eksiklik saptanırsa şirket kusurlu olur. Pilotun hatası varsa bundan da yolcu taşıyan şirket sorumludur. Yani şirket 'Benim tesisatım, aracım sağlamdır' diyerek kurtulamaz. Sigorta şirketleri için uluslararası seyahatler için kurallar konulmuş. Her yolcu bilet alınca sigortalanır. Bu nedenle sigorta şirketinin de sorumluluğu vardır. Ama bunun için poliçe incelenmeli. Uçağın imalatından kaynaklı sorun saptanırsa uçağı üreten şirketten tazminat istenebilir."
Uçak kazasından sonra 'tartışılan' konulardan biri de ABD'li bir firmanın Isparta'ya gelip uçağın üreticisi Boeing'e dava açmak üzere vekâletname toplaması oldu. Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok ve Isparta Valisi Şemsettin Uzun 'firmanın yetkisi olmadığını' savunarak vatandaşları uyarırken Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, şirketten 'Ambulans avukat' diyerek alaycı bir ifadeyle söz etti.
Hukukçu Canoruç'un verdiği bilgiye göre ABD'li firmanın söz ettiği türde tazminat davaları Türkiye'de olmasa da dünyada var:
"Avukatlık şirketleri yurtdışından gelip vekâlet alıyorlar. Türkiye'de uçak kazalarıyla ilgili davalarda henüz içtihat oluşmadı. Tazminatlar verilirken de normal trafik kazalarındaki gibi 'zenginleşmeye sebep olmayacak' şekilde hesaplanıyor. Avrupa'da şirketler dava sonunda büyük miktarlar ödediği için mahkemeye gitmeden büyük miktarlı tazminatlar vermeyi kabul ediyor. Türkiye'de şirketler sorumluluktan kurtulmak için ellerinden geleni yapıyor. Türkiye'de de yargıdan ağır cezalar çıkmalı. Türkiye'de hukuki sorumluluğun ve insana saygının yerleşmesi gerekir."
Hukuk cephesinde bu tartışmalar sürerken Atlasjet Havacılık A.Ş.'den önceki gün yapılan yazılı açıklamada, vefat eden yolcuların yasal tazminat hesaplamaları ve prosedürleri tamamlanana kadar, mağduriyetlerinin önüne geçebilmek için 25'er bin dolar 'ön ödeme' yapılacağı açıklandı.
Bakanlığn kaza raporuysa henüz açıklanmadı. Kesin olan tek şey var:
Kazada ölen 57 kişinin yakınları şu anda kazanın 'sorumlusu ve sorumluluları kimse' (uçağın sahibi, uçuran şirket, uçuş ve havalimanı denetimlerini yapması gereken devlet kurumları veya uçağın üreten şirket) onun karşısında mağdur durumda. Kazanın gerçek sorumlularının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde netleşmesi ve büyük miktarda tazminatların ödenmesi ise gidenleri geri getirmese de Türkiye'de hızla büyüyen sivil havacılık sektöründe güvenliğin daha da ciddiye alınmasını sağlayacak.