'Ücrette ikinci, krizde birinciyiz!'

'Ücrette ikinci, krizde birinciyiz!'
'Ücrette ikinci, krizde birinciyiz!'

Kadınlar kır hayatında da ağır yükler altında. Zonguldak?ta, topladıkları dalları sırtlarında taşıyan Asiye ve Duman Uzuner, fotoğrafları çekilirken, ?Kadınlar Günü neyimize? dedi. FOTOĞRAF: DURMUŞ SEVİNDİK / DHA

Necla Akgökçe 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü'ne işsiz girdi: Ücretlerde erkeklere öncelik tanınır hep. Ama konu atılma olunca birinci plandayız. Serap Yenice: Makineci erkek 'eli daha hızlı' diye daha çok alırdı. Bir gün saydık. Kadın daha çok üretiyordu
Haber: ÖMÜR ŞAHİN / Arşivi

İSTANBUL - Kadın işçiler 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nü yine eşitsizlik içinde üstelik bu kez ya işsiz ya da işsiz kalma endişesi içinde karşılıyor. İşyerinde eşit tutulmadıkları gibi, krizde önce onlardan vazgeçiliyor.
22 yaşındaki Necla Akgökçe, bir metal fabrikasında çalışırken kriz sebebiyle çıkarılan 381 işçiden biri. Akgökçe, çalışma yaşamında da eşitsizlik olduğunu savunarak “Erkekle kadının ücretleri farklı olur mu? Olur, erkeklere öncelik tanınır hep. Nedenini çözemedim. İşlerde bayanlar ikinci, konu atılma olunca birinci planda” diyor.
Akgökçe, çalışıyor olsalar da evdeki eşitsizliğin sürmesinden yakınıyor:
“Eve giderim, ağabeyim gelir, yemeğini koyarım. Suyunu, çayını veririm. ‘Yapmak zorundasın’ derler.”
“Neden yapmak zorundayım?” diye soruyor ve ev işlerini kadınlık görevi olarak görmüyor. Akgökçe, şu an işe dönmek için fabrika önünde eylemde... Ailesi, direnişe katılmasına itiraz etse de o hakkını aradığını düşünüyor. 

‘Git, karını terbiye et’
Serap Yenice, sigortasız çalıştığı tekstil fabrikasında 450 liralık maaşını da alamayınca dört kadın arkadaşıyla direnişe başlamış. Kendi mücadelesiyle parasını aldığı gün patronu, eşine dönüp “Git, karını terbiye et de getir” dediğini söylüyor.
Yenice, işyerinde sık sık tacize uğradıklarını anlatıyor. Soyunma odalarına konulduğunu iddia ettiği gizli kameralar tacizlerden sadece biri:
“Kamerayı fark edince o odada soyunmamaya başladık. Bu da bayanlara bir darbe. Bir arkadaş, ‘Neden kamera var’ diye sorunca patron da ‘Saklayacak bir şeyin varsa çalışma, git evinde otur’ demiş. Ertesi gün arkadaşımız işten çıkarıldı.”
Yenice de kadın oldukları için çok çalışıp az ücret aldıklarını, kendisinden örnek vererek şöyle anlatıyor:
“En son çalıştığım yere kalite kontrol temizlemeci diye girmiştim. Bana ütü yaptırdılar. Makineye geçtim ama bana hiçbir zaman makineci maaşı vermediler. Patron kendi kıyafetlerini bile bana ütületiyordu. Ona rağmen ütücü maaşı vermiyordu. Ütücü 750 lira alıyordu, sigortası vardı. Ama ütücü ve makineciler hep erkekti. Makineci bayanların da parasını kesiyordu. Bizi hep mesaiye bıraktırıyodu. Neden diye sorunca ‘Mesai ücreti normal saatinize göre daha az’ diyordu. Bir makineci kadın arkadaşımız makineci erkek arkadaşımızdan çok daha az alırdı. Gerekçe olarak onun eli hızlı diyorlardı. Bir gün ürettikleri parçaları saydık. Kadın daha çok üretiyordu.”
Yenice’ye göre hastalıkta bile kadın erkek ayrımı yapılıyor: “Bir ablamız vardı, astım hastasıydı. Çalışmaya mecburdu. Ailesine o bakıyordu. Bir gün işyerinde bayıldı. Eve gitsin dedik, patron göndermedi. ‘Ayılınca çalışmaya devam edecek. Ben para veriyorsam o çalışmak zorunda yoksa işten ayrılır’ dedi. Ama bir erkeğin burnu kanamıştı hemen eve gönderdiler.”
Yenice, işten çıkarıldıktan sonra yeniden çalışmak için başvurduğu  şirketten de “Eşiniz engel olur, çocuk olur” diye kabul edilmediğini söylüyor.  

‘Beş aydır işsizim’
Sergül Tarhan ise çalıştığı elektrik fabrikasından beş ay önce beş kadın arkadaşıyla birlikte işten çıkarılmış.
Tarhan’a göre krizde önce kadınlar işten atılıyor: “Bayanlar çalışmasa da evde oturabilir, çalışmalarına gerek yok, ev içi hizmet yapsın gözüyle bakıyorlar. Erkekse evde oturamaz.”
Tarhan, eski işyerindeki ücret adaletsizliğinden de dertli: “İşyerimde bayanlar erkeklerin neredeyse yarı ücretini alıyordu. Aynı işi yapıyorduk. Yaptığımız işi beğenmiyorlardı. Erkeklerin yaptığı her işi bayan da yapabilir. Ama ücrete gelince öyle olmuyor. Bu erkek işçi arkadaşlarımla değil, patronla aramda bir sorun.”
Tarhan, işsiz kaldığı şu günlerde ekonomik açıdan hayli sıkıntı yaşıyor. Buna rağmen eylemine devam ediyor. Ayrımcılığa karşı önerisi şu: Kadın ve erkek işçilerin işsizliğe karşı birleşmesi...
‘Fabrikada ücreti verilmeyince’ iki ay önce eyleme başlayan Ayşe Erdoğan’ın eylemde polis copuyla retinası yırtılmış. Erdoğan “20 gün önce ameliyat oldum. Şimdi görmem eskisi gibi değil” diyor. Erdoğan’a göre patronlar daha çok kadın işçi tercih ediyor: “Çünkü daha düşük ücret veriyor. Kadınlar çok pasif ve çaresiz olduğu için önce onları çıkarıyorlar.”