'Ucuz hesaplara son'

Başbakan Tayyip Erdoğan, AKP'li yerel yöneticilerden 'seçim kazanmak uğruna popülist uygulamalarla İstanbul'un kaybedilmemesini' istedi.

ANKARA - Başbakan Tayyip Erdoğan, AKP'li yerel yöneticilerden 'seçim kazanmak uğruna popülist uygulamalarla İstanbul'un kaybedilmemesini' istedi. Erdoğan, AKP İstanbul İl Başkanlığı'nın Kızılcahamam'da düzenlediği toplantıda, parti örgütüyle belediye başkanlarına şu mesajları verdi:
Direnç var: Merkeziyetçi devlet geleneği ve bu geleneğin ürettiği zihni yapı, idari sistemimizin yeniden yapılandırılması çalışmalarını bugüne kadar engelledi. Ciddi manada bir dirençle karşı karşıyayız.
Yetki kıskançlığı: Merkez, mahalli idareleri kıskandığı gibi mahalli idareler de hemşerilerinin yönetime katılmasını kıskanıyor. Bu nedenle şehirlilik bilinci oluşturulamadı. Şehir, yaşayan bir canlıdır. Şehir halkını, yönetim ve karar sürecinin en üst yönetimi olarak görmediğimiz sürece, demokratik bir belediyeciliği hayata geçirmemiz mümkün değildir. Bunun için, halkın ve sivil toplum kuruluşlarının katılımı sağlanmalı, ilçedeki 'akil'ler bir araya gelmeli.
Ülkenin kalbi: Medeniyetler onları var eden şehirlerde hayat bulur. İstanbul'u anlamadan bizim medeniyetimiz anlaşılabilir mi, değeri bilinir mi? İstanbul bu ülkenin kalbidir, ruhudur. İstanbul bir dünya şehridir, Türkiye'nin dünyaya bakan yüzüdür.
İstanbul'un vizyonu, Türkiye'nin vizyonunun da belirleyicisidir. Rusya'da Moskova, ABD'de New York neyse Türkiye'de de İstanbul öyledir. Bu yüzden İstanbullu yöneticilerin sorumluluğu çok büyüktür. İlk akla gelen şehirler İstanbul, Ankara, İzmir.
Bu şehirler bu vizyona sahip mi, sahipti. Ama bu vizyon kaybettirildi. Yanlış tribünlere oynayan belediyecilik anlayışlarıyla, İstanbul böyle tahrip edildi. İşte bu gidişi durdurmalıyız. Efendim işte, 'Bu yüzden seçimi kaybederiz...' Ucuz hesaplar yaparsak yanlış olur. AKP bunu da değiştirebilir. Eğer bunun faturası medeniyetlerin uzlaştığı, buluştuğu adeta bir vuslat kenti olan İstanbul'u kazanmak uğruna seçimi kaybetmekse varın kaybedin. Biz gerekeni yapmalıyız.
Rant kapısı değil: Yerel yöneticilerin Türkiye siyasetinde kalıcı olmaları İstanbul'da elde edecekleri başarılarla orantılıdır. Yerel yöneticiler belediyeciliği, asla bir rant kapısı olarak görmemeli.