@ismailsaymaz

Uğur Kurt'u vuran polis, emir gelmeden silahındaki mermileri boşaltmış

Uğur Kurt'u vuran polis, emir gelmeden silahındaki mermileri boşaltmış
Uğur Kurt'u vuran polis, emir gelmeden silahındaki mermileri boşaltmış
İstanbul Okmeydanı Cemevi önünde beklerken başına isabet eden kurşunla can veren Uğur Kurt'un öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması bugün görüldü. Mahkeme, sanık polis S.K.'nın tutuklanması yönündeki talebi reddetti. Sanık Polis S.K. ise savunmasında, "Cemevine yönelik kasıtlı ateş ettiğim yönündeki iddiayı kabul etmiyorum. Ben Malatya Arguvanlıyım, benim annem de Alevi'dir" dedi. S.K. silahındaki 12 kurşundan birini molotof atanlara diğerlerini de havaya sıktığını da söyledi.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - İstanbul Okmeydanı Cemevi önünde beklerken başına isabet eden kurşunla can veren Uğur Kurt’un öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Sanık polis S.K., ifadesinde, silahında 12 kurşunun bulunduğunu, birini molotofkokteyli atan kişiye, diğerlerini havaya sıktığını savundu. S.K. ifadesinde, “Keşke hayatı ileri geri alabilseydik de bu olay olmasaydı. Kimseye hiçbir zararı olmayan bir kişiye bu acıyı yaşatmak istemezdim. Keşke onun yerine ben ölseydim” dedi.

SANIK POLİS: ANNEM DE ALEVİ

"Cemevine yönelik kasıtlı ateş ettiğim yönündeki iddiayı kabul etmiyorum" diyen S.K. "Ben Malatya Arguvanlıyım, benim annem ve anneannem de Alevi’dir" ifadesini kullandı. Mahkeme Heyeti ise Kurt ailesi avukatlarının sanık polis S.K.’nın tutuklanması yönündeki talebini reddetti. 

Duruşmada Kurt’un annesi Güllünaz Kurt, S.K.’nin başına yumruk attı.  

DURUŞMA İSTANBUL'DA GÖRÜLDÜ

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada ilk olarak sanık polis memuru S.K. katıldı. S.K., alınan ifadesinde, sokağa girdiklerinde içinde bulundukları zırhlı araca molotofkokteyli atıldığını, mazgal deliğinden içeriye alevlerin girdiğini, panik halde araçtan indiklerini söyledi. Şefinin elleri yandığı için silahını kuramadığını savunan S.K., bu esnada motolofkokteyli atılmaya devam edildiğini ileri sürdü. Araca dönerek silahını aldığını kaydeden S.K., “Bize doğru molotofkokteyli atan kişiyi etkisiz hale getirmek için ayaklarına doğru ateş ettim. Ateş ettiğim şahıs, 25 metre ilerimdeydi” dedi. S.K., silahında 11-12 kurşun bulunduğunu, bir el yere doğru ateş ettikten sonra diğer kurşunları havaya doğru attığını savundu. S.K., kendisine ateş etmesi yönünde kimsenin talimat vermediğini de eklerken, bu arada başka polislerin de ateş etmiş olabileceğini vurguladı.

'KEŞKE OLMASAYDI'

Böyle bir ölüme sebebiyet verdiği için çok üzgün olduğunu anlatan S.K., “Hayatım boyunca başıma böyle bir olayın gelmesini istemezdim. Benim eşim de bir trafik kazasında bütün ailesini kaybetti. Kurt Ailesi ne dese haklıdır. Keşke hayatı ileri geri alabilseydik de bu olay olmasaydı. Kimseye hiçbir zararı olmayan bir kişiye bu acıyı yaşatmak istemezdim. Keşke onun yerine ben ölseydim” dedi.

Kurt Ailesi’nin avukatı Turgut Kazan, polis S.K.’ye sorular yöneltti. Kazan, S.K.’nin daha önceki ifadesinde, “Biber gazı atan FN silahımla aracın arkasında oturuyordum” dediğini hatırlatarak, bu silah varken, neden tabanca ile ateş ettiğini sordu. S.K., ise ilk ifadesinin aksine silahın elinde değil, aracın orta koltuğunda bulunduğunu ve yirmi kilogram ağırlığında olduğunu savundu. Kazan ayrıca, S.K.’nin savcılıkta “Olay yerinde bir iki dakika kaldıktan sonra hastaneye gittim” dediğini, oysa görüntülerde olay yeri inceleme işlemine katıldığının anlaşıldığını vurguladı. Polis S.K., ifadesini değiştirerek, olaydan 3-4 saat sonra hastaneye gittiğini, herhangi bir incelemeye katılmadığını söyledi. Kazan ayrıca, araçta üç adet gaz bombası bulunduğunu da hatırlattı.

TORUNUNU TESLİM EDİP...

Bu arada, Uğur Kurt’un üç yaşındaki oğlu da annesi Narin’in kucağındayken ağlamaya başladı. Bunun üzerine Kurt’un annesi Güllünaz torununu alarak, bir aile ferdine vermek üzere, müdahillerin bulunduğu bölümden çıktığı sırada, sanık polis S.K ile karşı karşıya geldi. Torununu teslim eden anne Güllünaz, S.K.’nin başına bir yumruk attı. S.K. anneye karşılık vermeyip başına önüne eğdi.

Daha sonra tanıklardan Ali Turan dinlendi. Turan, Kurt’un vurulmasından önce ve sonra biber gazı atıldığını belirterek, molotofkokteyli atanlar varken, cemevine doğru ateş edildiğini savundu. Turan, “Ben polislerin yanına gittim. Anons edin, ambulans çağırın, dedim. 'Sizinle mi uğraşacağız, seni de alırız' dediler” diye konuştu.  

MAHKEMEDEN İLK KARAR

Mahkeme Heyeti de, sabit iş ve ikametgahı bulunan S.K.’nın, toplanmayan delillere tesir etme ve onları karartma durumunun bulunmadığını gerekçe göstererek, Kurt ailesi avukatlarının sanığın tutuklanması yönündeki talebini reddetti.

Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Vakfı’nın davaya katılma talebini de reddeden Mahkeme Heyeti, vakfa yönelik bir eylemden açılmış herhangi bir kamu davasının bulunmamasını gerekçe gösterdi.

Mahkeme heyeti ayrıca, olay anında kayıt yapan polis aracındaki kameranın, İstanbul ATK Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Bilişim ve Teknoloji Suçları Şubesi’ne gönderilerek, kurtarılması durumunda eksik görüntülerin CD ve DVD ortamına aktarılarak mahkemeye teslim edilmesini istedi.