Ulucanlar'ın kapısı bu kez şenlik için açıldı

Bir döneme damgasını vuran Ulucanlar Cezaevi, bir hafta halka açıldı. Çoğu eski mahkûm olan ziyaretçiler, binaya girmek için kuyruk oluşturdu. Askeri depo olarak 1923'te inşa edilen, 1925'te cezaevine çevrilen Ulucanlar'da kalan tutuklu ve hükümlüler...
Haber: BEHZAT MİSER / Arşivi

ANKARA - Bir döneme damgasını vuran Ulucanlar Cezaevi, bir hafta halka açıldı. Çoğu eski mahkûm olan ziyaretçiler, binaya girmek için kuyruk oluşturdu. Askeri depo olarak 1923'te inşa edilen, 1925'te cezaevine çevrilen Ulucanlar'da kalan tutuklu ve hükümlüler, Sincan'daki L-1, L-2, kadın ve çocuk ceza ve tutukevlerine nakledilmişti. Bu sırada Mimarlar Odası Ankara Şubesi, 'Kent Düşleri' etkinliği kapsamında Ulucanlar'la ilgili proje yarışması düzenledi. Yarışma, Adalet Bakanlığı'nın da ilgisini çekti. 38 üniversiteden katılan 100 taslak projeden birinciliği, çok amaçlı kültür merkezi projesi kazandı. Yarışmaya katılan projelerin sergilenmesi için bir şenlik düzenleme kararı alan TMOBB, Adalet Bakanlığı'nın da onayıyla bu projeyi hayata geçirdi. TMOBB ve Ankara Barosu'nun ortak 'Cezaevinde şenlik var' etkinliği çerçevesinde de cezaevi, bir hafta süreyle düne kadar halka açık tutuldu.
19 koğuşu bulunan cezaevinde bazı hükümlülerin sekiz gardiyanı rehin alması üzerine, 26 Eylül 1999'da operasyon düzenlenmiş, 10 kişi ölmüş, 26 kişi yaralanmıştı.
2000'deki 'Hayata Dönüş Operasyonu'nda, yine 10 kişi can vermişti. Mahkûmlar bu kez 'sıkışık olan koğuşlar nedeniyle ek koğuş istediklerini' söyleyerek, taleplerinin karşılanmaması üzerine cezaevinin duvarlarını deldi, beşinci koğuştan yedinci koğuşa geçit açtı. Sonrasını, o dönem cezaevinde bulunan Barbaros Yılmaz anlatıyor: "Duvarda delik açarak yedinci koğuşa geçtik, bir bölümümüz oraya taşındı. Birgün sabaha karşı etrafımız çevrildi. Askerler dört bir koldan ateş açıyordu. Bazı arkadaşlarımız gözümüzün önünde öldü."
Eski DEP milletvekili Orhan Doğan da 10 yıl kaldığı cezaevini gezerken "Demokrasi adına bedel ödedik, feda olsun" dedi.
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan da bir süre burada kaldı. Gezmiş ve arkadaşları, 6 Mayıs 1972'de 'kapıaltı' olarak tabir edilen avluda idam edildi. Ziyaretçiler da kapıaltı avlusunda çay-kahve içti, eski günleri andı.
Yılmaz Güney, TKP Genel Sekreteri Haydar Kutlu'nun yattığı 'Hilton', siyasilerin konulduğu 5 ve 6. koğuşlar en fazla ziyaret edilen yerlerdendi. 'Uçurtmayı Vurmasınlar' filminin çekildiği cezaevinde çatıya takılmış uçurtma da dikkat çekti.